RENKLER ULAMI ÜZERİNE TÜRKÇE VE ARAPÇA SÖZLÜK TABANINA YÖNELİK GÖZLEMLER

Turkish Studies - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012, p.963-977 , ANKARA/TURKEY
ÖZET
Bu çalışma, sözlükbilimin genel ilkeleri ve kavram hiyerarşisi
bağlamında oluşturulmuştur. Arapça ve Türkçe renk kavramlarını
oluşturma yöntemlerini ve oluşturulan kavramları sözlükselleştirme
potansiyelini ortaya çıkarmak üzere hazırlanmıştır. Çalışmadaki veri
tabanı “renkler” kavram alanına dair Türkçe ve Arapça sözlük tabanına
yönelik görünümleri ve buna dair karşılaştırmaları kapsamaktadır. Bu
veritabanı kavram hiyerarşisi açısından tablolaştırılarak niteliksel ve
niceliksel açıdan değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Kavram, Kavram Hiyerarşisi, Renkler Ulamı,
Üst Kavram, Temel Kavram, Alt kavram
OBSERVATIONS ON “COLORS” CATEGORIES ACCORDING TO
TURKISH AND ARABIC DICTIONARY BASE
ABSTRACT
This study is composed in accordance with general principles of
lexicography in the context of the concept hierarchy. It has been prepared
for finding out the potential of the methods of the concept formation and
lexicalization of the color concepts of the Arabic and Turkish language.
The database obtained from the Arabic and Turkish dictionary contains
assessments and comparisons on “colors”categories. This database, being
tabulated, has been qualitatively and quantitatively evaluated in the
context of concept hierarchy.
Key Words: Concept, Conceptual Hierarchy, Colors categories,
Superordinate, Basic level, Subordinate.
Giriş
Kavramların oluĢumu her dilde farklı Ģekillerde olmaktadır. Kavramlar toplumların yaĢayıĢ
tarzlarına, kültürlerine, insanlık deneyimlerine ve beklentilerine göre zaman içinde çeĢitlenmekte
ve buna bağlı olarak da dilin söz varlığı geniĢlemektedir. Zaman ilerledikçe insanların
gereksinimlerinin artması sonucunda günlük hayatı kolaylaĢtırmaya yönelik yeni icatlar
yapılmakta, bu da Ģüphesiz dillerin sözvarlığına yeni kavramlar katmaktadır. Bu, sadece bilim ve

* Dr., Ankara Ü. DTCF Doğu Dilleri ve Ed. Böl. Arap Dili ve Ed. ABD. El-mek: adalarbahr@yahoo.com
964 Derya ADALAR SUBAŞI
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
teknolojide değil, toplumsal ve bireysel hayatta karĢılaĢılan her türlü geliĢmede aynı sonucu
doğurmaktadır. Bu da demektir ki değiĢen dünyayla beraber dil de değiĢmekte ve geliĢmektedir.
ÇalıĢmada Türkçe ve Arapçanın sözcük oluĢturma yetilerini sözlük verilerine dayalı bir
görünümle “renkler” kavram alanı üzerinden belirlemek amacıyla, bu kavram alanına giren tüm
sözcükler sistematik yoğun gözlem tekniğiyle belirlenmiĢtir. ÇalıĢmada kullanılan bu tekniğe göre
incelenen olgu rastlantıya mahal vermeksizin, olması gerektiği gibi, önceden hazırlanmıĢ bir
çizelge üzerinde iĢaretlenerek incelenir. Bu gözlem Ģeklinde bir anlamda denetim sağlanmaktadır.
Denetim araçları gözlemlerin kesinlik ve inceliğini arttırdığı gibi onlara baĢka araĢtırıcılar
tarafından yinelenme özelliği yani nesnellik kazandırır (Baykal 2008). Bu bağlamda renkler
ulamına ait madde baĢları, kavram hiyerarĢisi içindeki yerlerine, sözcük yapısı olarak durumlarına,
kaynak dillerine göre tablolaĢtırılmıĢ, değerlendirmeler bu tablolar üzerinden yapılmıĢtır. Arapça
sözlük için tabloya madde baĢının Arapça ve Türkçe yazılıĢı, Arapça anlamının Türkçe çevirisi ve
Türkçe anlamı da eklenmiĢtir. Bu tablolara geniĢ yer kaplayacağı düĢünüldüğünden makalede yer
verilmemiĢtir. ÇalıĢma veri tabanlı olma özelliği taĢıdığından sonuçları bu veri tabanıyla sınırlı
olmak üzere ortaya koyulacaktır. Ġncelenen veritabanı hem Arapça, hem Türkçe için günlük dili ve
sözvarlığını en iyi yansıttığı düĢünülen genel sözlükler kullanılarak hazırlanmıĢtır. Arapça elMu’cemu’l-‘Arabiyyu’l-Esâsî
(Temel Arapça Sözlük), farklı Arap ülkelerinden Arap Dil Kurumu
mensupları, araĢtırmacılar, sözlük yazarları ve dilbilimciler tarafından modern hayatın
gereksinimlerine karĢılık verecek bir sözlük ihtiyacını gidermek amacıyla oluĢturulmuĢtur. Bu
sözlük basım tarihi olarak da günümüze en yakın olan sözlüktür. Türkçe sözlükten kullanılan
veriler için, TDK 1998 Türkçe sözlük ve yetersiz kaldığı yerlerde, TDK Online Güncel Türkçe
Sözlük kullanılmıĢtır.
1. Kavram ve Kavram Hiyerarşisi
Veritabanı oluĢturulurken “renkler” kavram alanına ait Türkçe ve Arapça sözcüklerin
kavram hiyerarĢisindeki değerleri üst kavram (superordinate), temel kavram (basic level) ve alt
kavram (subordinate) olarak betimlenmiĢtir.
Kavram, dünyadaki nesnelerin, biçimlerin, olgu, durum ve devinimlerin dilde anlatım
buluĢudur. Dünyadaki nesnelerin ortak niteliklerine dayanan, dile özgü bir genelleme, soyutlamadır
(Aksan, 2000: III,151) .
Vardar ise kavramı “ortak özellikler taĢıyan bir dizi olgu, varlık ya da nesneye iliĢkin genel
nitelikli bir anlam içeren, değiĢik deneyimlere uygun düĢen, dilsel kökenli her türlü tasarım,
düĢünü, imge, bir nesne, varlık ya da oluĢun anlıksal imgesi, gösterilen” olarak tanımlamaktadır
(1998:138).
Kavramlar, somut olay ve olguların, belirli tür ve özelliklerini kapsayan genelleĢtirilmiĢ
ortak adlarıdır. Kavramlar bu özellikleriyle tümeldirler ve içlerinde bu tümel özellikleri içeren tekil
öğeleri taĢırlar. Kavramlara ulaĢmak için olgu ve olayların ayırt edici özelliklerini belirlemek
gerekmektedir (Gökmen, 2004: 10).
Ġnsan zihninde anlamlanan, farklı nesne ve olguların değiĢebilen ortak özelliklerini temsil
eden bir bilgi yapısı olan kavram, bir sözcükle ifade edilir. Ġnsanlar, benzerlikleri ve farklılıklarıyla
birbirlerinden ayrılırlar. Örneğin, yaprakları, kökleri, dalları, hacimleri, meyveleri ve üreme
biçimleri açısından değiĢebilen ağaçların ortak yanları bu özellikleri taĢımasıdır. Bu algılarla
zihnimizde oluĢturduğumuz imaj ağaç olarak adlandırılır. Kavramların özellikleri nitelik ve nicelik
açısından değiĢir. Böylece kavramlar sürekli yeniden tanımlanırlar (Ülgen, 2004: 107).
Kavram oluĢturma iĢi insanın en temel biliĢsel etkinliklerinden biridir. Ġnsan dünyaya iliĢkin
tüm bilgisini, karĢılaĢtığı uyaranları kendi biliĢsel becerileri ve deneyimleri doğrultusunda algılayıp
Renkler Ulamı Üzerine Türkçe ve Arapça Sözlük Tabanına Yönelik Gözlemler 965
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
sınıflayarak yapılandırmaktadır. Bu soyut zihinsel yapılanma kavramsal ulam (conceptual
category) olarak adlandırılır. Kavramsal ulamlar biliĢsel araçlar olarak görülürler. Kavramların
benzer yönleri açısından iliĢkilendirilerek aynı ulam içine alınıyor olması öğrenmeyi de
kolaylaĢtırır (Croft ve Cruse, 2004:74). Evrendeki her Ģey ulamın (kategorinin) ya içinde yahut
dıĢındadır. Ulam içinde kalan Ģeyler gerekli bütün içkin niteliklere sahip Ģeylerdir. Ġçkin niteliklerin
birine yahut daha fazlasına sahip olmayan her Ģey ulamın dıĢında kalır. Ġnsani varlıklar için
kavramlaĢtırma dünyayı kavramanın asli araçlarından biridir ve bu tür asli bir araç olarak o, bu
amacı yeterli ölçüde esnek tarzda yerine getirmelidir. Ulamlar farklı amaçlar için farklı tarzlarda
sistematik olarak geniĢletilebilir. Sözün geliĢi ardıç kuĢu tipik bir kuĢtur, fakat tavuklar, deve
kuĢları, penguenler tipik kuĢlar değildir; ancak bunlar tipik kuĢlar olmasalar da kuĢtur. Bu farklı
çitler nesneleri, olayları ve tecrübeleri farklı amaçlar için geniĢ bir kategoriler çeĢitliliği altında
yerleĢtirmemizi, yani, algılanabilir tarzlarda pratik ayırımlar yapmamızı, yeni perspektifler
sağlamamızı ve açıkça farklı fenomenleri anlaĢılır kılmamızı sağlar (Lakoff ve Johnson, 2005:152-
154).
1.1.Üst Kavram
Aynı niteliği taĢıyan tüm kavramları kapsayıcı olan kavramlara üst kavram (meta-conceptsuperordinate)
adı verilir. Üst kavramlar diğerlerine göre daha az ayırıcı özelliğe sahiptir. Örneğin
hayvan üst kavramının belirleyici özelliklerini bulmak için balık, bitki, böcek gibi farklı alt gruplar
oluĢturulmalıdır. Üst kavramların karakteristik özelliklerinin daha az olduğu ve böylece de üst
kavramlarda aile benzerliği iliĢkilerinin az belirgin olduğunu söylemek doğru olabilir (Croft ve
Crose, 2004: 84-85).
Aksan kavramlar konusuna değinirken Ģöyle der:
“ insan zihninde var olan bir yeti, dünyadaki nesneleri sınıflandırmayı, genel kavramlara
ulaĢmayı sağlar. MenekĢenin, gülün, sardunyanın ortak niteliklerine dayanılarak yapılan bir
sınıflama “çiçek” kavramına, köpek, inek, at, tilki, tavĢan gibi yaratıklar “hayvan” genel kavramına
ulaĢtırır bizi” (2005: 40).
Aksan‟ın sözünü ettiği genel kavramlar, kavramın en üst aĢaması kabul edilen söz konusu
üst kavramlar (meta concepts) dan baĢka bir Ģey değildir.
1.2. Temel Kavram
Üst kavramları oluĢturan içeriğin tümü temel kavram (basic level/basic concept) olarak
adlandırılır.
Eleneur Rosch‟un bilinen kavram hiyerarĢisi, temel kavram kategorilerinin üzerine
kurulmuĢtur. Köpek, elma, tornavida gibi temel kavram kategorileri hayvan, meyve, alet edevat
gibi üst kavram kategorilerinden ve çoban köpeği, roma elması, philips tornavida gibi alt kavram
kategorilerinden ayrılmaktadır. Temel kavramlar esas olarak nitelendirilirler çünkü en biliĢsel ve
ayırt edici, kategori içi üye benzerliklerinin en uyumlu olduğu kavram düzeyidir (Burns, 1992:
186-187).
Hampton‟a göre temel kavram olan sözcükler,
 bir kategorinin en belirgin özelliklerini taĢıyan,
 zihinde en hızlı Ģekilde ortaya çıkan,
 en hızlı Ģekilde resmi oluĢturulan,
 çocukların ilk olarak öğrendikleri,
966 Derya ADALAR SUBAŞI
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
 genelin bir çok özelliğini üzerinde barındıran,
 objelerin az ya da çok birbiriyle aynı olduğu,
sözcüklerdir (1993: 6-7).
Temel kavram olarak nitelendirilen objeler üst kavramlara göre sayıca hayli fazladır. Temel
kavram objeleri en kapsamlı kategorilerdir, çünkü genel olarak üyelerin görünüĢüyle ilgili zihinde
bir imaj oluĢtururlar. Aslında kavramlar baĢlangıçta temel kategorileriyle görünür ve tanımlanırlar,
alt ve üst kavramlarının birer üyesi olarak etiketlenirler (Rosch, 2002: 256-258).
1.3. Alt Kavram
Alt Kavram (sub-concept-subordinate) temel kavramların kendi içindeki çeĢitlenmesi olarak
tanımlanabilir ( Löbner, 2001:184).
Her üst kavramın alt kategorisi vardır. Buna göre, üst kavram varsa ona bağlı temel ve alt
kavramlar da var olacaktır. Dolayısıyla üst kavram ne kadar çoksa, temel ve alt kavramların da o
kadar çok olması beklenir.
2. Renkler Ulamı
Renkler evrenseldir. Öyle ki renklerin toplumlara, dönemlere, uygarlıklara g ِ öre değiĢik
biçimlerde ortaya çıkan ve değiĢik biçimlerde tanımlanan, tamamen kültürel birer olgu oldukları da
savunulabilir. Renkler hep bir dıĢ gerçekliğe, bir nesneye, bir göndergeye bağlı olarak varlıklarını
sürdürürler (Topçu: 2001: 132). Renk kavramını yeterli bir Ģekilde ortaya koyabilmek için çeĢitli
coğrafi unsurlar, kıyafetler, kullanılan eĢyalar da etnolojik, sosyolojik ve kültürel anlamda önem
taĢımaktadır (Küçük, 2010a: 185).
Kavram sınıflandırması açısından bakıldığında kavram çalıĢmalarında hangi dil olursa olsun
renklerin ayrı bir yeri bulunmaktadır. Diğer ulamlardan farklı olarak sistemdeki tüm renk
sözcükleri eĢit statüdedirler. Anlamsal açıdan bulanıklık arz etmezler. Temel kavram olan her renk
tektir. Örneğin siyah siyahtır, beyazsa beyaz. Bu rengin tonlarıyla ilgili maddebaĢları ise alt kavram
statüsündedirler. Örneğin kırmızı temel kavramını ele aldığımızda ondan daha kırmızı ya da daha
az kırmızı olan baĢka bir temel kavram bulunmamaktadır. Renk adlandırmaları incelendiğinde
dilde o kavramın rengini taĢıyan ya da ifade eden hangi sözcük veya simge varsa muhtemelen alt
kavram bu ismi alabilmektedir.
Berlin ve Kay‟ın renklerin evrenselliği teorisi renk kategorileri alanında ortaya çıkmıĢ en
önemli teorilerden biridir. Buna göre farklı diller sözvarlıkları içinde çok sayıda farklı temel renk
kategorileri kodlamıĢ olsalar da, bütün dillerde on bir ya da daha az ortak temel renk kategorisi
bulunmaktadır. Bu renkler dilden dile değiĢim göstermezler, hepsinde aynıdır. Berlin ve Kay‟ın bu
antropolojik çalıĢmasına göre renk adları geliĢigüzel olarak oluĢmamıĢtır. Bir dilde iki renk adı
varsa ki bu daha az olamaz, bu renkler mutlaka beyaz ve siyah olacaktır. ġayet bir dil üçüncü bir
temel renk kavramı içeriyorsa bu kırmızı, dördüncü bir temel renk kavramı içeriyorsa bu yeşil ya da
sarı, beĢinci bir temel renk kavramı içeriyorsa bu yeşil ve sarı, altıncı bir renk kavramı içeriyorsa
bu mavi, yedinci bir temel renk kavramı içeriyorsa bu kahverengi, sekiz ve daha fazla renk kavramı
içeriyorsa bunlar mor, pembe, turuncu, gri veya bunların bazı birleĢimleridir. Dolayısıyla bu on bir
renk beyaz, siyah, kırmızı, yeşil, sarı, mavi, kahverengi, mor, pembe, turuncu ve gri’dir. ġayet bir
dil on birden daha az renk adlandırması yapmıĢsa burada hangi renk kategorilerinin kodlanacağını
gösteren net sınırlamalar bulunmaktadır (Berlin&Kay, 1969:2-5). Berlin ve Kay‟ın bu teorisi gerek
tablolar, gerek deneysel yetersizlikler, transkripsiyon hataları, ülkelerdeki iki dilli ve sömürgesel
faktörlerin göz ardı edilmesi gerekçesiyle Saunders tarafından eleĢtirilmiĢtir (2000: 24).
Renkler Ulamı Üzerine Türkçe ve Arapça Sözlük Tabanına Yönelik Gözlemler 967
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
Türkçe ve Arapça sözlük tabanından elde edilen renk kavramları incelendiğinde Berlin
ve Kay‟ın teorisine göre her iki dilde de sıklıkla kullanılan renklerin bu on bir renkten çok daha
fazla olduğu aĢağıdaki örneklerde görülecektir. 1
(Dipnotlar makalenin sonunda notlar baĢlığı
altında yer almaktadır)
2.1. Renkler Ulamı Üzerine Türkçe ve Arapça Sözlük Tabanına Yönelik Gözlemler
Renkler kavram alanı gerek temel sözvarlığının bir parçası oluĢu, gerek Türkçenin ve
Arapçanın bu kavram alanında çok alt kavram adlandırmıĢ bir dil olarak düĢünülmesinden dolayı
incelemede önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca daha önce de değindiğimiz gibi üst kavram
alanları içinde en belirgin üst kavram adlandırması renkler kavram alanında yapılabilmektedir.
Çünkü hangi renk olursa olsun üst kavramı renk sözcüğüdür.
Genel olarak Türkçede doğadan somutlaĢtırma yoluyla yapılmıĢ renk adlarının daha çok
yiyecek, içecek, bitki adı, hayvanlar, madenler, nesneler, özel adlar, gökle ilgili adlandırmalar,
maddelerle ilgili adlandırmalar, tabiatla ilgili adlandırmalar, organ adları, hastalık adları, dinî
kavramlar, meslekler, zaman ve coğrafi kavramlara bağlı olarak oluĢturulduğu tespit edilmiĢtir
(Küçük, 2010b:157).
Türkler renk adlandırmalarında genellikle doğaya bağlı somut bir anlatıma yönelmiĢ, bu
amaçla doğadaki çeĢitli nesnelerden yararlanmıĢlardır. Renk tonlarındaki çeĢitlilik ve canlı anlatım
bunun açık bir örneğidir. Renk adları yönünden Türkçe son derece zengin bir dildir. Türkçede renk
tonları büyük bir çeĢitlilik gösterir. “Bir baĢka deyiĢle Türk‟ün dünyası baĢka uluslarınkinden çok
daha renklidir” (Aksan, 2009: 59-60). Türkçenin renkler konusunda çok güçlü bir anlatımı vardır.
Türkçenin renk adlandırmaları bakımından birçok dile göre daha varsıl olduğu söylenebilir.
Ayrıntılarına kadar tonları betimleyen renk adları Türkçede oldukça geniĢ bir sözvarlığı
oluĢturmaktadır (Akdoğan ve Aydın: 50).
Kavram hiyerarĢisi açısından bakıldığında Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğünün 1998
baskısında yer alan renk adları incelendiği zaman 162 adet sözcük belirlenmektedir. Bu
sözcüklerden 4 tane üst kavram, 20 tane temel kavram, 138 tane alt kavram belirlenmektedir.
Türkçe sözlükte yer alan madde baĢları incelendiği zaman alt kavramların sayıca çokluğu
dikkat çekmektedir. Bu madde baĢlarına kaynak dillerine göre bakıldığında ise yabancı kökenli
madde baĢları içerisinde Arapça sözcüklerin çoğunlukta olduğu görülmektedir.
Türkçe sözlüğe ait renkler veritabanında yer alan sözcükler incelendiğinde 67 adet Arapça
sözcük belirlenmektedir. Bu sözcüklerden 18 tanesi tamamen Arapça, (beyaz, mavi, eflatun,
eflatuni, havai, havai mavi, esmer, fındıkî, fıstıki, firfiri, kimyoni, kırmızı, leylaki, patlıcani, şarabi,
tahini, zeytuni, zümrüdi)
8 tanesi Türkçe sözcüğe Arapça ek getirmek (nisbet ya‟sı) getirmek suretiyle TürkçeArapça:
(altuni, angudi, çividi, demiri, gümüşi, kurşuni, kuzguni, samani)
15 tanesi içinde Arapça sözcük barındırmak suretiyle Türkçe+Arapça (açık kahverengi, açık
kırmızı, açık mavi, Akdeniz mavisi, alev kırmızısı, ateş kırmızısı, boncuk mavisi, çivit mavisi, deniz
mavisi, gece mavisi, gökyüzü mavisi, kan kırmızı, koyu kahverengi, koyu mavi, sütlü kahverengi

1 Türkçe renk kavramlarının Berlin ve Kay‟ın teorisi açısından ayrıntılı incelemesi için bkz. Özgen (1998), Arapça renk
kavramlarının Berlin ve Kay‟ın teorisi açısından ayrıntılı incelemesi için bkz. Abdulrahman s. Al-Rasheed v.d., 2011,
Biggam, Carole P., Carole Hough, Christian J. Kay and David R. Simmons (eds.), New Directions in Colour Studies. 458
pp. + index (pp. 53–58) colleges.ksu.edu.sa/Arabic%20Colleges/.../الرشيد20%عبدالرحمن.pdf, e.t. 01.07.2011
968 Derya ADALAR SUBAŞI
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
5 tanesi Arapça+Türkçe (bakla çiçeği, mercan yeşili, safra yeşili, tavus yeşili, zümrüt yeşili)
8 tanesinin Farsça sözcüğe Arapça ek (nisbet ya‟sı) getirmek suretiyle Farsça-Arapça
(barudi, gülgüli, laciverdi, nohudi, erguvani, haki, sincabi, tarçıni)
6 tanesi Arapça+Farsça (gurup (Ar.gurub) rengi, hardal rengi, kahverengi, şarap rengi,
tahin rengi, zeytin rengi)
2 tanesi Yunanca sözcüğe Arapça ek getirmek suretiyle Yunanca-Arapça (filizi, limoni)
3 tanesi Fransızca+Arapça (kristal mavisi, petrol mavisi, safir mavisi)
1 tanesi Ġtalyanca+Arapça (Lavanta mavisi)
1 tanesi Türkçe+Arapça+Farsça (kuzguni siyah)
Türkçe sözlükte yer alan renk kavramları kavram hiyerarĢisi bakımından incelendiğinde alt
kavramların çoğunlukta olduğu gözlenmektedir. Kavram hiyerarĢisi içinde 138 adet alt kavram
bulunmaktadır. (açık kahverengi, açık mavi, açık pembe, açık sarı, açık yeşil, Akdeniz mavisi, alev
kırmızısı, altın sarısı, ateş kırmızısı, bakır rengi, bal rengi, balköpüğü, barudi, barut rengi, bej,
bergamodi, boncuk mavisi, bordo, böcek kabuğu, bronz, buğday rengi, camgöbeği, çakır, çam
yeşili, çingene pembesi, çividi, çivit mavisi, çivit rengi, deli alacası, demirî, deniz mavisi, devetüyü,
duman rengi, eflatun, eflatunî, ela, erguvani, esmer, fes rengi, fındık kabuğu, fındıki, fıstıki, fildişi,
filizî, firfiri, füme, galibarda, gece mavisi, göğem, gökyüzü mavisi, gurup rengi, gül rengi,
gülkurusu, gümüş grisi, gümüş rengi, gümüşi, güvela, güvercin göğsü, güvercinboynu, güvez, haki,
hardal rengi, havai mavi, kan kırmızı, kara sarı, kavuniçi, kazboku, kemik rengi, kestane rengi, kır,
kızıl, kızılşap, kimyoni, kiremit rengi, kirli sarı, koyu gri, koyu kahverengi, koyu kırmızı, koyu
lacivert, koyu mavi, koyu pembe, koyu sarı, koyu yeşil, kristal mavisi, kumral, kurşun grisi, kurşuni,
kuzguni, küf yeşili, kül rengi, lavanta mavisi, leylaki, limon küfü, limon sarısı, limoni, maron,
menekşe rengi, mercan yeşili, nefti, nohudi, okyanus mavisi, orman yeşili, ördekbaşı, ördekgagası,
patlıcani, pekmez köpüğü, petrol mavisi, portakal rengi, safir mavisi, safra yeşili, saman rengi,
saman sarısı, samani, saz rengi, sıçankırı, sincabi, süt mavisi, şarabi, şarap rengi, şekerrenk, taba,
tahini, tarçıni, tavşankanı, tirşe, toprak rengi, toz pembe, turuncu, turkuaz, turkuaz yeşili, turkuaz
mavisi, tütün rengi, vişneçürüğü, yavruağzı, zeytin rengi, zeytuni, zümrüt yeşili) 2
(Küçük,
2010c:422-423).
Bu kavramlar incelendiğinde Türkçe sözlükte renk kavramının genellikle alt kavramlarla
yansıtıldığı gözlenmektedir. Renk ifade eden sözcüklerin sözcük öbeklerinden oluĢması ve bu
öbeklerin madde baĢı olarak iĢaretlenmesi sözlükte renk kategorisine ait madde baĢı sayısını
artırmıĢtır.
Renkler ulamına ait alt kavramlar içinde aynı anlama gelen kavramları ifade eden madde
baĢları dikkat çekmektedir. Örneğin, çividi, çivit mavisi, çivit rengi, barudi, barut rengi, eflatun,
eflatuni, fındık kabuğu, fındıki vb. renkler tek bir rengi ifade etmektedir. Aynı rengin hem Arapça
nisbet ya‟sı eklenmiĢ Ģekli, hem Farsça renk sözcüğü eklenmiĢ hali, hem de normal hali sözlükte
yer almaktadır. Bu da Türkçe sözlüğün, yeni madde baĢlarının yanı sıra eskilerini de sözlükte
barındırdığını, madde baĢı atma eğiliminde olmadığını göstermektedir. Arapça kökenli madde
baĢlarının yeni madde baĢlarına nazaran sözlükte tutunabilmesi Türk Dil Kurumu Türkçe
Sözlüğünün TürkçeleĢtirmeyi önemseyip önemsemediği sorusunu akıllara getirmektedir.
Arapça sözlük bağlamında renkler üst kavram alanı içinde 70 adet kavram bulunmaktadır;
ancak bu kavramlar içinde Arapçada kullanılan ve genel bir sözlükte olması gereken renk

2
Türkçe renk kavramlarıyla ilgili ayrıntılı bir dizin için bkz (Ayvazoğlu, 2001: 62-65).
Renkler Ulamı Üzerine Türkçe ve Arapça Sözlük Tabanına Yönelik Gözlemler 969
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
kavramlarının hepsi yer almamaktadır. Bu eksikliği tamamlayabilmek amacıyla Arapça Renkler
Sözlüğü’nün (Mu„cemu‟l-Elvân) ve diğer sözlüklerin taranması sonucunda genel bir sözlükte
olması gereken ama bu sözlükte yer almayan 35 renk kavramı daha belirlenerek, sözlükten elde
edilen 70 kavrama ilave edilmiĢtir. Böylece Arapça renkler ulamına ait 105 adet kavram
belirlenmiĢtir.
Bu kavramlar içinde 1 tane üst kavram, 15 adet temel kavram, 89 adet alt kavram
belirlenmektedir. Burada da Türkçede olduğu gibi renk kavramını belirten sözcüklerin daha çok alt
kavramlarla yansıtıldığı görülmektedir. Alt kavramların çok olması, ilgili ulam içinde temel
kavramlarla iliĢkili sözcükler için yeni kavramlar türetildiğini de göstermektedir.
Renkler kavram alanı tablosu incelendiğinde bu tabloda yer alan sözcüklerin 32 tanesinin
türemiĢ, 73 tanesinin basit sözcükler olduğu dikkat çekmektedir. TüremiĢ olan renk kavramlarını
incelediğimiz zaman bu kavramların fiilden türemiĢ isimler olmadığını görüyoruz. Bu sözcükler,
renk sözcüklerinin mastar biçimlerinden türetilmiĢlerdir. Kızarmak, beyazlaĢmak vb. gibi fiiller,
kırmızı olmak, beyaz olmak gibi mastarlardan türetilmiĢlerdir.
Renkler kavram alanına giren sözcükler kaynak dillerine göre incelendiğinde ise bu
sözcüklerden 3 tanesi Farsça+Arapça, 3 tanesi Farsça, 1 tanesi Yunanca, 3 tanesi Yunanca+Arapça,
1 tanesi Aramice-Süryanice, 2 tanesi Aramice- Süryanice +Arapça olarak belirlenmektedir. 3
Arapça sözlükte renkler kavram alanına giren sözcükler incelendiğinde bu sözcükleri
yapısal, anlamsal ve türsel özelliklerine göre üç grupta incelememiz yerinde olacaktır.
a) Yapısal açıdan:
Arapça renk adlandırmaları incelendiğinde bu sözcüklerin büyük çoğunluğunun Arapçada
kullanılan farklı kalıplardan geldiklerini görüyoruz. Örneğin renk adlandırmalarından bazıları لعُ
أْف
(ef„alu) formunda eril, bazıları عالءْ َف (fa„la‟) formunda diĢil gelmektedir. Bu kalıplar Arapçada sıfatı
müşebbehe olarak adlandırılır. Sıfatı müĢebbehe, güzellik, çirkinlik, renk, kusur gibi kalıcı anlamlar
ifade eden ismi fa„il (etken ortaç) türünden sözcüklerdir. Renkler açısından ele aldığımızda, renk
sözcükleri bu kalıpta geldiği zaman, o rengi daha yoğun olarak ifade ederler. Bu kalıp, anlama
kalıcılık ve aĢırılık kazandırmaktadır (Hasan, 1979: 271).
Renkler tablosu incelendiğinde bu kalıpta gelen 27 adet renk adlandırması belirlenmektedir.
Bu sözcükler aĢağıdaki gibi sıralanmaktadır. 4
بيضاء مؤ أبيض, abyad d. beydâ‟ :beyaz
حمراء مؤ أحمر ahmar d. hamrâ :kırmızı
ُدد ٌنن
أ ننَ أأد edcen ç. ducn :koyu siyah
خضراء أخضرمؤ ahdar d. hadrâ' :yeĢil
أأهم أهماء مؤ edhem d. dehmâ‟ :parlak siyah
أعج أعداء مؤ أأعج ed„ac d. da„câ' ç. du„c :göz için siyah, kara gözlü
أكن أكناء مؤ أأكن edken t. deknâ‟ ç.dukn :Rengi kırmızıyla siyah arasında olan

3 Bu sözcükler, ercuvânî, fustukî, kırmızî (Farsça Arapça) ḫâkî ez-zencî, es-semencûnî (Farsça), zumurrudî (Yunanca),
el-karanfulî, kerezî, yâkutî (Yunanca+Arapça), aṭlas (Aramice-Süryanice) , tûtî, el-aḥverî (Aramice-Süryanice+Arapça)
4 Bu konuda ayrıntılı bir çalıĢma için bkz. Bayraktar, Nesrin (2004: 56-77).
970 Derya ADALAR SUBAŞI
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
ربأ ربأاء مؤ أربأ erbed d.rebdâ' ç. rubd :alaca
ربش ربشاء مؤ أربش erbeĢ d. rebĢâ‟ ç. rubĢ :Rengi değiĢen, kırmızı bir nokta ve diğeri siyah
vb. gibi.
رقط رقطاء مؤ أرقط arkat d.raktâ ç. rukt :benekli
ُدش
ق
ُد
ر رقشاء أرقش arkaĢ, rakĢâ' ç. rukĢ :benekli
زرقاوات زرقاء مؤ زرق أزرق azrak ç. zurk d. zerkâ' ç. zerkâvât : mavi
سحم سحماء , أسحم eshem d. semhâ' ç. suhm :siyah
مر
ُد
سمراوات سمراء , س أسمر esmer ç. sumr d. semrâ' ç. semrâvât :esmer
سوأاوات سوأاء سوأ أسوأ esved ç. sûd d.sevdâ' ç. sevdâvât :siyah
شقر شقراء مؤ أشقر aĢkar d. Ģakrâ'ç.Ģukr : sarıĢın
شهب شهباء مؤ أشهب eĢheb d. Ģehbâ' ç. Ģuhb :Saçın siyahının beyazla karıĢması.
صفراوات صفراء مؤ صفر أصفر asfar ç. sufr d. safrâ ç. safrâvât : sarı
صهباوات صهباء مؤ صهب أصهب ashab ç. suhb d. sahbâ' ç. sahbâvât
(Beyazlık ve kırmızılık içeren sarı renk.)
غبراوات غبراء مؤ غبر أغبر ağbar ç. ğubr d. ğabrâ' ç. ğabrâvât :toz rengi
طمساء مؤ أطمس atlas t. talsâ‟ : Siyaha çalan gri renk
نمراوات نمراء مؤ نمر أنمر enmer ç. numr d. nemrâ' ç. nemrâvât : kaplan desenli
ُد ٌنق
ر
ُد
و ورقاء مؤ أورق evrak d. varkâ' ç. vurk :füme
األحتم el-ahtem :siyah
األخصفel-ahsaf :Rengi kül rengi gibi olan
األخطب el-ahtab :siyahla karıĢık yeĢil
األشزر el-eĢzer :kırmızı
Bu renklerin açık ya da koyu Ģekillerini belirtmek için de أاعع (fâ„il) vezninde أاتح (fâtıh,
açık), غامق (gâmık, koyu), قاتم (kâtım, koyu) sözcükleri kullanılmaktadır. ġayet renk sözcüğü
sözlükte bu Ģekilde geçiyorsa bu adlandırmalar tabloda madde baĢı olarak değerlendirilmiĢtir.
Arapça sözlükte bazı renklerin de, o rengi temsil eden cins isimlere nisbet ya‟sı (ي)
eklenmesi suretiyle elde edildiğini görüyoruz. Nisbet ya‟sı Arapçada sonuna geldiği isim açısından
teklik bildirmektedir. Örneğin bunnî (kahverengi) dediğimizde bunn (kahve) kelimesine nisbet
ya‟sının eklendiğini ve “bir kahvenin renginde” anlamı taĢıdığını görmekteyiz. Son harfi nisbet
ya‟sı olan renklerin büyük çoğunluğunda bu durum gözlenmektedir. Renkler tablosu
Renkler Ulamı Üzerine Türkçe ve Arapça Sözlük Tabanına Yönelik Gözlemler 971
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
incelendiğinde 38 adet rengin bu özellikte oluĢtuğu görülmektedir. Bu renkler aĢağıdaki gibi
sıralanmıĢtır:
بن bunn: kahve بني bunnî: kahverengi
برتقال burtukâl :portakal برتقالي burtukâlî :portakal rengi, turuncu
بنفسج benefsec :menekĢe بنفسدي benefsecî :menekĢe rengi (mor)
تراب turâb : toprak ترابي turâbî : toprak rengi
حنطة hınta :buğday حنطي hıntî : buğday rengi
خمر hamr :Ģarapخمري hamrî : Ģarap kırmızısı
ذهب zeheb :altın ذهبي zehebî: altın rengi
أردوان ercuvân (erguvan çiçeği) ercuvânîأردواني ercuvânî : erguvani, erguvan
çiçeğinin rengi)
رصاص rasâs : kurĢun رصاصي rasâsî :kurĢun rengi
رماأ remâd :külرماأي remâdî:kül rengi
زمرأ zumurrud : zümrütزمرأي zumurrudî : zümrüt rengi
زيتون zeytûn : zeytin زيتوني zeytûnî : zeytin rengi
زهرة zehre: çiçek زهري zehrî: pembe
عا âc : fildiĢi عادي âcî : fildiĢi rengi
عسل „asel : bal عسمي ‘aselî : bal rengi
فستق fustuk :fıstık فستقي fustukî :fıstık rengi
فضة fıdda : gümüĢ فضي fıddî: gümüĢ rengi
قرف kırf :karanfil قرفي kırfî : karanfil rengi
قمح kamh :buğday قمحي kamhî:buğday rengi
ٌنؤ
لؤل lu'lu‟ : :inci ييٌّ لؤلؤ lu'lu‟î : inci rengi
مشمش miĢmiĢ : kayısı مشمشي miĢmiĢî : kayısı rengi
كحل kuhl : sürme كحمي kuhlî : sürme rengi, lacivert
نفط neft : petrol نفطي neftî : petrol rengi
نيل nîl :nil nehri نيمي nîlî : nil mavisi
972 Derya ADALAR SUBAŞI
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
ورأ verd : gül ورأي verdî : gül rengi, pembe
بنأق bunduk :fındık بنأقي bundukî: fındık rengi
تبن tibn : saman تبني tibnî: saman rengi
توت tût : dut توتي tûtî : dut rengi
خوخ havh : Ģeftali خوخي havhî : Ģeftali rengi
سماءsema‟ : gökyüzü سماوي semâvî :gök rengi
قرنفل karanful : karanfil قرنفمي karanfulî : karanfil rengi
طحين tahîn : tahin طحيني tahînî : tahin rengi
طوب tûb : tuğlaطوبي : tûbî : tuğla rengi
طين tîn : balçık طيني : tînî : balçık rengi
كرز kerez : kiraz كرزي kerezî : kiraz rengi
كريم krîm : krem كريمي krîmî : krem rengi
ياقوت yâkut : yakut ياقوتي yâkûtî : yakut rengi
Burada dikkat çeken husus sıfatı müĢebbehe olarak gelen renk adlarının oluĢabilmesi için
rengin mastar kökü gerekirken, nisbet ya‟sı alarak oluĢan renk adları için o rengi gösterecek varlık
isimlerinin gerektiğidir.
Türkçe sözlükte de aynı tarz renk adlandırmaları bulunmaktadır. Bu tarz adlandırmalarda
kavramın hem nisbet ya‟sı eklenmiĢ Arapça Ģekli, hem somut varlığın sonuna “rengi” sözcüğü
eklenerek oluĢturulan Türkçe Ģekli yer almaktadır. Bu tür kavramlar arasında açık kahverengi,
bakır rengi, bal rengi, barudi, barut rengi, bergamodi, buğday rengi, duman rengi, erguvani, fes
rengi, fındıki, fıstıki, filizi, fırfiri, gurup rengi, gül rengi, gümüş rengi, gümüşi, hardal rengi, haki,
kahverengi, kemik rengi, kestane rengi, kiremit rengi, kimyoni, koyu kahverengi, kurşuni, kuzguni,
leylaki, limoni, menekşe rengi, nefti, nohudi, portakal rengi, saman rengi, samani, saz rengi,
sincabi, şarap rengi, toprak rengi, tütün rengi, zeytin rengi, zeytuni bulunmaktadır.
b)Anlamsal açıdan:
Arapça sözlükte yer alan renklere ait kavramlar incelendiğinde kimi zaman aynı renk
kavramına iĢaret eden, kimi zaman da küçük farklarla aynı rengin farklı tonları için kullanılan
farklı kavram adlandırmalarının yapıldığını görüyoruz. Bu özellik genellikle siyah, beyaz ve
kırmızı gibi renklerde belirginleĢmektedir.
Beyaz
Arapçada beyaz sözcüğü için yapılan farklı kavram adlandırmaları aĢağıdaki gibidir.
بيضاء مؤ أبيض : abyad d. beydâ’ : Beyaz
Renkler Ulamı Üzerine Türkçe ve Arapça Sözlük Tabanına Yönelik Gözlemler 973
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
مدزع : mucza’ : Beyaz ve siyahın bir araya geldiği Ģey. Mesela etin beyaz ve kırmızı olan
kısmı.
ٌن
ُد ذرء
ذررء مؤ أذرأ: ezra', zerâ' ç. zur’ :Ak saçlı. ġakaktaki saçın aklaĢması, Ģakağa düĢen ak.
أعج أعداء أأعج: ed‘ac, da‘câ' ç. du‘c :Göz bebeğinin iri ve koyu siyah, ağ tabakasının süt
beyazı olması.
ييٌّ لؤلؤ : lu'lu’î: Ġnci beyazı.
شهب شهباء مؤ أشهب: eşheb d. şehbâ' ç. şuhb Saçın siyahının beyazla karıĢması.
زهرة : zehre: Saf beyazlık.
نعج: na‘c : Saf beyazlık.
حوراء األحوري: el-ahverî Pürüzsüz beyaz.
البمق : el-belak : Soluk beyaz.
العفرة :el-‘ufra : Kırmızıyla karıĢan ve küf rengi gibi olan beyaz.
Türkçe sözlükte ise ak sözcüğü dıĢında beyaz kavramını ifade eden sözcük
bulunmamaktadır.
Siyah
Siyah sözcüğü için de aynı durum söz konusudur. Arapçada siyahlığa dair renk
adlandırmaları da aĢağıdaki gibi sıralanmaktadır.
الزندي : ez-zencî: Siyah
سحم سحماء , أسحم : eshem d. semhâ' ç. suhm : Siyah
سوأاوات سوأاء سوأ أسوأ : esved ç. sûd d.sevdâ' ç. sevdâvât :Siyah
فاحم أسوأ : esved fâhım (Kuzguni siyah)
األحتم : el-ahtem :Siyah
سخام : suhâm: Ġs siyahı
الغأافي :el-ğudâfî: Siyah
أكن أكناء مؤ أأكن : edken t. deknâ‟ ç.dukn :Rengi kırmızıyla siyah arasında olan.
Türkçe sözlükte siyahlığa dair kavramlar incelendiğinde Arapçadan geçen esmer dıĢında,
kara, kara sarı ve siyah sözcükleri bulunmaktadır. Esmer sözcüğü Türkçe sözlükte siyaha çalan
buğday rengi olarak açıklanmaktadır.
5 Arapça sözlükte ise aĢağıda da görüleceği gibi bu rengin
sadece cilt için kullanıldığı açıklanmaktadır.

5
Sarı rengiyle ilgili ayrıntılı bir inceleme için bkz (Bayraktar, Nesrin 2006:209-218).
974 Derya ADALAR SUBAŞI
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
Kırmızı
Kırmızı sözcüğüne dair yapılan renk adlandırmalarında da benzer durum gözlenmektedir.
حمراء مؤ أحمر : ahmar d. hamrâ : Kırmızı
خمري : hamrî: ġarap kırmızısı
بسة
دُ أبسي ، أ : Dubse, debsî : Koyu kırmızı
القرنفمي :el-karanfulî : Açık kırmızı (gül kırmızısı)
قاني kânî : Kan kırmızı.
كرزي : kerezî: Kiraz kırmızısı
قرمزي : kırmız: Kırmızı
قرفي :kırfî : Koyu kırmızı
األشزر : el-eĢzer : Kırmızı
وقِن : nûk : Ġçinde hafif kırmızılık olan beyaz
يانع : yâni„ :Parlak kırmızı
الياقوتي : el-yâkutî : Koyu kırmızı
Burada Arapçanın aynı rengin farklı tonları için de yeni kavram adlandırmaları yaptığı
gözlenmektedir. Türkçe renk kavramlarına ait alt kavram olarak nitelendirilen sözcükler sıfatlarla
yapılan sözcük öbekleriyle oluĢturulmuĢtur. Arapça ise, çoğu zaman Türkçenin yaptığı gibi sıfatlar
kullanmak yerine yeni bir sözcük ortaya koymaktadır. Bu anlam çeĢitliliği ve dil zenginliği
düĢünülürken Arapça lehçe farklılıkları ve Arapçanın konuĢulduğu coğrafyanın büyüklüğü de göz
önüne alınmalıdır.
Türkçe sözlükte kırmızı sözcüğünün nitelemelerini incelediğimizde alev kırmızısı, ateş
kırmızısı, bordo, galibarda, güvez, kan kırmızı, kırmızı, kızıl, kiremit rengi, koyu kırmızı, şarabi
renkleri görülmektedir. Her ne kadar kırmızı sözcüğü Arapçadan Türkçeye geçmiĢ olsa bile,
Arapça kânî (kan kırmızı) renk adlandırması Türkçeden Arapçaya geçmiĢ bir kullanımdır.
Türkçe sözlük, Arapçadan farklı olarak sarı renk için pek çok madde baĢı üretmiĢtir. Bu
sözcükler arasında kara sarı, kirli sarı, koyu sarı, altın sarısı, civciv sarısı, hint sarısı, limon sarısı,
saman sarısı, yumurta sarısı bulunmaktadır. Güncel Türkçe sözlük bu alt kavramları sarı madde
baĢının alt sıralamasında hiyerarĢik olarak sunmaktadır.6
Renk adlandırmalarının açıklamaları yapılırken Arapça sözlüğün yetersiz kaldığı
görülmektedir. Yukarıdaki tabloda da görüldüğü gibi kırmızı renginin tonuyla ilgili açıklamalar çok
geneldir. Türkçe sözlükte yer alan maddebaĢı açıklamalarında ise, kavram örneklerle ve detaylı
olarak açıklanmakta, sözlük kullanıcısının zihninde sözcüğün ne olduğuna dair bir resim
oluĢabilmektedir.

Renkler Ulamı Üzerine Türkçe ve Arapça Sözlük Tabanına Yönelik Gözlemler 975
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
c) Türsel açıdan
Arapçada öyle renk adlandırmaları da vardır ki sadece belli cins kavramları yansıtmak için
kullanılmaktadır.
Örneğin sadece hayvanların renklerini gösterir kavramlar vardır.
ُدد ٌنن
أ ننَ أأد :edcen ç. ducn : Siyah: daha çok hayvanlar için.
أهماء مؤ أأهم :edhem d. dehmâ‟ : Parlak siyah
صهباوات صهباء مؤ صهب أصهب ashab ç. suhb d. sahbâ' ç. sahbâvât: Beyazlık ve kırmızılık
içeren sarı renk. (sadece at için kullanılır, devetüyü kahverengisine yakın bir renk.)
Sadece cilt için kullanılan renk kavramları arasında,
حنطي :hıntî : Buğday rengi
مر
ُد
سمراوات سمراء , س أسمر :esmer ç. sumr d. semrâ' ç. semrâvât: esmer, Rengi siyah ve
beyaz arasında olan, cilt için.
شقر شقراء مؤ أشقر :eĢkar d. Ģakrâ'ç.Ģukr : Saç ve cilt için sarıĢın.
kavramları bulunmaktadır
Sonuç
Arapça ve Türkçe kavramlar incelendiğinde Türkçe sözlükte, Arapça birçok sözcüğe karĢılık
olabilecek madde baĢının bulunmadığı saptanmıĢtır. Türkçenin alt kavram oluĢtururken temel
kavramı alıp, baĢına bir niteleyici koyması, Arapçanın da bunu temel kavramın baĢına koyduğu bir
niteleyiciyle değil, yeni bir kavram adlandırmasıyla yapması Arapça ve Türkçenin dil iĢletim
sistemlerinin ne denli farklı olduğunu da göstermektedir.
Türkçe ve Arapça sözlük, madde baĢları açısından incelendiğinde açık, koyu gibi renk
nitelemelerinin Türkçe sözlükte birçok renk için madde baĢı olarak gösterildiği gözlenmektedir.
Arapça sözlük çoğu sözcükte bu tür nitelemeleri madde baĢı olarak göstermemiĢ, bu sözcükler için
de ayrı bir kavram türetmiĢtir. Arapçada aynı rengin farklı tonları için değil, bizzat rengin kendisi
için bile farklı madde baĢları olmasının sebebi, Arapçadaki diyalekt çeĢitliliği ve Arapça konuĢulan
coğrafyanın geniĢliği olabilir. Zira sözlükte bu tür sözcükler verilirken bazılarında parantez
arasında hangi Arap ülkesinin lehçesinde kullanıldıkları belirtilmektedir. Bu sözcüklerin Arapça
sözlük sınırını aĢıp, günlük dile, Arapçanın sözvarlığına ne ölçüde yansıdığı tartıĢma konusudur.
Bu durum yukarıda da belirtildiği gibi Türkçede de görülmektedir. Arapça renkler tablosunda yer
alan toplam 103 renk adlandırmasından yalnızca 37 tanesi Türkçe sözlükte karĢılanmaktadır.
Arapça sözlükte aynı kavramın farklı diyalektlerde kullanılan ya da artık hiç kullanılmayan Ģeklinin
yer alması bu sayıyı artırmıĢ olabilir. Öyle ki sözlükteki bazı kavramların anlamları anadili
konuĢucuları tarafından bile anlaĢılamamaktadır. Türkçe sözlük ise sürekli güncellenmekte,
içerdiği kavramlar açısından günlük konuĢma diline en yakın olacak tarzda düzenlenmektedir.
Sözlükte bulunmayan kavramsal detaylar ise lehçe ve alan sözlüklerinde dizinlenmektedir.
Sayısal verilerde de görüldüğü gibi her iki dilde de renkler adlandırılırken alt kavramlar
ağırlık kazanmaktadır. Bu da her iki dilin de dile yeni giren kavramları sözlükselleĢtirme
potansiyelinin olduğunun bir kanıtı olabilir.
976 Derya ADALAR SUBAŞI
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi Türkçede renk adlandırması yapılırken Arapçada
olduğu gibi nisbet ya‟sının getirildiği görülmektedir. Bu da Arapça dil kurallarının Osmanlıcanın
kullanıldığı dönemde Türkçenin söz varlığına yaptığı etkiyi gösterebilir.
Yapılan araĢtırmalar hem Arapça, hem de Türkçenin renkler kavram alanı açısından diğer
dillere göre daha zengin bir dil olduğunu göstermektedir. Özellikle Berlin ve Kay‟ın teorisini
hatırlarsak yaptığımız bu çalıĢmaya göre her iki dil de temel renk kavramları açısından dünyanın
pek çok dilinden daha çok kavram içermektedir. Bu kavramların günlük dilde ne kadar yansıtıldığı
ise farklı bir araĢtırma konusudur.
KAYNAKÇA
AKDOĞAN Gülser, AYDIN Özgür, (1995), Renklerin Adlandırılması ve Dil-Gerçek Sorunu,
Dil Dergisi, Sayı:28, 49-66.
AKSAN Doğan, (2000), Her Yönüyle Dil Ana Çizgileriyle Dilbilim, Ankara: TDK .
AKSAN Doğan, (2005), Anlambilim Konuları ve Türkçenin Anlambilimi, Ankara, Engin
Yayınevi.
AKSAN Doğan, (2009), Türkçenin Gücü, Ankara, Bilgi Yayınevi.
AYVAZOĞLU BeĢir, (2001), Çiçek ve Renk Adlarına Dair, C.21, Sayı 162-163, 62-65
BAYRAKTAR Nesrin, (2004), Kara ve Siyah Renk Adlarının Türkçedeki Anlam Boyutu
Üzerine, Tömer Dil Dergisi, Sayı: 126, Ankara, 56-77
BAYRAKTAR Nesrin, (2006), Kavram ve Anlam Boyutunda Sarı ve Tonları, Sosyal Bilimler
Enstitüsü Dergisi, 20, 209-218.
BERLIN Brent, KAY Paul, (1969), Basic Color Terms, their universality and evolution.
Berkeley&Los Angeles: University of California Press.
BURNS Barbara, (1992), Percepts, Concepts and Categories, Perceived Similarity in Perceptual
and Conceptual Development: The Influence of Category Information on Perceptual
Organization, The Representation and Processing of Information, Edited by Barbara
Burns, Elsevier science publishers, Netherlands.
CROFT William, CRUSE, D.Alan, (2004), Cognitive Linguistics, Cambridge University Press.
GOKMEN, Seda, (2005), Okul Öncesi Eğitim Kitapları Görsel Materyallerinde Kullanılan
Kavramların Kavram Alanlarına Göre Dağılımı, Tömer Dil Dergisi, Sayı:129,
Ankara, 7-22.
HAMPTON James, DUBOIS Daniéle, (1993), Psychological Models of Concepts: Introduction,
Categories and Concepts, Theoretical Views and Inductive Data Analysis, Academic
Press, 11-33.
el-Mu‘cemu’l-‘Arabiyyu’l-Esasi, (1999). Tunus, el-Munazzamatu‟l-„Arabîye li‟t-Terbiye ve‟sSekâfe
ve‟l-„Ulûm.
KÜÇÜK Salim, (2010a), Eski Türk Kültüründe Renk Kavramı, Bilig, Yaz, Sayı:54, 185-210.
Renkler Ulamı Üzerine Türkçe ve Arapça Sözlük Tabanına Yönelik Gözlemler 977
Turkish Studies
International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic
Volume 7/2 Spring 2012
KÜÇÜK Salim, (2010b), Türk Lehçeleri Sözlüklerinde Somutlaştırma Yoluyla Yapılmış Renk
Adları, Gazi Türkiyat, 7, 155-196.
KÜÇÜK Salim, (2010c), Türkiye Türkçesinde Renk Adları ve Özellikleri, Uluslar arası Sosyal
AraĢtırmalar Dergisi, 3/10, 420-427.
LAKOFF George, JOHNSON Mark, (2005), Metaforlar, Hayat, Anlam ve Dil, Ġstanbul,
Paradigma
LOBNER Sebastian, (2002), Understanding Semantics, London: Arnold Publishers
ÖZGEN Emre, (1998), Turkish Color Terms, tests of Berlin and Kay’s theory of color
universals and linguistic relativity, Linguistics: An Interdisciplinary Journal of
Language Sciences, Volume 36, Issue 5, 919-956.
ROSCH Eleanor, (2002), Principles of Categorization, Foundation iof Cognitive Psychology,
Core Readings, 249-271.
SAUNDERS Barbara, (2000), Revisiting Basic Color Terms, Journal of the Royal
Anthropological Institute, Volume 6, Issue 1, 81-99
TAYLOR John, R., (2003), Linguistic Categorization, Oxfort University Press.
TDK Türkçe Sözlük, (1998), Ankara, Türk Tarih Kurumu Basım Evi, C.I-II.
TOPÇU Nazmiye, (2001), Fransızca ve Türkçe Renk İsimleri İçeren Deyimlerin
Karşılaştırmalı İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 20: 31-
40.
ÜLGEN Gülten, (2004), Kavram Geliştirme Kuramlar ve Uygulamalar, Ankara, Nobel Yayın
Dağıtım.
VARDAR Berke, (1998), Açıklamalı Dilbilim Terimleri Sözlüğü, Ġstanbul, ABC Kitabevi.
HUVEYSEKÎ Zeyn, (1992), Mu‘cemu’l-Elvân fi’l-luğa ve’l-edeb ve’l-‘ilm, Lubnan: Mektebetu
Lubnan.
BAYKAL Nazan, (2008), Sosyolojinin Temel Yöntem ve İlkeleri,
http://www.makaleler.com/universite-makaleleri/sosyolojinin-yontem-veilk...,
ET: 07.03.2011.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar