bir şey istemek

Ne istiyorsunuz?
‫شما چه می خواهید؟‬
shomâ che mikhâhid?

Futbol mu oynamak istiyorsunuz?
‫می خواهید فوتبال بازی کنید؟‬
mikhâhid footbâl bâzi konid?

Arkadaşları mı ziyaret etmek istiyorsunuz?
‫می خواهید به ملاقات دوستان بروید؟‬
mikhâhid be molâghâte doostân beravid?

istemek
‫خواستن‬
khâstan

Geç gelmek istemiyorum.
‫من نمی خواهم دیر بیایم.‬
man nemikhâham dir biâyam.

Oraya gitmek istemiyorum.
‫من نمی خواهم آنجا بروم.‬
man nemikhâham ânjâ beravam.

Eve gitmek istiyorum.
‫من می خواهم به خانه بروم.‬
man mikhâham be khâne beravam.

Evde kalmak istiyorum.
‫من می خواهم در خانه بمانم.‬
man mikhâham dar khâne bemânam.

Yalnız olmak istiyorum.
‫من می خواهم تنها باشم.‬
man mikhâham tanhâ bâsham.

Burada kalmak mı istiyorsun?
‫تو می خواهی اینجا بمانی؟‬
to mikhâhi injâ bemâni?

Burada mı yemek yemek istiyorsun?
‫تو می خواهی اینجا غذا بخوری؟‬
to mikhâhi injâ ghazâ bokhori?

Burada mı uyumak istiyorsun?

bir şey arzu etmek

Sigara içmek istiyor musunuz?
‫می خواهید سیگار بکشید؟‬
mikhâhid sigâr bekeshid?

Dans etmek istiyor musunuz?
‫ می خواهید برقصید؟‬
mikhâhid beraghsid?

Gezmeye gitmek istiyor musunuz?
‫ می خواهید پیاده روی کنید؟‬
mikhâhid piâde ravi konid?

Sigara içmek istiyorum.
‫من می خواهم سیگار بکشم.‬
man mikhâham sigâr bekesham.

Bir sigara ister misin?
‫یک نخ سیگار می خواهی ؟‬
yek nakh sigâr mikhâhi?

O (erkek) ateş istiyor.
‫او آتش (فندک) می خواهد.‬
oo âtash (fandak) mikhâhad.

Bir şey içmek istiyorum.
‫من می خواهم چیزی بنوشم.‬
man mikhâham chizi benuscham.

Birşey yemek istiyorum.
‫من می خواهم چیزی بخورم.‬
man mikhâham chizi bokhoram.

Biraz dinlenmek istiyorum.
‫من می خواهم کمی استراحت کنم.‬
man mikhâham kami esterâhat konam.

Size bir şey sormak istiyorum.
‫من می خواهم از شما سؤال کنم.‬
man mikhâham az shomâ soâl konam.

Sizden bir şey rica etmek istiyorum.
‫من می خواهم از شما تقاضای چیزی کنم.‬

ihtiyacı olmak – istemek

Bir yatağa ihtiyacım var.
‫من به یک تخت خواب احتیاج دارم.‬
man be yek takhte khâb ehtiâj dâram.

Uyumak istiyorum.
‫من میخواهم بخوابم.‬
man mikhâham bekhâbam.

Burada bir yatak varmı?
‫اینجا تخت خواب وجود دارد؟‬
injâ takhte khâb vojud dârad?

Bir lambaya ihtiyacım var.
‫من یک لامپ احتیاج دارم.‬
man yek lâmp ehtiâj dâram.

Okumak istiyorum.
‫من می خواهم بخوانم (مطالعه کنم).‬
man mikhâham bekhânam (motâle-e konam)

Burada bir lamba var mı?
‫اینجا لامپ وجود دارد؟‬
injâ lâmp vojud dârad?

Bir telefona ihtiyacım var.
‫من یک تلفن لازم دارم.‬
man yek telefon lâzem dâram.

Telefon etmek istiyorum.
‫من می خواهم تلفن کنم.‬
man mikhâham telefon konam.

Burada bir telefon var mı?
‫اینجا تلفن وجود دارد؟‬
injâ telefon vojud dârad?

Bir kameraya ihtiyacım var.
‫من یک دوربین لازم دارم.‬
man yek durbin lâzem dâram.

Fotoğraf çekmek istiyorum.
‫من می خواهم عکاسی کنم.‬
man mikhâham ak-kâsi konam.

büyük – küçük

büyük ve küçük
‫بزرگ و کوچک‬
bozorg va kuchak

Fil büyük.
‫فیل بزرگ است.‬
fil bozorg ast.

Fare küçük.
‫موش کوچک است.‬
mush kuchak ast.

karanlık ve aydınlık
‫تاریک و روشن‬
târik va roshan

Gece karanlık.
‫شب تاریک است.‬
shab târik ast.

Gün aydınlık.
‫روز روشن است.‬
rooz roshan ast.

yaşlı ve genç
‫پیر و جوان‬
pir va javân

Dedemiz çok yaşlı.
‫پدربزرگمان خیلی پیر است.‬
pedar-bozorgemân khyli pir ast.

O (kendisi) 70 yıl önce henüz gençti.
‫او 70 سال پیش هنوز جوان بود.‬
oo haftâd sâl pish hanuz javân bud.

güzel ve çirkin
‫زیبا و زشت‬
zibâ va zesht

Kelebek güzel.
‫پروانه زیباست.‬
parvâne zibâst.

Örümcek çirkin.
‫عنکبوت زشت است.‬
ankabut zesht ast.

şişman ve zayıf
‫چاق و لاغر‬
châgh va lâghar

100 kiloluk bir kadın şişmandır.
‫یک زن با 100 کیلو چاق است.‬
yek zan bâ sad kiloo châgh ast.

50 kiloluk bir adam zayıftır.
‫یک مرد با 50 کیلو لاغر است.‬

İyelik zamiri 2

gözlük
‫عینک‬
eynak

O (erkek) gözlüğünü unuttu.
‫او (مرد) عینکش را فراموش کرده.‬
oo eynakash râ farâmush karde.

Onun gözlüğü (erkek) nerede?
‫عینکش کجاست؟‬
eynakash kojâst?

saat
‫ساعت‬
sâ-at

Onun (erkek) saati bozuk.
‫ساعت او (مرد) خراب است.‬
sâ-ate oo kharâb ast.

Saat duvarda asılı.
‫ساعت به دیوار آویزان است.‬
sâ-at be divâr âvizân ast.

pasaport
‫پاسپورت‬
pâsport

O (erkek) pasaportunu kaybetti.
‫او (مرد) پاسپورتش را گم کرده.‬
oo pâsportash râ gom karde.

Onun (erkek) pasaportu nerede?
‫پاسپورتش کجاست؟‬
pâsportash kojâst?

onlar – sizler
‫آنها-مال آنها‬
ânhâ - mâle ânhâ

Çocuklar ebeveynlerini bulamıyorlar.
‫بچه ها نمی توانند والدین خود را پیدا کنند.‬
bache-hâ nemitavânand vâledaine khod râ paydâ konan

Ama ebeveynleri geliyor ya!
‫آنجا هستند، دارند می آیند!‬
ânjâ hastand, dârand mi-âyand.

Siz – sizler
‫شما (مخاطب مرد) – مال شما‬
shomâ - mâle shomâ

İyelik zamiri 1

ben – benim
‫من – مال من‬
man - mâle man

Anahtarımı bulamıyorum.
‫من کلیدم را پیدا نمی کنم.‬
man kelidam râ paydâ nemikonam.

Biletimi bulamıyorum.
‫من بلیط اتوبوسم را پیدا نمی کنم.‬
man belite otobusam râ paydâ nemikonam.

sen – senin
‫تو- مال تو‬
to - mâle to

Anahtarını buldun mu?
‫کلیدت را پیدا کردی؟‬
kelidat râ paydâ kardi?

Biletini buldun mu?
‫بلیط اتوبوست را پیدا کردی؟‬
belite otobusat râ paydâ kardi?

o – onun (erkek)
‫او(مرد)- مال او‬
oo - mâle oo

Onun anahtarının (erkek) nerede olduğunu biliyor musun?
‫می دانی کلید او کجاست؟‬
midâni kelide oo kojâst?

Onun biletinin (erkek) nerede olduğuunu biliyor musun?
‫می دانی بلیط اتوبوسش کجاست؟‬
midâni belite otobusash kojâst?

o – onun (kadın)
‫او(زن)- مال او‬
oo mâle oo

Onun (kadın) parası gitti.
‫پولش گم شده است.‬
poolash gom shode ast.

Ve onun (kadın) kredikartı da gitti.
‫کارت اعتباریش هم گم شده است.‬

Olumsuz yanıt 2

Yüzük pahalı mı?
‫این حلقه گران است؟‬
in halghe gerân ast?

Hayır, sadece 100 Avro.
‫نه، قیمت این حلقه تنها صد یورو است.‬
na, gaymate in halghe tanhâ sad youro ast.

Ama bende sadece elli var.
‫اما من فقط پنجاه یورو دارم.‬
ammâ man faghat panjâh youro dâram.

Hazır mısın?
‫ تو کارت تمام شد؟‬
to kârat tamâm shod?

Hayır, henüz değil.
‫نه، هنوز نه.‬
na, hanuz na.

Ama hemen hazır olurum.
‫اما چند لحظه ی دیگر تمام می شود.‬
ammâ chand lahze-ye digar tamâm mishavad.

Daha çorba istermisin?
‫باز هم سوپ می خوای؟‬
bâz ham sup mikhâhi?

Hayır, istemem.
‫نه، دیگر نمی خواهم.‬
na, digar nemikhâham.

Ama bir dondurma daha isterim.
‫اما یک بستنی می خواهم.‬
ammâ yek bastani mikhâham.

Uzun zamandır mı burada oturuyorsun?
‫خیلی وقت هست اینجا زندگی می کنی؟‬
khyli vaght hast injâ zendegi mikoni?

Hayır, bir aydır.
‫نه، تازه یک ماه است.‬
na, tâze yek mâh ast.

Ama şimdiden birçok insan tanıyorum.

Olumsuz yanıt 1

Sözcüğü anlamıyorum.
‫من کلمه را نمی فهمم.‬
man kalame râ nemifahmam.

Cümleyi anlamıyorum.
‫من جمله را نمی فهمم.‬
man jomle râ nemifahmam.

Anlamını anlamıyorum.
‫من معنی آن را نمی فهمم.‬
man mae-niye ân râ nemifahmam.

Öğretmen (erkek)
‫معلم‬
moalem

Öğretmeni anlıyor musunuz?
‫گفته ی معلم را می فهمید؟‬
gofte-ye moalem râ mifahmid?

Evet, onu (erkek) iyi anlıyorum.
‫بله، من گفته های او (مرد) را خوب می فهمم.‬
bale, man gofte-hâye oo râ khub mifahmam.

Öğretmen (kadın)
‫خانم معلم‬
khânom moalem

Öğretmeni (kadın) anlıyor musunuz?
‫گفته های خانم معلم را می فهمید؟‬
gofte-hâye khânom moalem râ mifahmid?

Evet, onu (kadın) iyi anlıyorum.
‫بله، گفته های او (زن) را می فهمم.‬
bale, gofte-hâye oo râ mifahmam.

insanlar
‫مردم‬
mardom

Insanları anlıyor musunuz?
‫حرفهای مردم را می فهمید؟‬
harf-hâye mardom râ mifahmid?

Hayır, pek anlamıyorum.
‫نه، حرفهای آنها را آنچنان خوب نمی فهمم.‬

Soru sormak 2

Benim bir hobim var.
‫من یک سرگرمی دارم.‬
man yek sargarmi dâram.

Tenis oynuyorum.
‫من تنیس بازی می کنم.‬
man tenis bâzi mikonam.

Nerede bir tenis sahası var?
‫ زمین تنیس کجاست؟‬
zamine tenis kojâst?

Senin bir hobin var mı?
‫آیا تو یک سرگرمی داری؟‬
âyâ to yek sargarmi dâri?

Ben futbol oynuyorum.
‫من فوتبال بازی می کنم.‬
man footbâl bâzi mikonam.

Nerede bir futbol sahası var?
‫ زمین فوتبال کجاست؟‬
zamine footbâl kojâst?

Kolum ağrıyor.
‫دستم درد می کند.‬
dastam dard mikonad.

Ayağım ve elim de ağrıyor.
‫دست و پایم هم درد می کنند.‬
dast-o-pâyam ham dard mikonand.

Nerede doktor var?
‫ یک دکتر کجاست؟‬
yek doktor kojâst?

Benim arabam var.
‫من یک خودرو دارم.‬
man yek khodro dâram.

Bir motorsikletim de var.
‫من یک موتورسیکلت هم دارم.‬
man yek motor-siklet ham dâram.

Nerede bir park yeri var?
‫ پارکینگ کجاست؟‬
pârking kojâst?

Bir kazağım var.
‫من یک پلیور دارم.‬

Soru sormak 1

Öğrenmek
‫یادگیری ‬
yâdgiri

Öğrenciler çok mu öğreniyor?
‫دانش آموزان زیاد درس می خوانند؟‬
dânesh-âmuzân ziâd dars mikhânand?

Hayır, az öğreniyorlar.
‫نه، آنها زیاد درس نمی خوانند.‬
na, ânhâ ziâd dars nemikhânand.

sormak
‫سؤال کردن‬
soâl kardan

Öğretmene sık sık soru soruyor musunuz?
‫شما از معلم زیاد سؤال می کنید؟‬
shomâ az moalem ziâd soâl mikonid?

Hayır, sık sık sormuyorum.
‫نه، من از او (مرد) زیاد سؤال نمی کنم.‬
na, man az oo ziâd soâl nemikonam.

cevaplamak
‫جواب دادن‬
javâb dâdan

Cevap veriniz, lütfen.
‫لطفاً جواب دهید.‬
lotfan javâb dahid.

Cevap veriyorum.
‫من جواب می دهم.‬
man javâb midaham.

Çalışmak
‫کار کردن‬
kâr kardan

Şu anda çalışıyor mu?
‫او (مرد) الآن کار می کند؟‬
oo alân kâr mikonad?

Evet, şu anda çalışıyor.
‫بله، او (مرد) الآن کار می کند.‬
bale, oo alân kâr mikonad.

gelmek
‫آمدن‬
âmadan

Geliyor musunuz?
‫شما می آیید؟‬
shomâ mi-âyeed?

Sıralama sayıları

Ilk ay Ocaktır.
‫اولین ماه ژانویه است.‬
avalin mâh jânvie ast.

Ikinci ay Şubattır.
‫دومین ماه فوریه است.‬
dovomin mâh fevrie ast.

Üçüncü ay Marttır.
‫سومین ماه مارس است.‬
sevomin mâh mârs ast.

Dördüncü ay Nisandır.
‫چهارمین ماه آوریل است.‬
cha-hâromin mâh âvril ast.

Beşinci ay Mayıstır.
‫پنجمین ماه می است.‬
panjomin mâh may ast.

Altıncı ay Hazirandır.
‫ششمین ماه ژوئن است.‬
sheshomin mâh juan ast.

Altı ay yarım yıldır.
‫شش ماه، یک نیمسال محسوب می شوند.‬
shesh mâh, yek nim-sâl mahsub mishavand.

Ocak, Şubat, Mart,
‫ژانویه، فوریه، مارس،‬
jânvie, fevrie, mârs

Nisan, Mayıs ve Haziran.
‫آوریل، می، ژوئن.‬
âvril, may, juan

Yedinci ay Temmuzdur.
‫ماه هفتم ژوئیه است.‬
mâhe haftom juiye ast.

Sekizinci ay Ağustostur.
‫ماه هشتم آگوست است.‬
mâhe hashtom âgust ast.

Dokuzuncu ay Eylüldür.
‫ماه نهم سپتامبر است.‬
mâhe nohom septâmbr ast.

Onuncu ay Ekimdir.
‫ماه دهم اکتبر است.‬

Bankada

Bir hesap açtırmak istiyorum.
‫من می خواهم یک حساب باز کنم.‬
man mikhâham yek hesâb bâz konam.

İşte pasaportum.
‫این پاسپورت من است.‬
in pâsporte man ast.

Ve işte adresim.
‫و این آدرس من است.‬
va in âdrese man ast.

Hesabıma para yatırmak istiyorum.
‫من می خواهم پول به حسابم واریز کنم.‬
man mikhâham pool be hesâbam vâriz konam.

Hesabımdan para çekmek istiyorum.
‫من می خواهم از حسابم پول برداشت کنم.‬
man mikhâham az hesâbam pool bardâsht konam.

Hesap ekstrelerini almak istiyorum.
‫من می خواهم موجودی حسابم را بگیرم.‬
man mikhâham mojudi hesâbam râ begiram.

Seyahat çeki bozdurmak istiyorum.
‫من می خواهم یک چک مسافرتی را نقد کنم.‬
man mikhâham yek cheke mosâferati râ naghd konam.

Masrafları ne kadar?
‫مبلغ کارمزد چقدر است؟‬
mablaghe kârmozd cheghadr ast?

Nereyi imzalamam gerekiyor?
‫کجا را باید امضا کنم؟‬
kojâ râ bâyad emzâ konam?

Almanya’dan bir havale bekliyorum.

Postanede

Bir sonraki postane nerede?
‫پستخانه بعدی کجاست؟‬
postkhâne-e badi kojâst?

Bir sonraki postane uzak mı?
‫تا پستخانه بعدی خیلی راه است؟‬
tâ postkhâne-e badi khyli râh ast?

Bir sonraki posta kutusu nerede?
‫صندوق پست بعدی کجاست؟‬
sandughe poste badi kojâst?

Bir kaç pula ihtiyacım var.
‫من تعدادی تمبر لازم دارم.‬
man tedâdi tambr lâzem dâram.

Bir kartpostal ve bir mektup için.
‫برای یک کارت پستال و یک نامه.‬
barâye yek kârt postâl va nâmeh.

Amerikaya posta ücreti ne kadar?
‫هزینه ارسال به آمریکا چقدراست؟‬
hazine-ye ersâl be âmrikâ cheghadr ast?

Paketin ağırlığı ne kadar?
‫وزن بسته چقدر است؟‬
vazne baste cheghadr ast?

Havayolu ile gönderebilir miyim?
‫می توانم آن را با پست هوایی ارسال کنم؟‬
mitavânam ân râ bâ poste havâ-yee ersâl konam?

Yerine ulaşması ne kadar sürüyor?
‫چه مدت طول می کشد تا محموله به مقصد برسد؟‬
che mod-dat tul mikeshad tâ mahmule be maghsad beresad?

Nereden telefon edebilirim?

Vücudun bölümleri

Bir adam resmi yapıyorum.
‫من یک مرد طراحی می کنم.‬
man yek mard tar-râhi mikonam.

Önce kafasını.
‫ابتدا سر‬
ebtedâ sar

Adamın şapkası var.
‫این مرد یک کلاه بر سر دارد.‬
in mard yek kolâh bar sar dârad.

Saçlar gözükmüyor.
‫موها را نمی توان دید.‬
muhâ râ nemitavân did.

Kulaklar da gözükmüyor.
‫گوشها را هم نمی توان دید.‬
gush-hâ râ ham nemitavân did.

Sırt da gözükmüyor.
‫کمر را هم نمی توان دید.‬
kamar râ ham nemitavân did.

Gözleri ve ağızı çiziyorum.
‫من چشم ها و دهان را طراحی می کنم.‬
man cheshm-hâ va dahân râ tar-râhi mikonam.

Adam dans ediyor ve gülüyor.
‫آن مرد می رقصد و می خندد.‬
ân mard miragh-sad va mikhan-dad

Adamın uzun bir burnu var.
‫آن مرد یک بینی دراز دارد.‬
ân mard yek bini-ye derâz dârad.

Elinde bir baston var.
‫او یک عصا در دستهایش دارد.‬
oo yek asâ dar dast-hâyash dârad.

Boğazında da bir şal var.
‫او همچنین یک شال گردن به دورگردنش دارد.‬

Doktorda

Doktorda randevum var.
‫من وقت دکتر دارم.‬
man vaghte doktor dâram.

Saat onda randevum var.
‫وقت من ساعت ده می باشد.‬
vaghte man sâ-ate dah mibâshad.

Adınız ne?
‫اسم شما چیست؟‬
esme shomâ chist?

Lütfen bekleme odasında bekleyiniz.
‫لطفاً در اتاق انتظار تشریف داشته باشید.‬
lotfan dar otâghe entezâr tashrif dâshte bâshid.

Doktor hemen geliyor.
‫دکتر الان می آید.‬
doktor alân mi-âyad.

Nerede sigortalısınız?
‫بیمه کجا هستید؟‬
bime-ye kojâ hastid?

Sizin için ne yapabilirim?
‫چکار می توانم برای شما انجام دهم؟‬
chekâr mitavânam barâye shomâ anjâm daham?

Ağrınız var mı?
‫درد دارید؟‬
dard dârid?

Neresi acıyor?
‫کجای بدن شما درد می کند؟‬
kojâye badane shomâ dard mikonad?

Devamlı sırt ağrım var.
‫من همیشه کمر درد دارم.‬
man hamishe kamar dard dâram.

Sık sık baş ağrım var.
‫من اغلب سردرد دارم.‬
man aghlab sar-dard dâram.

Bazen karın ağrım var.
‫ من گاهی اوقات دل درد دارم.‬

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar

İçeriği paylaş