MANZUM SÖZLÜKLERİMİZDEN TUHFE-İ FEDÂÎ

ÖZET
Manzum sözlükler öğrenim çağına gelmiş çocukların, Türkçe kelimelerin Arapça ve
Farsça karşılıklarını, temel dilbilgisi kurallarını, sayıları, vezinleri kolayca
ezberleyebilmelerini sağlamak için kaleme alınmış, edebî değerlerinden çok öğretici
özellikleriyle ön plana çıkan eserlerdir. Son zamanlarda ortaya konulan çalışmalarla klâsik
Türk edebiyatı içerisinde bir hayli yer işgal ettikleri gözlemlenen manzum sözlükler, hem
metinleri, hem şerhleri hem de Osmanlı eğitim sistemindeki formasyonları itibariyle
değerlendirilmeleri gereken eserler konumundadırlar. Antepli Divan Şairleri adlı
çalışmamızı vücuda getirirken manzum sözlük yazan Antepli şahısların bir hayli yekun
tuttuğunu gördük. Antepli şairlerin yazdığı ve metinleri elimizde bulunan altı manzum
sözlük ve 2 manzum sözlük şerhi mevcuttur. Fedâî’nin H.1044/M.1634’te kaleme aldığı
Tuhfe-i Fedâî adlı eseri Arapça- Türkçe manzum sözlüklerimiz arasında yer almaktadır. Şu
an için elimizde iki yazma nüshası mevcuttur. İki nüshadan hareketle oluşturduğumuz
tenkitli metne göre Tuhfe-i Fedâî, mesnevî nazım şeklinde yazılmış 39 beyitlik bir
mukaddime ile beraber toplam 401 beyittir. Arapça 1211 kelimenin Türkçe karşılıkları
gösterilmiştir. Bu çalışmada manzum sözlük yazan Antepli şairlerden ve Tuhfe-i Fedâî’den
söz edilecektir.
Anahtar Kelimeler: Türkçe-Arapça Manzum Sözlükler, Tuhfe-i Fedai
ABSTRACT
Dictionaries inverse are the works written to teach the meaning of Turkish words in
Arabic and Persian, basic gramatical rules, numbers and meters, rather than to teach
literary values. Dictionaries inverse written recently and having important place in classical
Turkish Literature are needed to be evaluated for their texts, commentrary and the
fonctions in the educational system of the Otoman. When we form the classical Poets of
Antep, we saw that there are many poets of Antep who written dictionary inverse. There are
eight dictionaries inverse that we have now, and written by the poets of Antep. Tuhfe-i Fedâî
of Fedâî (1634) are among Arabic- Turkish dictionaries inverse. For now, we have two
manuscripts of it. According to the text that we criticized, Tuhfe-i Fedai was written
in mesnevi style, and with a 39- couplet- introduction, it has 401 couplets. Turkish meaning
of 1211 words were given. In this work, poets of Antep who written dictionaries inverse and
Tuhfe-i Fedâî will be facused on.
Key words: Turkish-Arabic verse dictionary, Tuhfe-i Fedâî,
Giriş
Manzum sözlükler öğrenim çağına gelmiş çocukların Türkçe kelimelerin Arapça ve
Farsça karşılıklarını, temel dilbilgisi kurallarını, sayıları, vezinleri kolayca
ezberleyebilmelerini sağlamak için kaleme alınmış, edebî değerlerinden çok öğretici
özellikleriyle ön plana çıkan eserlerdir. Klasik tarz dil öğretiminde bir ders kitabı olarak
okutulan sözlükler nazmın hoş ve cazip olması, vezin üzere kolayca okunması, tekrar yoluyla
kısa sürede ezberlenmeleri bakımından büyük alâka görmüşlerdir1
.
Son zamanlarda ortaya konulan çalışmalarla klâsik Türk edebiyatı içerisinde bir hayli
yer işgal ettikleri gözlemlenen manzum sözlükler, hem metinleri, hem şerhleri hem de
Osmanlı eğitim sistemindeki formasyonları itibariyle değerlendirilmeleri gereken eserler
konumundadırlar. Klâsik Türk edebiyatındaki yerleri, tarihsel gelişimleri, işlevleri, türleri,
sayıları ve isimleri üzerinde ciddî ve doyurucu çalışmalara imza atılmıştır2
.


Yrd. Doç. Dr., Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü GAZİANTEP
yakar@gantep.edu.tr 1
Yusuf Öz, Tuhfe-i Şâhidî Şerhleri, Konya 1999, s. 6. 2
Atabey Kılıç, “Türkçe-Arapça Manzum Sözlüklerimizden Sübha-i Sıbyân -1- (İnceleme)”, Turkish Studies, 1. Cilt 2.
Sayı Ekim-Kasım-Aralık 2006, s. 82. http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi2/makale/kilic.pdf

1016 Halil İbrahim YAKAR
Türkçe-Arapça, Türkçe-Farsça ve Türkçe-Arapça-Farsça kategorilerine ayrılan
manzum sözlükler, Osmanlı eğitim sisteminin son zamanlarına kadar hem eğitim
kurumlarında okutulmuş hem de bir ihtiyacın sonucu olduğu için Osmanlı matbaalarında
basılmıştır3
. 10 civarında örneğinden haberdar olduğumuz Türkçe-Arapça manzum
sözlüğün Anadolu sahasındaki ilk ve en meşhuru Ferişteoğlu diye bilinen Abdüllatif ibn
Melek tarafından 1392 yılında kaleme alındığı tahmin edilen Lugat-ı Ferişteoğlu’dur4
.
Türkçe-Arapça manzum sözlüklerin ortaya çıkma sebeplerinin başında, İslam kültüründeki
çoğu çalışmada olduğu gibi, Kur’an-ı Kerim ve hadisleri doğru anlama ihtiyacı
gelme
Farsçanın bilinmesi gerektiği ifade edilmiş ve Farsçayı öğretmek amacıyla Türkçe-Farsça

ktedir5
.
Edebiyat ve şiir sanatının ortaya konulmasında dil ve edebî unsurlarından istifade
edilen Farsçanın, öğrenilme zorunluluğu, Anadolu’da yazılan manzum sözlüklerin
mukaddimelerinde dile getirilmiştir. Daha önce Anadolu’da meydana getirilen Arapça
sözlüklerin Farsça izahlı olmalarından hareketle bu sözlüklerin anlaşılabilmesi için
[Ali Alparslan, Manzum Lûgatler ve Tuhfe-i Vehbî’nin Alfabetik Tertibi, (Mezuniyet Tezi), İstanbul 1946-1947;
Turgut Karabey-Numan Külekçi, Sünbülzâde Vehbî, Tuhfe (Farsça-Türkçe Manzum Sözlük), Erzurum 1990;
Adnan Karaismailoğlu, “Manzum Sözlüklerimizden Tuhfe-i Remzî”, Millî Kültür, sayı: 74, Temmuz 1990, s.
60-61; Cemal Muhtar, İki Kur’an Sözlüğü Luğat-ı Ferişteoğlu ve Luğat-ı Kânûn-ı İlâhî, Marmara
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları, İstanbul 1993; Ahmet Hilmi İmamoğlu, Farsça-Türkçe
Manzum Sözlükler ve Şahidi’nin Sözlüğü (İnceleme-Metin), (Basılmamış doktora tezi), Atatürk Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum 1993; Ahmet Hilmi İmamoğlu, Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede Tuhfe-i
Şâhidî Farsça-Türkçe Manzum Sözlük, Muğla Üniversitesi Yayınları, Muğla 2006; Yusuf Öz, Tarih Boyunca
Farsça-Türkçe Sözlükler, (Basılmamış doktora tezi), Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 1996;
Necmettin Yurtseven, Türk Edebiyatında Arapça-Türkçe Manzum Lugatler ve Sünbülzâde Vehbî’nin
Nuhbe’si, (Basılmamış doktora tezi), Ankara 2003; Ahmet Kartal, Tuhfe-i Remzî, Ankara 2003; Mehmet
Kırbıyık, “Miftâh-ı Lisân Adlı Manzum Fransızca-Türkçe Sözlük Üzerine”, Selçuk Üniversitesi Türkiyat
Araştırmaları Enstitüsü Dergisi, sayı: 11, 2002, s. 184-200; Mehmet Dursun Erdem, “Osmanlı Dönemi
Manzum Çocuk Sözlükleri ve Bir Lugât-ı Sıbyân Yazması”, Hece, Çocuk Edebiyatı Özel Sayısı, sayı: 104-
105, Ağustos-Eylül 2005, s. 178-189; Abdülkerim Gülhan, “Manzum Sözlük Nazmü’l-Leâl’in Dil ve Üslûp
Özellikleri Üzerine Bir Değerlendirme”, Celal Bayar Üniversitesi II. Uluslararası Türk Tarihi ve Edebiyatı
Kongresi, 11-12-13 Kasım 2005 Manisa; Atabey Kılıç, “Manzum Sözlüklerimizden Manzûme-i Keskin”, 12-
13 Nisan 2001 Kayseri ve Yöresi Kültür, Sanat ve Edebiyat Bilgi Şöleni Bildiriler, c. I, Kayseri 2001, s. 441-
447; Atabey Kılıç, Mustafâ bin Osmân Keskin, Manzûme-i Keskin, Laçin Yayınevi, Kayseri 2001; Atabey
Kılıç, “Klâsik Türk Edebiyatında Manzum Sözlük Yazma Geleneği Ve Türkçe-Arapça Sözlüklerimizden
Sübha-i Sıbyân”, Prof. Dr. Abdülkadir Karahan’a Armağan Klasik Türk Edebiyatı Sempozyumu 6-7 Mayıs
2005 Urfa, (haz. Eyüp Azlal, Necmi Karadağ, M. Emin Karahan), Şanlıurfa Belediyesi Kültür ve Turizm
Müdürlüğü Yayınları, Şanlıurfa 2006, s. 186-189; Atabey Kılıç, “Mevlânâ Müzesi Kitaplığı 4026’da Kayıtlı
Manzum Sözlük Mecmuası Hakkında”, Mevlana, Mesnevi, Mevlevihaneler Sempozyumu, 30 Eylül-01 Ekim
2006 Manisa; Atabey Kılıç, “Türkçe-Arapça Manzum Sözlüklerimizden Sübha-i Sıbyân -1- (İnceleme)”,
Turkish Studies, 1. Cilt 2. Sayı Ekim-Kasım-Aralık 2006, s. 81-100.
http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi2/makale/kilic.pdf ; “Türkçe-Arapça Manzum Sözlüklerimizden
Sübha-i Sıbyân -2- (Metin)”, Turkish Studies, 1. Cilt 3. Sayı Kış 2007, s. 29-71.
http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi3/atabeykilic.pdf; Atabey Kılıç, “Manzum Sözlüklerimizden
Sübha-i Sıbyân Şerhi ‘Hediyyetü’l-İhvan’”, Celal Bayar Üniversitesi II. Uluslararası Türk Tarihi ve Edebiyatı
Kongresi, 11-12-13 Kasım 2005, MANİSA; Turkish Studies, cilt 1 sayı 1, Temmuz/Ağustos/Eylül 2006, s. 19-
28. http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi1/makale/kilic.pdf; Atabey Kılıç, “Süleymaniye
Kütüphanesi Reşid Efendi 977’de Kayıtlı Manzum Sözlük Mecmuası Hakkında”, Uluslararası Türklük
Bilgisi Sempozyumu, 25-27 Nisan 2007 ERZURUM; Atabey Kılıç, “Denizlili Mustafa b. Osman Keskin ve
Eseri Manzûme-i Keskin”, Uluslararası Denizli ve Çevresi Tarih ve Kültür Sempozyumu, 6-8 Eylül 2006
DENİZLİ; Atabey Kılıç, Bosnavî Mehmed Necîb Sübḥa-i Ṣıbyân Şerḥi Hediyyetü’l-İḫvân (İnceleme-Metin),
Laçin Yay., KAYSERİ 2007.; Atabey Kılıç, Manzum Sözlük Mecmuası (Konya Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi
4026) Tuḥfe-i Vehbî-Tuḥfe-i Şâhidî-Sübḥa-i Ṣıbyân Laçin Yay., KAYSERİ 2007.; Atabey Kılıç, “Mevlânâ
Müzesi Kütüphanesi 2095’te Kayıtlı Mevlevi Mecmûası Hakkında”, (Okt. Zehra Gümüş ile birlikte)
Uluslar arası Türk Tasavvuf Kültürü ve Mevlana Sempozyumu, 29-30 Eylül 2007, MANİSA; Zehra
Gümüş, “Tuhfe-i Şâhidî Şerhlerinden Tuhfe-i Mîr’in Şerh Metodu”, Mevlânâ, Mesnevi, Mevlevihaneler
Sempozyumu, 30 Eylül-01 Ekim 2006, MANİSA;] 3
Sadi Çöğenli, “Eski Harflerle Basılmış Türkçe Sözlükler Kataloğu”, Akademik Araştırmalar Dergisi, sayı: 7-8,
Kasım 2000-Nisan 2001, s. 99-134. 4
Cemal Muhtar, İki Kur’an Sözlüğü Luğat-ı Ferişteoğlu ve Luğat-ı Kânûn-ı İlâhî, Marmara Üniversitesi İlahiyat
Fakültesi Vakfı Yayınları, İstanbul 1993, s. 30.
Turkish Studies
5
Atabey Kılıç, “Klâsik Türk Edebiyatında Manzum Sözlük Yazma Geleneği ve Türkçe-Arapça Sözlüklerimizden
Sübha-i Sıbyân”, Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, S. 20 (Prof. Dr. Tuncer Gülensoy
Armağanı) (2006), s. 65.
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 2/4 Fall 2007
Manzum Sözlüklerimizden Tuhfe-i Fedâî 1017
manzum sözlükler vücuda getirilmiştir6
. Anadolu sahasında yazılmış ilk Türkçe-Farsça
manzum sözlük, Hüsam b. Hasan el-Konevî (ö.1392)’nin Tuhfe-i Hüsâmî’sidir. 15 kadar
örneği bulunan Türkçe-Farsça manzum sözlüklerin en meşhuru, Mevlevî şeyhlerinden
Şâhidî mahlasıyla şöhret bulmuş Muğlalı İbrahim Dede’nin yazdığı Tuhfe-i Şâhidî’dir.
16 civarında mevcudu olduğu bilinen Türkçe-Arapça-Farsça sözlüklerin Anadolu
sahasında yazılan ilk örneği Behâüd-dîn ibn ‘Abdurrahmân-ı Malkaravî tarafından H.
827/M. 1424’te yazılan U’cûbetü’l-garâyib fî nazmi’l-cevâhiri’l-‘acâyib’dir. Üç dilli sözlükler
arasında yer alan ve Mustafa Keskin’in 1758 yılında kaleme aldığı Manzûme-i Keskin,
Atabey Kılıç tarafından yayımlanmıştır7
.
Manzum sözlükler genellikle mesnevî tarzında yazılmış bir mukaddime, sözlük kısmı
ve yine mesnevî tarzında yazılmış bir hâtime ile son bulur. Genellikle mukaddimelerde,
hamdele ve salveleden sonra müellife dair kısa bilgiler verilir; sebeb-i telif, telif tarihi ve
tertip özelliklerinden bahsedilerek eser kısaca tanıtılır. Hâtimelerde de genellikle ebced
hesabının sayısal karşılıkları yer alır8
.
I. Manzum Sözlük Yazan Antepli Şairler
Antepli Divan Şairleri9
adlı çalışmamızı hazırlarken manzum sözlük yazan Antepli
şahısların sayısının bir hayli kabarık olduğunu gördük. Bu kişilerin hepsi aynı zamanda
şairdirler. Bu şairlerin yazdığı ve metinleri elimizde bulunan 6 manzum sözlük ve 2 de
manzum sözlük şerhi mevcuttur. Antepli şairler, manzum sözlüklerin her üç kategorisinde
de eserler kaleme almışlardır.
Manzum sözlük yazan Antepli şairler ve eserleri:
1- Şeyh Ahmet-Nazmü’l-leal: Mütercim Âsım‘ın altı göbek öncesi dedesi olan Şeyh
Ahmet (d.?-ö.?) tarafından 1641 yılında yazılan Nazmü’l-leal Arapça-Türkçe manzum bir
sözlüktür. Biri tam diğeri eksik iki nüsha üzerinde incelemeler yapan Ömer Asım Aksoy’a
ait iki yazma nüsha, şu an, Gaziantep Üniversitesi Kütüphanesinde bulunmaktadır. Eserin
bir yazma nüshası da Çorum İl Halk Kütüphanesi 1880/2 numarada kayıtlıdır. Şeyh Ahmet,
Şâhidî’nin Türkçe-Farsça olan Tuhfe’sinin her kıtasını vezin ve kafiye bakımından ayrı ayrı
Arapça-Türkçe olarak tanzîr etmiştir. Eserin adı ebced hesabıyla telif tarihini
göstermektedir. Şeyh Ahmet eserinde hayatına ait bazı bilgiler de verir10.
2- Abdülmecitzâde Hafız Efendi-Nazm-ı Ferâ’id: Antepli Abdülmecitzâde Hafız
Efendi tarafından M.1697/1698 yılında, Tuhfe-i Şâhidî’ye nazire olarak Türkçe-Farsça
kaleme alınmış manzum bir sözlüktür. Yazma nüshası Millî Ktp., Yz.A. 507’de kayıtlıdır.
3- Kusûrî Ömer Efendi-Tuhfe-i Kusûrî: Kusûrî Ömer Efendi (d.?-ö.1727), Şâhidî’nin
Türkçe-Farsça Tuhfesini vezin, kafiye, anlam ve üslup birlikteliğini sağlayarak tazmîn
etmiştir. Eser, 1714 yılında yazılmıştır. Yazma nüshası Süleymaniye Ktp. Tercüman Gazetesi
Kitaplığı, Y-319/1’de kayıtlıdır. Eser Kudret Altun tarafından neşredilmiştir11.
4- Abdurrahman Hâkî Efendi-Şerh-i Tuhfe-i Şâhidî: Abdurrahman Hâkî Efendi (d.?-
ö.1770), Tuhfe-i Şâhidî’yi şerh etmiştir. Yazma nüshası Millî Ktp., Yz.A.3263/5 numarada
kayıtlıdır. Tuhfe’deki bahir ve vezinler hakkında yazılan bu risâle, Arapça kaleme

6
Yusuf Öz, Tarih Boyunca Farsça-Türkçe Sözlükler, (Basılmamış doktora tezi), Ankara 1996, s. 49. 7
Atabey Kılıç, Mustafâ bin Osmân Keskin, Manzûme-i Keskin, Laçin Yayınevi, Kayseri 2001 8
Yusuf Öz, Tarih Boyunca Farsça-Türkçe Sözlükler, (Basılmamış doktora tezi), Ankara 1996, s. 62 9
Bu çalışmayı meydana getirirken klâsik Osmanlı tezkirelerini, son klasik tezkire yazarı Fatin’den sonra ortaya
konulan biyografi tipi eserleri ve mahalli kaynaklı kitap, dergi ve gazeteleri taradık. İncelemenin sonunda
XV. yüzyıldan XX. yüzyılın başına kadar klâsik Türk edebiyatı formu dahilinde şiir yazan 117 Antepli
divan şairi tespit ettik. Çalışmamız yakında yayımlanacaktır. 10 Ömer Asım Aksoy, “Nazmü'l-Leali Buldum”, Gaziantep Kültür Dergisi (GKD), C.1, s.248; Ömer Asım Aksoy,
“Şeyh Ahmet ve Nazmü’l-Leal”, TDAY Belleten 1959, Ankara 1988, s.205-248; Ömer Asım Aksoy, “Şeyh
Ahmet ve Nazmü'l-Leal Üzerine Tamamlayıcı Bilgiler”, GKD Broşür Yay., Gaziantep 1961; Abdülkerim
Gülhan, “Manzum Sözlük Nazmü’l-Leâl’in Dil ve Üslûp Özellikleri Üzerine Bir Değerlendirme”, Celal
Bayar Üniversitesi II. Uluslararası Türk Tarihi ve Edebiyatı Kongresi, 11-12-13 Kasım 2005 Manisa.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
11 Kudret Altun, Tuhfe-i Kusûrî ,Tazmîn-i Şâhidî (İncelemeMetin-Sözlük), Laçin Yayınları, Kayseri 2002
Volume 2/4 Fall 2007

1018 Halil İbrahim YAKAR
alınmıştır. Tahsile yeni başlamış öğrencilerden Tuhfe’yi okuyabilecek zeki çocukları seçmek
onlara bahir ve vezinleri hakkında ön bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Eserde önce mısra
ve beytin tanımı yapılarak cüzlerine verilen adlar zikredilmiş, daha sonra Tuhfe’deki
bahirler ve bunların bazı vezinleri hakkında bilgiler verilerek Türkçe beyitler üzerinde
taktileri gösterilmiştir.
5- Abdurrahman Hâkî Efendi-Sîgu’l-meâl fi Şerh-i Nazmü’l-le’al: Abdurrahman Hâkî
Efendi, Şeyh Ahmet’in Nazmü’l-leal adlı sözlüğünü 113 yıl sonra Sîgu’l-meâl fi Şerh-i
Nazmü’l-le’al adıyla 1755’te şerh etmiştir.
6- Mütercim Âsım-Tuhfe-i Âsım: 1798 yılında Mütercim Âsım (1755-1819) tarafından
Türkçe-Arapça olarak nazmedilen sözlük 1838’de 70 sayfa olarak Mısır’da basılmıştır.
Yazma nüshası, Süleymaniye Kütüphanesi Hüsrev Paşa 707 numarada kayıtlıdır. 1251
beyitlik eser, her kıtası 10-18 beyitten oluşan 66 kıtadan meydana gelmektedir. İlme yeni
başlayanlarla orta derecede bilenlerin Arapça öğrenmelerini kolaylaştırmak için yazılmıştır.
XIX. yüzyıl şairlerinden Esad Muhammet Efendi tarafından şerh edilmiştir12. Mütercim
Âsım’ın EI-okyanusü’l-Basit fi Tercümetü’l-Kamûsü’l-Muhît ve Tibyân-ı Nâfî’ der-Tercüme-i
Burhân-ı Katı adlı iki sözlüğü daha mevcuttur.
7- Hasan Aynî-Nazmü’l-Cevâhir: Antep’in yetiştirdiği büyük şairlerden olan Hasan
Aynî (1766-1837), 1811 yılında Dürrü’n-Nizâm adlı Türkçe-Arapça-Farsça manzum bir
sözlük meydana getirmiş, on yıl sonra eserini gözden geçirerek yeniden kaleme almış ve
adını Nazmü’l-Cevâhir koymuştur13. Dürrü’n-Nizâm’ın yazma nüshası İstanbul Üniversitesi
Ktp T.Y.5493 numarada kayıtlıdır. Bir diğer nüshası da eser üzerinde incelemeleri bulunan
Ömer Asım Aksoy’un özel kütüphanesindedir. Nazmü’l-Cevâhir’in iki yazma nüshası
Süleymaniye Ktp. Esad Efendi 3284 ve Süleymaniye Ktp. Pertev Paşa 595’’te kayıtlıdır. 117
beyitlik bir mukaddime ve her kıtası 13 beyit olan 100 kıtadan oluşmaktadır. Eserde 5000
Arapça 5000 Farsça kelime Türkçe karşılıkları ile birlikte verilmiştir. Eser ilk olarak
müellifin nezareti altında 1826’da, ikinci defa da 1834 yılında İstanbul’da basılmıştır. Bu
eser, Ahmet Sâfî tarafından İzzu Zafer adıyla 1842 yılında şerh edilmiştir (TSMK, Yeniler
Kitaplığı, nr.80).
8- Aynî Abdurrahman Zeyneddin adlı Antepli bir yazarın vücuda getirdiği
Manzumetü’d-Dürreti’l-Mudiyye fi’l-Lugati’t-Türkiyye adlı sözlük şu an için elimizde mevcut
değildir.
9- Meciddin İnan’ın Farsça-Türkçe bir sözlük meydana getirdiğini kaynaklar
bildirmektedir ama eser şu an için elde değildir.
10- Muhammet Şakir Efendi’nin, Gencine-i Güftâr adlı Türkçe-Farsça mensur bir
sözlük kaleme aldığını kaynaklar belirtmektedir.14
11- Mehmet Fedâî, Tuhfe-i Fedâî.
II. Mehmet Fedâî ve Eseri Tuhfe-i Fedâî
Fedâî’nin asıl adı Mehmet’tir. Doğum tarihi bilinmemektedir. Antep’te belli süre
yaşadıktan sonra Trablusşam’a15 gitmiş ve oraya yerleşmiştir. 1619 yılında padişah II.

12 Dursun Ali Türkmen, Mütercim Asım Efendi ve Tuhfe-i Âsım, (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi) On Dokuz
Mayıs Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1995. 13 Ömer Asım Aksoy, Hasan Aynî ve Nazmü’l-Cevâhir, Gaziantep 1959; aynı yazar, "Dürrü'n-nizam ve Nazmü’lcevahir",
TDAY Belleten 1960, s.144-171; aynı yazar, "Dürrü’n-nizam-Nazmü’l-cevâhir, Başpınar Dergisi,
S.29, Temmuz 1941. s.713; aynı yazar, "Nazmü'l-Cevâhir" GKD, C.2, S.15. s.53; Abdülkerim Gülhan,
“Manzum Sözlük Nazmü’l-Leâl’in Dil ve Üslûp Özellikleri Üzerine Bir Değerlendirme”, Celal Bayar
Üniversitesi II. Uluslararası Türk Tarihi ve Edebiyatı Kongresi, 11-12-13 Kasım 2005 Manisa. 14 Cihat Erol, Muhammet Şakir Efendi Hayatı, Eserleri ve Enisü’l-Uşşâk Adlı Divanı, Gazi Üniversitesi SBE
(Basılmamış Yüksek Lisans Tezi) Ankara 1995; Abdülkadir Abdulkadiroğlu, "Mahalli Bir Şair:
Muhammed Şakir Efendi", Kültürümüzden Esintiler, Ankara, 1997, s.501-508
Turkish Studies
15 Şu an Lübnan'ın Kuzey Vilayetinin merkezi ve 2. büyük şehri olan Trablusşam, Beyrut'un 85 km. kuzeyinde yer
alan bir şehirdir. Osmanlı devleti sınırları içerisinde Trablus ismini taşıyan iki tane şehir olduğu için
Osmanlılar Lübnan'daki şehre Trablusşam, Kuzey Afrika'daki şehre ise Trablusgarb ismini vermişlerdir.
Trablusşam, 1516'da Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sırasında Osmanlı topraklarına katılmıştır. I.
Dünya Savaşından sonra Fransızların idaresine giren Trablusşam 1946’da Lübnan’a bağlanmıştır.
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 2/4 Fall 2007
Manzum Sözlüklerimizden Tuhfe-i Fedâî 1019
Osman (1618-1622) döneminde Samsunlu Ali tarafından Şam Mevlevihânesine16 bağlı
olarak kurulan ve Türkiye sınırları dışındaki en büyük yedi Mevlevihâneden17 biri olma
özelliğini taşıyan Trablusşam Mevlevihânesinin postnişinliğini yapmıştır. 15 Recep
H.1065/M.1654 senesinde Trablusşam’da vefat etmiştir18. Feridüddin Attar‘ın Mantıku’lEsrâr’ını,
Tercüme-i Mantıkut-Tayr El-Müsemmâ bi Mantıku’l-Esrar adıyla H.1045/M.1635’te
manzum olarak Türkçey 19 e çevirmiştir .

Aşağıdaki beyitlerde eserin Türkçeye tercüme edilmesini şöyle dile getirmektedir:
İstedim kim yâr ile yoldaşıma
Fârsî fehm etmeyen kardaşıma
Gördüğüm işittiğimi söyleyim
Anı mânâdan haberdâr eyleyim
Ben dahi bir nüsha tahrîr eyledim
Türki dilde anı ta’bîr eyledim
Eyledim bin kırk beşinde ibtidâ
Hayrıla yâ Rab ki bula intihâ (vr. 19a)
Mevlevî olduğunu da aynı eserde söylemektedir:
Eyledüm seyr-i sülûk-ı Mevlevî
Okudum geh Mesnevî geh Manevî (vr.18b)
Fedâî’nin H.1044/M.1634’te kaleme aldığı ve Şahidî’nin tuhfesine nazire olarak
yazılan Tuhfe-i Fedâî adlı eseri Türkçe-Arapça manzum sözlüklerimiz arasında yer
almaktadır. Şu an için elimizde aralarında pek nüsha farkı bulunmayan iki yazma nüshası
mevcuttur. Bayezid Devlet Ktp. Bayezıd 6821 kayıtlı olan nüsha, nesih karakterli ve 26
varaktır. Her sayfada 11 satır bulunmaktadır. Süleymaniye Ktp. Halis (Esad) Efendi 3190
kayıtlı nüsha ise rika harfleriyle yazılmış ve 16 varaktır. Her sayfada 21 satır
bulunmaktadır.
İki nüshadan hareketle oluşturduğumuz tenkitli metne göre Tuhfe-i Fedâî, mesnevî
nazım şeklinde yazılmış 39 beyitlik bir mukaddime ile beyit sayıları 9 ile 36 beyit arasında
değişen toplam 355 beyitlik 15 kıt’a ve “Hisâb-ı Ebced” başlığı altındaki ebced hesabıyla
ilgili 7 beyitlik ayrı bir kıt’a olmak üzere toplam 401 beyittir. Arapça 1211 kelimenin Türkçe
karşılıkları gösterilmiştir.
Fedâî, Türkçe-Farsça manzum sözlük yazarı Şahîdî’nin eserine Tuhfe-i Şahîdî adını
vermesinden yola çıkarak kendi eserine Tuhfe-i Fedâî adını verdiğini söyler.
32 Şâhidî çün o ma’den-i irfân
Ola rûḥına raḥmet ü raḥmân
33 Eylemiş çün kitâbıñ itmâmıñ
Tuḥfe-i Şâhidî komuş nâmıñ
34 Ben dahi bu kitâbı çünki didüm
Nâmını Tuḥfe-i Fedâî ḳodum
16 Ahmet Kazım Ürün, “Halep, Şam ve Trablusşam Mevlevîhânelerinin Günümüzdeki Durumu”, X. Millî Mevlâna
Kongresi, 2002, C.I, s.75. 17 Prof. Dr. Erika Glasen, "Trablusşam Mevlevîhanesi", Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Yıl 2,
Sayı 2, Mayıs 1996, s. 27. Trablusşam Mevlevihanesi, Başbakanlığa bağlı Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi
(TİKA) tarafından 2007 yılı restorasyon programına alınmıştır. 18 Hikmet Turhan Dağlıoğlu, Gaziantep Meşâhiri, CHP Basımevi. Gaziantep 1939, s.24.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
19 Eserin iki yazması mevcuttur: İ.Ü. Ktp., T.Y. No:767; Milli Ktp., Yazmalar, nr. A.3341. Nesih yazı ile 130 varak
olan bu eser, H.1274/M.1858 tarihinde 226 sayfa olarak İstanbul’da basılmıştır.
Volume 2/4 Fall 2007

1020 Halil İbrahim YAKAR
Eserini H. 1044 yılının Recep ayında, 12 günde tamamladığını bildirir.
30 Bunu yazmaġa ibtidâ itdüm
Fażlına Ḥaḳḳın ittikâ itdüm
31 Çîl çâr u hezâr-ı hicretde
Receb ayında ḳutlu sâ’atde
390 Biḥamdillah ki ḫayrıla bu nâme
On iki günde erdi iḥtitâma
Şair, adının Muhammet (Mehmet), mahlasının Fedâî, memleketinin de Ayıntap
(Antep) olduğunu ve o şehirde yorgun düştüğünü mukaddimede belirtmektedir.
11 Gerçi nâmım Muḥammed idi benim
Maḫlasımdur Fedâî şi‘r-fennim
12 Lîk olmuşdı mevlüdüm Ayntâb
Olmuş idim o şehrde bî-tâb
Kendisini fakir ve çaresiz gören şair, asıl vatanından ayrılıp Mevla aşkı uğruna
yollara düşmüş, pek çok şehir gezerek en sonunda Trablus’ta karar kılmıştır.
9 Ba’dehû ben faḳîr ü bî-çâre
Mübtelâ vü ġarîb ü âvâre
10 Vaṭan-ı aṣldan olup ayru
‘Aşk-ı Mevlâ ile olan sayru
13 Niçe şehr ü diyâr seyr iderek
Tırabulus’a uġradum gezerek
14 O şehirde iḳâmet itmiş idüm
Bir zamân istirâḥat itmiş idüm
Beyitlerden anlaşıldığına göre bir müddet küçük çocuklara muallimlik yapmış, nazım
ve nesir okutmuştur.
15 Bir niçe ṭıfla oluban üstâd
Okudup naẓm u nesr idüp irşâd
Ders verdiği çocukların ana dilleri, büyük ihtimalle Arapçadır. Çünkü bazıları Farsça
bazıları Türkçe öğrenmek istemektedirler. Her ikisini de elinden geldiğince öğretmiştir.

16 Kimisi Fârsiye ṭâlib idi
Kimi Türkîye şevḳi ġâlib idi
17 Her birine ri‘âyet eyler idüm
Ḳudretim yitdügünce söyler idüm
Öğretmenlik yaptığı sırada, Türkçe ve Farsça öğrenmek isteyen çocuklara Farsça
kelimeleri Türkçe açıklayan ve Türkçe-Farsça güzel bir manzum sözlük meydana getiren
Şâhidî’nin lügatini okutmuş; fakat çok zorluk çekmiştir:
19 Hażret-i Şâhidî çün ol merḥûm
Bir luġat eylemiş güzel manẓûm
20 Hûb ḳılmış o nüsḥa-i taḥrîr
Fârsî Türkice idüp tefsîr
18 Şâhidî oḳudup çeküp zaḥmet
Lîk ġâyetde çekdiler ‘usret
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 2/4 Fall 2007
Manzum Sözlüklerimizden Tuhfe-i Fedâî 1021
Fedâî, Şâhidî’nin lügatine nazire olan bir eser meydana getirmek istemiştir. Lügatın
adını Farsça koymuş, Arapça kelimeleri Türkçe açıklamıştır. Arapların da bu eserden
faydalanıp Türkçenin kudretinin, hakikatinin farkına varmalarını arzu etmiştir.
22 İstedim bir luġat idem bu faḳîr
Luġat-ı Şâhidîye ola naẓîr
23 Ki ‘Arablar da nef’ini göreler
Gavrine Türkî lisânıñ ireler
25 O ki ola Fârsi anı ṣaldım
‘Arabî Türkice beyân ḳıldım
Çocukların öğrenmelerini kolaylaştırmak için usul dâhilinde vezinli söz söylemiştir.
Bu şekilde hem Türkçeyi anlamalarını hem de şiir veznine vakıf olmalarını amaçlamıştır.
28 Ḳoydum anı şu resme mîzâna
Ki ḳarîb ola fehm-i ṣıbyâna
29 Tâ ki Türkîye oluban ‘ârif
Vezn-i şi’re hem olalar vâḳıf
Mukaddimenin sonunda, eserini okuyan çocukların bir dua ile kendisini anmalarını
istemektedir. Çünkü Hz. Peygamber çocukların duasının kabul olduğunu belirtmiştir.
35 Ḳaṣdım oldur ki oḳıyan evlâd
Bir duâ’yıyla ideler beni yâd
36 Didi elbette Ḥaḳ ḳatında resûl
Ṭıflıñ olur duâ‘ları maḳbûl
Faydalı bir iş yaptığını düşünen Fedâî, Allah’ın resulünün “İnsanların en hayırlısı
insanlara faydalı olandır” hadisini hatırlatarak yazdığı eserin faydalı olduğunu dile getirir.
24 Didi Tañrı Resûli ḫayrü’n-nâs
O kişidür ki ola nâfi‘ü’n-nâs
27 O ki müsta’mel ola beyn-i ‘avâm
Ḳâdir olduḳça eyledim i‘lâm
Kıta sırasını gösteren “El-kıt‘atü’l-evvel”, “El-kıt‘atü’s-sâniye” gibi başlıklar Arapça
verilmiş, diğer manzum sözlüklerde olduğu gibi ilk kıtalarda dinî terimler yer almıştır.
Fedâî, Şâhidî’nin kullandığı vezinlerle manzumeler yazmıştır. Giriş bölümüyle birlikte on
altı ayrı vezin kullanmıştır.
Manzum sözlükler genelde Kur’an-ı Kerim veya Mesnevî’nin anlaşılması üzerine
yazılmışken Tuhfe-i Fedâî, günlük hayatta sık karşılaşılan temel kelimeler üzerinde
durmuştur. Arapçanın temel kavramları, basit kelimeler, kolay darb-ı meseller, hayvan ve
bitki adları, sayılar vb. kelimelerin Türkçe karşılıkları verilmiştir. Fedâî’nin kullandığı dil
ve cümle kuruluşları çocukların anlayacağı tarzda sade ve basittir. Fiil çekimlerinde
kelimenin önce Türkçesi sonra Arapçası karşılık gelecek şekilde verilmiştir.
280 Diseñ bildüm ‘ariftü di daḫı ‘areftü bildirdim
Yidüm diseň ekeltü di daḫı eṭ‘amtü yedirdim
287 Sevinmekdür feraḥ ammâ yerinmek hem taḥassürdür
Tevażu‘ oldı alçaḳlıḳ büyüklük hem tekebbürdür
Eserde Arapça kelimelere genellikle Türkçe karşılıklar verilmiştir. Yer yer, Arapça
karşılıkları verilen kelimeler, aslen Türkçe olmadıkları halde halkın uzun zamandır
kullandığı ve artık Türkçe kabul ettiği Arapça ve Farsça sözcüklerle açıklanmıştır.
156 Oruc ṣiyâm bayram ՗îd yaḳın ḳarîb uzaḳ ba՗îd
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 2/4 Fall 2007

1022 Halil İbrahim YAKAR
Devletsize dirler şaḳî devletlüye dirler sa՗îd
beytindeki Arapça “siyâm” kelimesinin karşılığı olarak aslen Farsça olan ve kullanım
alanı itibariyle Türkçe kabul edilen “oruç” gösterilmiştir. Diğer yandan beyitteki Arapça
“şakî” ve “sa‘îd” kelimelerinin karşılıkları olan “devletli” ve “devletsiz” kelimeleri de köken
olarak Arapça’dır.
214 Mu‘allimdir üstâd şakirddir ecîr
Kolaydır yesîr ü çetindir ‘asîr
Yukarıdaki beyitte, Arapça “muallim” ve “ecîr” kelimeleri, Farsça olan “üstâd” ve
“şakird” kelimeleriyle karşılanmıştır.
Cümle halinde verilen karşılıklarda birinci mısrada Türkçe, ikinci mısrada Arapça
söz grupları zikredilmiş ve bu tür cümlelerin öğretici olmasına özen gösterilmiştir.
183 Yarın görür maḳṣûdunı her kim bugünde ṣabr ider
Yakşaa‘ ġadâ maḳṣûdehu’l yevmü küllü men ṣabr
213 Bilmezlerden et ṣaḳın sırrını maḫfî
Ân cühelâ iḥteris sırrıke aḫfî
211 Şarâb içmegi Ḥaḳ idüpdür ḥarâm
Ve ḳad ḥarrema’llahu şirbü’l-müdâm
304 Eliñ mâlına imrenme limalinnâs lâ taṭmeu‘
Sözin ‘âḳıllarıñ işit kelâmü’l ‘âḳılîn ismeu‘
Kıtaların nazmında kullanılan veznin ezberlenmesi ve beyitlerin bu vezin üzerine
okunması amacıyla kıta sonlarında takti beyitleri vermiştir. İlk mısrada vezin, ikinci
mısrada takti gösterilmiştir. Fedâî, her kıtanın sonunda o kıtanın veznine uygun olarak
eğitici, öğretici yanı ağır basan cümleler kullanmıştır.
125 Fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilât
‘İlm tahsîl ide gör kim dünyada yokdur sebât
305 Mef‘ûlü mefâ‘îlü mefâ‘îlü fe‘ûlün
Tut sünneti ḫoşnud ede gör Tañrı Resûlün
165 Müfte‘ilün fâ‘ilün müfte‘ilün fâ‘ilün
Vay oña kim ՗ömrünü verdi yele ḥâṣılın
394 Dalâletde ḳalan yitirdi yolun
Mefâ‘îlün mefâ‘îlün fe‘ûlün
358 Cehd eyle gözet edeb uṣûlün
Mef‘ûlü mefâ‘ilün fe‘ûlün
Eserin, anadili Arapça olan çocuklara Türkçe öğretmek olduğunu destekleyen
aşağıdaki beyitte şair “Eğer Türkçe öğrenmek istiyorsan bunu ezberle” diyerek Türk
aruzunda sık kullanılan bir vezinle kıtayı tamamlamıştır.
184 Müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün müstef‘ilün
Ḥıfż et bunu ger istersen ögrenmege Türkî dilin
Sonuç
Tuhfe-i Fedâî Anadolu sahası dışında, Osmanlı coğrafyasının uzak bir yerinde,
Trablusşam’da kaleme alınmıştır. Eser, imparatorluk sınırları dâhilinde vücuda getirilen
aynı türdeki diğer manzum sözlüklerden farklı olarak anadili Arapça olan çocukların
Türkçe öğrenmelerini kolaylaştırmak amacıyla yazılmıştır. Genelde Kur’anı anlamaya
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 2/4 Fall 2007
Manzum Sözlüklerimizden Tuhfe-i Fedâî 1023
yönelik telif edilen Türkçe-Arapça manzum sözlükler ve Mesnevî’de geçen kelimeleri
öğrenmeye yönelik Türkçe-Farsça manzum sözlükler Anadolu sahasında yazılan sözlüklerin
kaynağı oluşturmaktadır. Tuhfe-i Fedâî ise Türkçeye duyulan ihtiyaçtan dolayı meydana
getirilmiştir. Tuhfe-i Fedâî bu özelliği dolayısıyla manzum sözlük geleneğimiz içinde kayda
değer bir yere sahiptir. Diğer yandan Antep’ten bu kadar manzum sözlük yazarının çıkması
da üzerinde durulması gereken önemli bir husustur. Geniş bir alana yayılmış Osmanlı
coğrafyasının herhangi bir yerleşim merkezinde, sözlükler konusunda bu kadar sayıda eser
kaleme alınmış bir başka şehir bulunmamaktadır. Manzum sözlüklerimizin ortaya
çıkarılması, genellikle ihmal edilmiş bu alan için önem arz etmektedir.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 2/4 Fall 2007

1024 Halil İbrahim YAKAR
KAYNAKÇA
Abdülkadir Abdülkerimoğlu, "Mahalli Bir Şair: Muhammed Şakir Efendi", Kültürümüzden
Esintiler, Ankara, 1997, s.501-508
Abdülkerim Gülhan, “Manzum Sözlük Nazmü’l-Leâl’in Dil ve Üslûp Özellikleri Üzerine Bir
Değerlendirme”, Celal Bayar Üniversitesi II. Uluslararası Türk Tarihi ve Edebiyatı
Kongresi, 11-12-13 Kasım 2005 Manisa.
Ahmet Hilmi İmamoğlu, Muğlalı Şâhidî İbrahim Dede Tuhfe-i Şâhidî Farsça-Türkçe Manzum
Sözlük, Muğla Üniversitesi Yayınları, Muğla 2006.
Ahmet Kazım Ürün, “Halep, Şam ve Trablusşam Mevlevîhânelerinin Günümüzdeki
Durumu”, X. Millî Mevlâna Kongresi, 2002, C.I, s.73-78
Atabey Kılıç, “Klâsik Türk Edebiyatında Manzum Sözlük Yazma Geleneği ve TürkçeArapça
Sözlüklerimizden Sübha-i Sıbyän”, Prof. Dr. Abdülkadir Karahan’a Armağan
Klasik Türk Edebiyatı Sempozyumu 6-7 Mayıs 2005 Urfa, (haz. Eyüp Azlal, Necmi
Karadağ, M. Emin Karahan), Şanlıurfa Belediyesi Kültür ve Turizm Müdürlüğü
Yayınları, Şanlıurfa 2006.
Atabey Kılıç, “Türkçe-Arapça Manzum Sözlüklerimizden Sübha-i Sıbyân -1- (İnceleme)”,
Turkish Studies, 1. Cilt 2. Sayı Ekim-Kasım-Aralık 2006, s. 81-100.
http://www.turkishstudies.net/dergi/cilt1/sayi2/makale/kilic.pdf ;
Atabey Kılıç, Mustafâ bin Osmân Keskin, Manzûme-i Keskin, Laçin Yayınevi, Kayseri 2001
Atabey Kılıç, “Denizlili Mustafa b. Osman Keskin ve Eseri Manzûme-i Keskin”, Uluslararası
Denizli ve Çevresi Tarih ve Kültür Sempozyumu, 6-8 Eylül 2006 DENİZLİ.
Atabey Kılıç, Bosnavî Mehmed Necîb Sübḥa-i Ṣıbyân Şerḥi Hediyyetü’l-İḫvân (İncelemeMetin),
Laçin Yay., KAYSERİ 2007.
Atabey Kılıç, Manzum Sözlük Mecmuası (Konya Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 4026) Tuḥfei
Vehbì-Tuḥfe-i Şâhidî-Sübḥa-i Ṣıbyân, Laçin Yay., KAYSERİ 2007.
Atabey Kılıç, “Mevlânâ Müzesi Kütüphanesi 2095’te Kayıtlı Mevlevi Mecmûası
Hakkında”, (Okt. Zehra Gümüş ile birlikte) Uluslar arası Türk Tasavvuf Kültürü ve
Mevlana Sempozyumu, 29-30 Eylül 2007, MANİSA.
Cemal Muhtar, İki Kur’an Sözlüğü Luğat-ı Ferişteoğlu ve Luğat-ı Kânûn-ı İlâhî, Marmara
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayınları, İstanbul 1993, s. 30.
Cihat Erol, Muhammet Şakir Efendi Hayatı, Eserleri ve Enisü’l-Uşşâk Adlı Divanı, Gazi
Üniversitesi SBE (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi) Ankara 1995.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 2/4 Fall 2007
Manzum Sözlüklerimizden Tuhfe-i Fedâî 1025
Dursun Ali Türkmen, Mütercim Asım Efendi ve Tuhfe-i Âsım, (Yayımlanmamış Yüksek
Lisans Tezi) On Dokuz Mayıs Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1995.
Hikmet Turhan Dağlıoğlu, Gaziantep Meşâhiri, CHP Basımevi. Gaziantep 1939.
Kudret Altun, Tuhfe-i Kusûrî ,Tazmîn-i Şâhidî (İncelemeMetin-Sözlük), Laçin Yayınları,
Kayseri 2002.
Necmettin Yurtseven, Türk Edebiyatında Arapça-Türkçe Manzum Lugatler ve Sünbülzâde
Vehbî’nin Nuhbe’si, (Basılmamış doktora tezi), Ankara 2003.
Ömer Asım Aksoy "Dürrü'n-nizam ve Nazmü’l-cevâhir", TDAY Belleten 1960, s.144-171.
Ömer Asım Aksoy "Dürrü’n-nizam-Nazmü’l-cevâhir, Başpınar Dergisi, S.29, Temmuz 1941.
s.713.
Ömer Asım Aksoy "Nazmü'l-Cevâhir" GKD, C.2, S.15. s.53;
Ömer Asım Aksoy, “Nazmü'l-Leali Buldum”, Gaziantep Kültür Dergisi (GKD), C.1, s.248.
Ömer Asım Aksoy, “Şeyh Ahmet ve Nazmü’l-Leal”, TDAY Belleten 1959, Ankara 1988,
s.205-248.
Ömer Asım Aksoy, “Şeyh Ahmet ve Nazmü'l-Leal Üzerine Tamamlayıcı Bilgiler”, GKD
Broşür Yay., Gaziantep 1961.
Ömer Asım Aksoy, Hasan Aynî ve Nazmü’l-Cevâhir, Gaziantep 1959.
Erika Glasen, "Trablusşam Mevlevîhanesi", Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları
Dergisi, Yıl 2, Sayı 2, Mayıs 1996, s. 27.
Sadi Çöğenli, “Eski Harflerle Basılmış Türkçe Sözlükler Kataloğu”, Akademik Araştırmalar
Dergisi, sayı: 7-8, Kasım 2000-Nisan 2001, s. 99-134.
Yusuf Öz, Tarih Boyunca Farsça-Türkçe Sözlükler, (Basılmamış doktora tezi), Ankara
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 1996.
Yusuf Öz, Tuhfe-i Şâhidî Şerhleri, Konya 1999.
Zehra Gümüş, “Tuhfe-i Şâhidî Şerhlerinden Tuhfe-i Mîr’in Şerh Metodu”, Mevlânâ,
Mesnevi, Mevlevihaneler Sempozyumu, 30 Eylül-01 Ekim 2006, MANİSA.
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature
and History of Turkish or Turkic
Volume 2/4 Fall 2007

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar