ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER

ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER
YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU 
ÖZ
Dil yaşamakta olan bir kavramdır. Dilin yaşanırlığını kanıtlayan şey
kullanılıyor olması ve gerek gramerde gerekse kelimede az çok değişime
uğramasıdır. Dil bazen doğduğu coğrafyadan çıkıp sınırlarını uzak diyarlara
taşır, bazen de sadece belirli bir alana hitap eder. Ticaret ve savaş;
dili farklı coğrafyalara taşıyan iki önemli unsurdur. Elbette farklı
nedenlerle de dil mekân değiştirmektedir. Ancak gördüğümüz kadarıyla
savaş sonucu kazanılan topraklardaki hâkimiyet halkların kaynaşması-
na, dillerin hızla karışmasına vesile olmaktadır. Türklerin Ortadoğu ve
Balkanlardaki hâkimiyeti ile Türk kültürü ve dili, o toprakların kültürü
ve dili ile karışmıştır. Yapılan araştırmalarda İslam kültürüyle son şeklini
almış Farsça ve Türkçeye ait pek çok kelimenin Balkan dillerine yerleştiği
görülmüştür. Türk asıllı edip ve mutasavvıfların eserlerinde oldu-
ğu gibi Romen dilinde de birçok Farsça kelimeye rastlamak mümkündür.
Bilindiği üzere Farsça ve Romence; Hint Avrupa dil grubundandır.
Romence bu grubun Avrupa kolundayken Farsça Asya kolunda yer almaktadır.
Farsça ve Romencenin bu etkileşimi, aynı dil ailesi grubunda
yer almalarının bir sonucu gibi düşünülebilir. Ancak Farsça kelimelerin
daha çok Türkler aracılığıyla Romenceye katıldığı da bilinmektedir.
Hint-Avrupalılar kimi zaman İndogermenler, kimi zaman IndoEuropeanlar
olarak isimlendirilmektedirler. Amacımız bu çalışmada bir
Hint Avrupa dil grubunun Avrupa kolundan olan Romence ile yine aynı
dil ailesinin Asya kolunda olan Farsça arasındaki dilsel etkileşimin varlı-
ğını ortaya koymak ve Romenceye Farsça kelimelerin girmesine aracılık
etmiş Türk dilinin Balkanlardaki geçmişine göz atmaktır.

 Yrd. Doç. Dr. BERNA KARAGÖZOĞLU, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi,
Edebiyat Fakültesi, Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü. brnkrgzgl@gmail.com
180  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
Anahtar Kelimeler: Romence, Farsça, ortak kelimeler, Hint- Avrupa
dilleri, Arî dilleri
ABSTRACT
Language is a living concept. What proves that language is living is
that the language is used and it has been transformed both grammatically
and vocabulary. Language sometimes carries its boundaries out of the
geography it is born to further countries, and sometimes it addresses to a
certain area. Trade and war; are two important factors carrying the language
to different geographies. Of course for different reasons language
changes location too. But as far as we see, the ruling in the land gained as
a result of war allows the people to interact with each other, the languages
to get mixed.
With the rule of the Turks in Middle East and Balkans, Turkish culture
and language have become mixed with the culture and the language
of those lands. In the researches made, it has been seen that many words
from Persian and Turkish which have taken their last forms with the
Islam culture have been integrated into Balkan languages. As in the
products of Turkish origin scholars and Sufis, it is possible to come
across with many Persian languages in the Romanian language.
As known Persian and Romanian; are in the group of Indo European
language. Romanian language is in the European sub-group of this
group and Persian is in the Asian sub-group. This interaction of Persian
and Romanian can be considered as a result of being in the group of the
same linguistic family. But it is also known that the Persian words are
added into the language of Romanian through Turks mostly.
Indo Europeans are named sometimes as Indogermans and sometimes
Indo-Europeans. Our purpose in this study is to reveal the existence
of linguistic interaction between Romanian which is from the European
branch of the Indo European linguistic group and Persian which is
Asian subgroup of the same linguistic family and to review the past of
the Turkish language in Balkans which has enabled Persian words to
enter into the Romanian language.
Key words: Romanian, Persian, common words, Indo- European languages,
Aryan langugaes.
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  181
چکیده
زبان پدیده ی زنده ای است. آنچه که زنده بودن زبان را مشخص می نماید کاربری
آن و تغییرات هرچند محدود در حوزه دستور زبان و ترکیب کلمات می باشد. زبان
گاهی از زادگاه جغرافیای خود خارج شده و به فراسوی مرزهای خود می رود. بعضا نیز
تنها محدوده خاصی را مورد خطاب قرار می دهد. تجارت و جنگ دو عنصر مهمی
هستند که زبان را به جغرافیای مختلف منتقل می نمایند. البته دالیل گوناگون زیادی
نیز برای انتقال زبان وجود دارد. اما آنچه که به وضوح دیده می شود تغییر حاکمیت
زبانی در پس حاکمیت سیاسی بعد از جنگ میباشد. در اثر حاکمیت ترک ها در
خاورمیانه و بالکان، زبان و فرهنگ ترکی به فرهنگ و زبان آن خطه آمیخته شده است.
در اثر تحقیقات انجام شده، زبان و فرهنگ ترکی و فارسی آمیخته با اسالم، کلمات
زیادی در زبان های حوزه بالکان جایگزین کرده است. همچون نشانه های موجود در
آثار اهل تصوف زبان ترکی، کلمات فارسی زیادی در زبان رومانیایی نیز دیده می شود.
آنچه که مبرهن است زبان فارسی و رومانیایی از گروه زبان های هندو اروپایی بوده و
درحالی که رومانیایی متعلق به بازوی اروپایی می باشد، فارسی بازوی آسیایی محسوب
می گردد. بیشتر کلمات فارسی توسط ترک ها به زبان رومانیایی منتقل شده است. هند
- اروپایی ها بعضا به عنوان هند و ژرمن و بعضا به عنوان هند و اروپایی نام گذاری شده
اند. هدف این تحقیق ارتباط بین شاخه اروپایی زبان های هندو اروپایی با شاخه آسیای
آن یعنی فارسی و نیز نقش زبان ترکی در انتقال کلمات فارسی به زبان رومانیایی می
باشد.
کلید واژه ها: کلمات فارسی، زبان رومانی، زبان ترکی.
GİRİŞ
Dilbilimciler tarafından dilin tanımı zaman zaman benzer ifadelerle
yapılmıştır. Dil, içinde bulunduğu toplumun kendine has seslerinden
oluşan canlı bir varlıktır. Dolayısıyla dil, tarih boyunca değişim göstermektedir.
Kısacası dil için, duygularımızı ve düşüncelerimizi sistemli bir
şekilde nesilden nesile aktarmamızı sağlayan kalıplar zinciridir diyebiliriz.
Bugün yeryüzünde kaç dil konuşulduğu kesin olarak bilinmemektedir.
Bu belirsizlik bazı lehçelerin dil durumuna gelmemesi, yani lehçele-
182  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
rin ayrı bir dil olarak sayılıp sayılamayacağı konusunda bir görüş birli-
ğine varılmamasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca yeryüzünün bazı
bölgelerinde daha işlenmemiş, incelenmemiş, yazı dili durumuna gelmemiş
diller bulunmaktadır. Bununla birlikte yeryüzünde konuşulan dil
sayısı ortalama 3000–3500 arasında olduğu tahmin edilmektedir (Demircan,
2007: 2-3).
Diller; Hami-Sami, Çin-Tibet, Bantu, Kafkas, Ural-Altay ve Hint - Avrupa
olarak gruplar halinde sınıflandırılmışlardır. Bu dil grupları içinde
önemli bir yere sahip olan Hint-Avrupa dil grubu çalışmamızın esas
konusunu teşkil eder.
Hint-Avrupa dillerini konuşan topluluklar, tahminen MÖ 5. yüzyılda
ortak bir anavatandan tüm dünyaya dağılmışlar. Ailenin Germen, Baltık,
Latin, Yunan ve Slav dillerini konuşan kolları tarihsel süreç içerisinde
Avrupa kıtasını iskân ederken; Hint-İran (Aryan) dil grubu Hindistan ve
İran coğrafyasına yerleşmişlerdir (Sivrioğlu, 2013: 1143).
Bilindiği gibi Hint-Avrupa dil grubu Asya ve Avrupa olmak üzere iki
koldan oluşur. Aşağıdaki tabloda Hint-Avrupa dil ailesinde yer alan dil
grupları ve dil aileleri gösterilmektedir.
HİNT- AVRUPA DİL GRUBU
ASYA DİLLERİ AVRUPA DİLLERİ
HİNT DİLLERİ İRAN
DİLLERİ
ROMEN GERMEN SLAV BALTIK
Hintçe Farsça İtalyanca İngilizce Rusça Prusça
Urduca Peştuca İspanyolca Almanca Sırpça Çekçe
Nepalce Tacikçe Portekizce Flemenkçe Hırvatça Litvanca
Ölü Diller
Arasında:
Sanskritçe
Ermenice Fransızca İskandinav
Dilleri
Makedonca
Ölü Diller
Arasında
Latince: Avesta
Romence Lehçe
Ölü diller
arasında:
Latince
Slovakça
Farsça, yaklaşık olarak MÖ 1.500 yılına kadar Hintçe ile tek bir dil halindeydi.
Hint ve İran milletlerinin birbirlerinden ayrılmasıyla, İran dili
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  183
bağımsız olarak gelişti. Umman’dan Mezopotamya’ya, Karadeniz’in
doğu kıyılarından ve Kafkasya’dan Pamir yaylasına ve Sind bölgesine
kadar çok geniş bir coğrafyaya yayıldı. Farsça, bu kadar geniş bir alana
yayıldığı için bazen bağımsız denecek kadar aslından uzaklaşmış dilleri
ve bazen de aslı ile yakından ilgili lehçeleri meydana getirdi. Elde bulunan
belgeler, alfabe ve içerik bakımından İran dillerini, “Eski”, “Orta
Zaman” ve “Yeni İran Dilleri” gibi birbirinden farklı üç devreye ayırma
imkânı vermektedir. Başlangıçtan, Ahâmeniş İmparatorluğu’nun yıkılı-
şına (MÖ 330) kadar geçen süre içinde konuşulan, yazılı belgeleri bulunan
“Med Dili”, “Saka Dili”, “Eski Farsça” ve “Avestâ Dili”, eski İran
dilleri grubunu oluşturur (Yazıcı, 1999: 413).
İran dili, Avesta dili ile resmi dil olan kadim Fars dili olmak üzere iki
şubeye ayrılmış; zamanla değişen kadim Fars dili, Eşkâniyân ve Sâsâniyan
döneminde Pehlevi adını almıştır (Tarlan, 194:1). Pehlevî dili ve yazısı,
İslâm’dan sonra II. ve III. asırlara kadar kullanılmış; daha sonra
resmiyetini kaybetmiştir. Ancak bu dili ve yazıyı V. asra kadar Zerdüştî
mubed ve hirbedleri, dinî yazışmalarında kullanmaya devam etmiştir
(Atalay, 1996:43). Sâsânilerden günümüze bazı kitabeler kalmıştır. Bunlar
önce üç dil ile Yunanca- Güneybatı İranca veya Sâsâni-Kuzeybatı
İranca veya Eşkanî dilleriyle daha sonra ise sadece Sâsâni dili ile yazılmışlardır
(Atalay, 1996: 43).
Tablomuzda yer alan diller arasında bugün ölü dil olarak tabir edilen
Sanskritçe, Avesta ve Latin dilleri kendi dönemlerinde oldukça önemli
yere sahip olmalılardır ki günümüzdeki kelimelerin kökenlerine inildi-
ğinde bu kelimeler onlarla doğrudan ilişkilendirilmektedir. Kutsal kitaplardan
olan Gāthālardaki Sanskrit ve Avesta dillerinin gramatikal ve ses
bilgisindeki benzerliği bu iki ölü dil üzerinde çalışmaların yoğunlaşmasına
sebep olmuştur.
İslâmiyetle birlikte ise İran dili ve edebiyatında köklü değişiklikler
olmuştur. İslam dininin etkisiyle inançlarda, ilimlerde, adapta yenileşme,
İranlıların Araplar ve diğer milletlerle karışması ve özellikle dilin değiş-
mesi ve tahrifine esas olan amillerin etkisi altında Fars lisanlarında çeşitli
değişiklikler ve farklılıklar oluşmuş ve Farsça şekillenip şu anki halini
almıştır (Karaismailoğlu, 1999: 15).
Farsça İslam’dan sonra Horasan ve Maveraünnehir’de halkın konuş-
tuğu dil haline gelmiştir. Arapçanın baskın gelmesi ile Pehlevice asırlar
184  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
içinde yok olmuş, son şekliyle biçimlenen Farsça için Farsi-yi Nov (Yeni
Farsça) denilmeye başlanmıştır. Hint-Avrupa dil grubunun Avrupa koluna
baktığımızda ise Romen, Germen, Slav ve Baltık olmak üzere dört
ana grupta toplanmış çok sayıda dilleri görmekteyiz.
Romanya ile İran arasında konum itibariyle Türkiye bulunmaktadır.
Türk, Fars, Romen milletleri tarihin çeşitli dönemlerinde değişik vesilelerle
karşı karşıya gelmişlerdir. Romencedeki Farsça kelime varlığı incelenmeden
önce, bu iki dil arasında köprü vazifesi gören Türkçenin Romencedeki
yerine ve önemine kısaca değinmek gerekir.
Romanya’nın Köstence, Tulcea, Yaş, Dobruca, Yergöğü, Teleorman
ve Bükreş gibi daha pek çok bölgelerinde Türkler yaşamaktadır. Türklerin
Romanya topraklarına girişi II. Keykâvûs’un torunlarının Hıristiyanlaştırıldıktan
sonra Bizans’ta önemli komutanlıklara getirilmesi, aynı
zamanda Keykâvûs’u destekleyen 40 kadar Türkmen obasının Bizans’ın
izin vermesi ile Dobruca bölgesine yerleştirildiği zamanla başlar.
1418’de Dobruca’nın Osmanlı İmparatorluğu tarafında fethedildiği,
Mohaç savaşındaki başarısı ile Osmanlı’nın bölgede etkin hale geldiği bu
hâkimiyetin 1877-78 yılları arasında çıkan Türk - Rus Savaşlarına kadar
devam ettiği bilinmektedir (Bozkurt, 20081: 38).
Fars-Romen ilişkilerinin başlangıcı ise Pers imparatoru I. Darius’un
İskit seferi sırasında Tuna’nın sağ kıyısında yer alan Geto-Dacian kabilesi
ile olan karşılaşması sonucunda olmuştur. Fars İmparatorluğunun
sınırları I. Dairus döneminde en geniş alana yayılmıştır I. Darius GetoDacian
kabilesi ile yaptığı savaşta Dobruca’yı topraklarına katmıştır
(Tamura, 2004: 27).
Ayrıca İran’dan bir grup Fars’ın göçüp, Osmanlıya sığındıkları ve
oradan da Dobruca’ya yerleştirildikleri bilgisine CEM Vakfı’nın internet
ortamındaki arşivinden yer alan çevirisinin Ahmet Hezarfen tarafından
yapıldığı BOA-Cevdet ASKERİ No: 39890 kayıtlı “Fi Evail sene 1187
(Şubat 1774)” tarihili belgesinde ulaşılmıştır.
Padişah III. Murad’tan, Bender (Moldavya’da), Kili (Rusya’da) Dörek,
kadılarına şöyle bir hüküm gönderilmiştir: “İran’da aileleriyle birlikte
100 kadar göçmen Osmanlı Devleti’ne sığınıp önce Akşehir’e getirildikleri
sonra Varna (Dobruca Deliorman) yöresine yerleştirildikleri fakat
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  185
Şah İsmail yandaşı olmalarında korkularak yetkililerin bunları her an
dikkatle izlemeleri buyrulmaktadır” (http://www.cemvakfi.org.tr).1
Bilim adamları kültürü, maddi ve manevi kültür olarak ikiye ayırmış-
lardır. İnsanın yarattığı bütün araç ve gereçleri, maddî kültüre; yine insanın
bütün anlamları, değerleri, kuralları, manevî kültüre örnek olarak
verilir. Kültürü oluşturan öğeler, Tanrı’nın yarattıklarına ek olarak, insanoğlunun
yarattıklarının tümüdür. Her türlü araç gereç, makine, giyim
kuşam, inançlar, değerler, tutumlar, kültürü oluşturan asıl öğelerdir
(Kongar, 2005: 19). Dilin içinde kültürün bütün özellikleri ve tarihi, sosyal
birikimlerin hepsi dilin öğeleri olarak kabul görür (Bölükbaşı, 2010: ).
Yerel kültür; ulus ve ülke ölçeğinden daha küçük insan topluluğu ve
coğrafya tarafından üretilen kültürdür. Yerel kültürü evrensel kültürden
ayıran unsurlar; coğrafi alanlar, tarihsel dönemler, etnik farklılıklardır
(Güvenç 2002:110). Öyleyse dil; din, tarih, miras, savaşlar, hukuk, ahlâk,
ticaret, göçler, politika, coğrafya ve zirai gelişime tanıklık eder. Resim,
tiyatro, mimari, müzik, edebiyat gibi görsel, işitsel ve duyusal sanat dallarıyla
birlikte zaman içinde gelişim ve değişim gösterir. Farsçanın Romenceye
geçmesi de bu yolla olur.
Toplumda elde edilen bütün bilgi, bulgu ve deneyler ancak dil aracı-
lığı ile aktarılır. Dil insana ait her türlü ürünün taşıyıcısıdır. Kültürün
yeniden öğrenilip aktarılmasında dile büyük gereksinim vardır. Yaşanı-
lan hayatta bir kültürün içeriğini ve niteliklerini kavrayabilmek için,
onun dil yönünden dayandığı anlamlar sistemini bilmek gerekir. Bu
nedenle dil, kültürü oluşturan bir öğe olmanın yanı başında, onu elde
etmek için bir araç niteliği de taşımaktadır. Bütün bunların dışında dil,
bir ulusu oluşturan ve ulusallığı sağlayan ana etkenlerden biri olarak da
toplumda önemli bir yer tutmaktadır (Tural, 2000: 57).
Romen kültürünün İran-Türk toplumlarından edindiği, günümüze
kadar ulaştırdığı ve geleceğe taşıyacağı kültürlerinin ve yaşamlarının bir
parçası olan bu kelimeleri ve bu iki dilin ses benzerliğini alfabeler ve
ortak kelimelerden oluşan listelerimizde göstermekteyiz. Romen dilinde

1
http://www.cemvakfi.org.tr/makale-deneyimler/iran%E2%80%99dangocenlerin-...
186  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
Türk ve Fars kültürünün etkilerinin ne denli ağır bastığı listemizde yer
alan kelimelerden anlaşılmaktadır.2
Türkçe- Farsça- Romence Ortak Kelimeler

2 Bu araştırmada Mehmet Ziya Mankalyalı’nın Türk Dil Kurumunca yayınlanan
Türkçe-Romence sözlüğü ve Alibeman Eghbali Zareh’in hazırlamış olduğu FarsçaRomence
sözlüğü kullanılmıştır. Dr. Ayfer Aktaş’ın bir çalışmasında yer alan Türk-
çe ile Romence arasında ortak kullanılan kelimeler listesinden de yararlanılmıştır.
Türkçe Farsça Romence
âdem آدم adam
âlim عالم âlem
altı شش șase
ambar انبار hambar
amber عنبر ambră
anne مامان- مادر matta, mamă
araba ماشین maşınă machıne
asansör آسانسور ascensor
asfalt اسفالت asfalt
astım آسم astmă
aşüfte آشفته uşuratică
atlas اطلس atlas
avize لوستر lustra
ayak پا pa,pas picior
ayakta durmak ایستادن stand
ayi خرس ursul
bahşiş بخشیدن bacşiş
balkon بالکن balcon
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  187
bamya بامیه bamă
bakkal باقالی băcan
baklava باقلوا baclava
battaniye پاتو pătură
müft رایگان، مُفت moft, bedava
belâ بال belea
bent بند bent
berber بربر bărbier
bereket برکت berechet
beş پنج cinci
biber فلفل piper
bilet بیلت bilet
bisküvi بیسکویت biscuit
boğaz گلو gelu, gàt
bomba بمب bombă
bostan بوستان bostănărie
bulvar بولوار bulevard
büfe بوفه bufet
bülbül بلبل bolbol
bülent بولنت bleanda
bütçe بودجه buget
cambaz جانباز geambaş
cebr, cebir جبر gebrea
188  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
cellat جالد călău
paradis جنت، پردیس cennet
cerrah جراح chirurg
cihat جهاد jihad
çadır چادر ceadiriu
şacal شکال، شغال çakal
çay چای ceaı
çerçeve چارچوب cercevea
cimber دایره، چنبر çember
cevahir جواهر giuvaier
çikolata شکالت ciocolată
çoban چوپان cioban
çorap جوراب cıorap
cumartesi شنبه sâmbătă
daire دایره dairea
davul طبل tobă, tebr
deste دسته testea
devlet دولت stat
diktatör دیکتاتور diktatură
diş دندان dinte
divan دیوان divan
dokuz نه novă
dudak لب lip, labial
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  189
durmak ایستادن stan
dut توت dudă
dükkan دکان dulgheană
düsman دشمن düşmani
fakir فقیر fachir
fare موش muş
fıstık پسته fistic
fındık فندق funduc
frengi, avrupalı فرنگی frenghie
firavun فرعون faraon
gaz گاز gaz
gâvur کافر ghiaur
genç جوان june
gerdan گردن gherdan
gădila غلغلک دادن gıdıklamak
göç کوچ ghioci
gâdila غلغلک دادن gıdıklamak
gök gürültüsü تندر tunet
haber خبر habar
hagiu حاج – حاجی hacı
hak حق hac
hal حال hal
han خان han
190  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
halka حلقه halca
hançer خنجر hanger
haraç خراج haraçi
helva حلوا halva
hanım جانم hanima
haram حرام haram
harem حرم harem
han خان hân
hançer خنجر hanger
hariç خارج hareci
harita خریتا hartă
hat خط hat
helâl حالل halal
hayır خیر nu, eu nu
hendek خندق hindichi
hiç هیچ hici
hizmet خدمت hizmet
hoca معلم hoge
hosaf خوشاب horsaf
huri حوری hurie
hurma خرما curmală
huzur حضور huzur
hüküm حکم hochim
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  191
hürmüz هرمز hurmuz
ibric ابریق ibrik
ibrisim ابرشم ibrisim
iki دو două
iklim اقلیم clima
ilaç دارو drug
imam امام imam
prenume نام، اسم isim
istanbul استانبول stambol
işkence شکنجه schingi
kadro کادرو cadre
kafes قفس cafas
kâfur کافور camfar
kahve قهوه cafea
cafegiu قهوه چی kahveci
cafenea قهوه خانه kahvehane
kağıt کاغذ caıet (paper)
kamyon کامیون camion
kandil قندیل candela
karavan کاراوان caravană, karavan
karpuz هندوانه harbuz
kayık قایق caic
kaz غاز gâscă
192  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
kayıt ثبت caid
kebap کباب chebab
kehribar کهربا chihlimbar
chel کل-کچل kel
kelime کلمه chelimet
kemer کمربند chimir
kemik استخوان osatură
kenar کنار chenar
kılıç شمشیر simsir, cimisir
kına حنا caned(la)
kırmızı قرمز cărmăz
kim کهاست cine este
köfte کوفته chiftea
köşk کیوسک quiosquaquiosqu chioșc
köy روستا rustıc
kubbe گنبد cubea
kupon کوپن cupon
kurt گرگ vierme,
kuș پرنده pasăre
kutu قوتی cutie
دم kuyruk
külâh کاله chiulaf
lamba المپ lam
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  193
lale الله lalea
leğen لگن lighean
leke لکه lichea
leş الش leş
limon لیمو lămăie
limonî لمونی limoniu
lokma لقمه locma
lüle حلقه lulea
makat مقعد macat
macun معجون magiun
madde ماده madea
mahmur مخمور mahmur
mağma ماگما magma
mal ماله mal
mala ماله mala
marifet معرفت marafet
masallah ماشاءاهلل masala
masa میز masă
maya مایه maia
menzil منزل menzíl
mercan مرجان margean
meydan میدان maidan
menekse بنفشه micsunea
194  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
merkez مرکز merchez
mertebe مرتبه mertepea
mest مست mesiai
meydan میدان meidan
mısırlı مصری misirliu
mihenk محک mehenghi
mihmandar مهماندار mehmendar
mihrap محراب mihrab
minare مناره minaret
miras میراث miraz
mobilya مبل mobila
mumya مومیا mumie
molla مال mola
müezzin موذن muezin
mukallit مقلد mucalit
mukarrer مقرر mucarer
mukavva مقوا mucava
muşamba مشمع muşama
muhayyer مخیر muhafiz
muhafız محافظ muhaia
musamba مشمع musama
müdür مدیر mudir
müftü مفتی muftiu
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  195
mühür مهر muhur
mühürdar مهردار muhurdar
müslim مسلمان moslim
müsteri مشتری musteriu
nafaka نفقه nacafa
naftalin نفتالین naftalina
nakit نقد naht
nalbant نعلبند nalbant
narenci نارنجی narangiu
narghilea نارگیله-قلیان nargile
naz ناز nazuri
nazar نظر nazar
nazır ناظر nazar
ne چه Ce
nefer نفر nefer
nergis نرگس narcisă
ne چه ce
ney نی nai
neisan نای زن- نی زن neyzen
niçin چرا de ce
nilüfer نیلوفر nufar
nizam نظام nizam
nohut نخود naut
196  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
numara نومره numar
nur نور nur
ocak اجاق hogeag,ogeac
oda اتاق odaie
osmanlı عثمانی osmanlau
măsura مساحت کردن ölçmek
ölmek مردن muri
ölü مرده mort
öpücük بوسه bezea
paye پایه paia
peyk پیک paic
papuc پا پوش-کفش pabuç
padişah پادشاه padişah
palto پالتو palton
pasa پاشا pasa
pasaj پاساژ pasaj
patlıcan بادمجان patlagea
pazar بازار bazar
pehlivan پهلوان pehlivan
perde پرده perdea
pijama لباس خواب-پاجامه pijama
pilav پلو pilaf
برنج pirinç
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  197
piriz پریز piriză
proje پروژه projet
pudra پودر pudra
pompa پومپ pompa
rahat راحت rahat
reaya رعایا raia
ramazan رمضان ramazan
refah رفاه refec
renç رنج renghi
renk رنگ renghi
rende رنده rindea
rüsvet رشوه rusfet
sabır صبر sabur
sade ساده sadea
sahra صحرا sahara
sacaz سقز-آدامس sakız
salata ساالت salată
salon سالن salon
saltanat سلطنت saltanat
samur سمور samur
sandal صندل sandală
sandık صندوق sunduc
saray سرای serai
198  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
sarraf صراف zaraf
satır سطر satira
satranç شطرنج satrange
sedef صدف sidef
sefer سفر sefter
selâmün aleyküm سالمعلیکم salamalec
selâmet سالمت selemet
semâh سماع sema
semâver سماور semaver
sen تو tuesti
senet سند sinet
sepet سبد sipet
serdar سردار serdar
sermaye سرمایه sermaia
sınıf کالس clasă
silah سالح sileah
sini سینی sinie
sofra سفره sofra
sufism صوفیگری sofizm
su آب apà
sultan سلطان sultan
suret صورت suret
süleyman سلیمان suliman
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  199
sümbül سنبل zambila
şah,satranç شاه şah
şahin شاهین şoim
şal شال şal
sehzade شاهزاده sahzadea
şalvar سلوار şalvari
şeker شکر zahăr
şerbet شربت serbet
şeyh شیخ şeyh
şeytan شیطان diavol, seitan
şiddetli شدید strident
şurup شربت sirap
şok شوک şoc
tablo طبلو tablou
tabiat طبیعت tabiet
tafta تافته tafta
taht تخت taht
tahta تخته tabla
taklit تقلید taclit
taksim تقسیم taxim
talas تاالس talaş
talim تعلیم talam
tamam تمام taman
200  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
tambur طبل tambura
tandır تنور tandur
tane دانه tanea
taraf طرف taraf
tarhun ترخون tarhon
tatar تاتار tatar
tayfun طوفان taifun
tava تابه tava
trablus طرابلس tarabulus
tellâl دالل telal
tembel تنبل tembel
temenni تمنی temeni
terazi ترازو terezie
tergiman مترجم، ترجمان tercüman
tertip ترتیب tertip
tetre تترا tetrea
tevatür تواتر tevatura
tek nefes نفس تک tignafes
tebdil تبدل tiptil
tiryak تریاک tiriac
top توپ top
topçu توپچی topciu
turfan تورفان trufan
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  201
tüfek تفنگ tufec
tufecciu تفنگ ساز tüfekçi
tulumba تلمبه tulumbă
tura طغرا tura
Türkçe ترکی turceşte
tütün تنباکو tutun
ulema علمای )دین( ulema
uzak, hasret دور dor
vade وعده vadea
vali والی vali
vekil وکیل vechil
vermek دادن da
vesail, kapkacak وصایل veselă
viran ویران viran
virgül ویرگول virgulă
vezir وزیر vizir
zerdali زردالو zarzar
zorlamak زور zori
yalamak لیسیدن linge
yelek جلیقه jiletcă
iasomie گل یاس yasemin
yavaş یواش yavas
yedek یدک edec
202  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
SONUÇ
Diller sürekli araştırılan alanlardan biri olmuştur. Özellikle sınırları
birbirine yakın olan ülkelerin dillerinin birbirinden etkilenmesi doğaldır.
Dolayısıyla kelimeler zaman zaman lehçe farklılıkları göstermektedir.
Kelimeler gittikleri coğrafya halkının hançeresiyle yankı bulur. Bu bakımdan
kelime kökenini başka bir topluma ait dilden alsa da yeni bir
dile karıştığında o dilin diğer kelimeleri arasında kaybolur gider. Bazen
konuşmalar esnasında kelimelerde duyulan ses benzerliği dilin kökenine
dair zihinlerde ipuçları verir bazen kelime bariz bir şekilde kendini göstererek
adeta içinde bulunduğu topluma yabancı olduğu izlenimi uyandırır.
Araştırmacılara düşen görev karşılaştırdıkları kelimelerin kökenlerinin
izini sürmeleridir. Çünkü farklı toplumların dillerinden geçen her
bir kelime pek çok tarihi hikâyeyi bünyesinde barındırır. Böylece o keliyeni
نو nou- nouveau
yıldız ستاره stea
yürüyerek رهی پیاده pe jos
zarif ظریف zarif
zayıf ضعیف zaif
zevk ذوق zef
zefliu با ذوق zevkli
zerdeçal زردچوبه zerdiceaf
zembil زنبیل zimbil
zilhicce الحجه ذی dhu’l-hijja
zilkade القعده ذی dhu’l-ka’dah
zor زور zor
zülüf زلف zuluf
zulüm ظلم zulum
ROMEN DİLİNDE KULLANILAN FARSÇA KELİMELER  203
meden hareketle etkileşimin ne şekilde olduğu hakkında bilgi sahibi
olunur. Kültürler arası etkileşimin ticari ilişkilerle mi savaşılarak mı yoksa
sanatsal faaliyetlerle mi ağır bastığı yönündeki sorular cevap bulur.
Romen dilindeki Farsça kelimelerin varlığı araştırılmamış bir çalış-
madır. Bölgede baskın gelen Türkçe kelimeler arasında Fars kültürüne
ait kelimelerle karşılaşılması şaşırtıcıdır. Sonuç olarak Roman dilinde
Farsça kelimelere rastlanılmasının iki nedeni olabilir. Bir tanesi bölgedeki
Türk hâkimiyeti ve Türkler vasıtasıyla Farsça kelimelerin Roman diline
yerleşmesi diğer bir nedeni ise Farsça ve Romence’nin aynı dil ailesinden
olmalarıdır.
KAYNAKÇA
BALCI, Fatih (1984). Dillerin Doğuşu, Dil-Ekim Sızıntı Dergisi
BAUBEC Agiemin- BAUBEC Kamer G.Deniz (2010). Dictionar TürkçeRomence
& Romence-Türkçe Ex Ponto – Constanta – Romania
BÖLÜKBAS, F. ve KESKİN, F (2010). “Yabacı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde
Metinlerin Kültür Aktarımında İşlevi”, Turkish Studies, Volume
5/4, Fall 2010,
GİRAY, Bozkurt Saynur (2008). “Geçmişten günümüze Romanya’da
Türk Varlığı” Karadeniz Araştırmaları, C:5 S:17 Bahar, s.1-31
GÖKALP, Z.(1990). Türkçülüğün Esasları, (Haz. Mehmet Kaplan). Ankara:
Kültür Bakanlığı
GÜVENÇ, B. (2002). İnsan ve Kültür. (9.bs.). İstanbul: Remzi Kitabevi.
KARAİSMAİLOĞLU, Adnan (1999). Klasik Türk Edebiyatının İran Edebiyatı
ile Münasebeti, Dergâh,110 s.15
KONGAR, Emre (2005), Kültür Üzerine, s.5 İstanbul: Remzi Kitapevi
MANKALYALI Z.Mehmet (2013).Türkçe-Romence Sözlük, Türk Dil
Kurumu.
Melikuşşuarâ-ı Bahâr, (1373 hş.) Sebkşinâsî/Târîh-i Tatavvur-i Nesr-i
Fârsî, Tahran.
SALİM,Orhan (2012).Dil politikaları, dil hakları ve Türkiye’de uygulamaları.
Ankara Üniverstesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku
Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara
204  YRD. DOÇ. DR. BERNA KARAGÖZOĞLU
SİVRİOĞLU, Ulaş Töre (2013). “Avesta Dilinin Tarihi Coğrafyası”, Turkish
Studies, Volume 8/8 Summer 2013, p.1141-1165.
TAMURA, Taralunga Elena, (2004) On the Origin of the Romanian People
(http://www1.tcue.ac.jp/home1/c-gakkai/kikanshi/ronbun7-
2/tamura.pdf)
TURAL,Sadık(2000), “Düşünmek, eleştirmek,ve Eleştirilmek Bir İhtiyaç-
tır”, Bilge, Sayı 24, Bahar 2000
YAZICI, Tahsin- ÖZTÜRK, Mürsel (1999). “İran”, Türkiye Diyanet Vakfı
İslâm Ansiklopedisi, İstanbul: TDV Yayınları.
http://atauzem.atauni.edu.tr/dosya/ortak/materyal/T%C3%BCrk%20Dili
%20I-%C3%9Cnite%202.pdf
Wikipedia, History of DobrogeaRegion. (2014). Availableonline at:
http://ro.wikipedia.org/wiki/Istoria_Dobrogei (accesed 07.02.2015).
http://www.cemvakfi.org.tr/makale-deneyimler/iran%E2%80%99dangocenlerin-
varna%E2%80%99ya-dobruca-cevresine-iskan-edildikleri/
http://www.felsefedersligi.com/FileUpload/op30412/File/dillerindogusu.
pdf

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar