İRAN'DA ARAP DİLİNİN BUGÜNÜ VE YARINI*

İRAN'DA ARAP DİLİNİN BUGÜNÜ VE YARINI*
Betûl Mişkîn FÂM**
Çeviri: İbrahim ŞABAN***
Özet
Bu çalışmada Arap Dilinin İran Üniversitelerindeki durumu, bu
üniversitelerde takip edilen öğretim metotları, İran okullarında Arapç a öğretimi,
Arapça öğretim sorunları ve geleceğe dönük teklifler ele alınmaktadır.
Anahta r kelimeler: Arapça, İran üniversiteleri, metot, İran okulları,
teklifler.
Summar y
This study deals with the Arabic language at Iranian universities, the
teaching methods at these universities, the theaching of Arabic at Iranian schools,
the problems of Arabic teaching and the suggestion for the future.
Keywords: Arabic language. Iranian universities, method, Iranian schools.
Hiç kuşku yok ki İranlılar Arap dilini, Müslümanların İran'ı feth
etmesinden itibaren çok sevmişlerdir. Bundan dolayı bu dili öğrenip
çocuklarına öğretmiş, duygu ve düşüncelerini bu dille ifade etmeyi benimsemiş
ve hicrî X. asra kadar bu dili bilimsel ve edebî yayınlarının dili olarak kabul
etmişlerdir. Böylelikle Arap şiiri yaygınlaşmaya başlamış, İslam devletleri ve
emirlikleri döneminde Fars şiirini, kendi vatanında geçecek kadar büyük
ilerlemeler kat etmiştir. Bu nedenle bu dilin Arapçayla rekabet edebilecek gücü
kalmamıştı. Sonuç olarak Farsça, hicrî IV. asra kadar epey gerilerde kalmıştır.
Betûl Mişkîn Fâm'ın Lübnan Üniversitesi. Fars Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı'nın çıkardığı hakemli
"ed-Dirâiâtul-edebiyye" adlı dergide bulunan "el-Luğcıtu'l-'Arabye fi İr ân: el-vâki' ve'l-murtecâ',
Beyrut-Liibnan, 2005-2006 Kış, Sayı 48-52, s. 71-86., makalesinin Arapça aslından tercümesidir.
Prof. Dr., Tahran ez-Zehrâ Üniversitesi.
Arş. Gör., İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arap Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı
(ibrahimsaban@hotmail.com).
- 1 1
134 İbrahim ŞABAN
Bütün bu ciddî etkileşim, Arap ve Fars dillerini zenginleştirmiş; İslam
kültür yapısını, tarihi temeller ile ortak, fikrî, dinî ve edebî değerlere göre inşa
etmeye yardımcı olmuştur. Ayrıca bu etkileşim, İslam toplumuna, toplumun
günümüzde, fikrî ve edebî gelişmeler silsilesine katılmasına imkân tanıyan, ona
medenî milletler seviyesine çıkma yolunu açan ve tarihin seyrine katkıda
bulunmasına fırsat tanıyan büyük bir sermaye ile canlılık ve yaratıcılık için
gerekli bir birikim sunmuştur. Fakat, bu ciddî etkileşim, bu sermaye ve
birikimleri, sonraki neslin, kendilerinden öncekilerin yolunu izlemesi; eski ve
yeni ayrımı yapmadan bütün bilimsel kaynaklara başvurması; geri kalmışlık ve
batı kültürü karşısında psikolojik yenilgi izlerini toplumun kalbinden silmesi;
bu ortak etkileşimden doğan değerlerin katkısını açık bir şekilde gözden geçirip
ileriye dönük bir bakışla, kendini küçümsemeden, eskiden kalan etnik tutuculuk
inatçılığından, önyargılı tavırlardan uzak kalarak istemesi ve sorunların
çözümünde aklî ve fikrî temellere dayanması koşuluyla sunmaktadır.
Evet! Eğer bu iki dil arasındaki etkileşim hareketi devam etseydi, Arap
ve Fars edebiyatlarına çok büyük ivme kazandırır, İslam toplumunun kalkınma
ve saygınlık ruhunu canlandırır ve soyluluk ile çağdaşlık temellerine dayanan
itibarlarını geri getirirdi. Bundan dolayı İran Anayasasının 16. maddesi
kapsamında, Arap dili öğretimine ilkokuldan sonraki dönemlerde yer vermiştir.
Anayasa bununla, yetişen neslin, İslam dininin ve İslam toplum kültürünün
diliyle tanışmasını ve bütün bilim alanlarında Müslüman âlimlerin kaydettikleri
gelişmelerden haberdar olmalarını sağlamak istemiştir. Ayrıca Anayasa, bu
madde ile İranlı gençlerin, kültürel mirasla onurlanma ruhunu derinleştirmek ve
onları, ithal batı kültürü içerisinde erimeye karşı korumak istemiştir. Bugünkü
Arap dilinin İran'daki durumunu anlamak için üniversitelerin, ilk ve orta
öğretim okulları ve Arap dili eğitimi veren özel kursların programlarına ve
genel eğitim politikalarına bir göz atmak gerekir.
İRAN ÜNİVERSİTELERİNDE ARAPÇA
Yetmişli yıllardan itibaren Arap dili bölümleri faaliyetlerine sadece üç
İran üniversitesinde (Tahran - İsfahan - Meşhed) başlamış ve lisans
programlarından yaklaşık 323 öğrenci mezun olmuştur. İslam devriminden önce
yüksek lisans (master) programlarından mezun olanların sayısı 22'yi
geçmemiştir. Bugün ise Arap dili bölümlerinin sayısı daha önce görülmemiş bir
şekilde hızla artmaktadır. Bölümlerin sayısı devlet üniversitelerinde 24'e
İRAN'D A ARA P DİLİNİN BUGÜN Ü VE YARINI 1 3 5
çıkmıştır. 2001 senesinde lisans programında okuyan öğrenci sayısı 5124'e,
yüksek lisans (master) ve doktorada ise sırayla 131 ve 53'e ulaşmıştır.1
İranlılar ve Araplar arasındaki dil engelini kaldırmak, İslam dünyasının
parçaları arasındaki fikrî yardımlaşma bağlarını kuvvetlendirmek, Arap-İslam
toplumunun toplumsal ve kültürel durumunu anlamak için sarf edilen büyük
çabalar, samimi vurgularla, Arap dilinin üniversitelerin bütün bölüm ve
anabilim dallarında okutulması yoluyla Arapça öğretim alanının genişletilmesine
yardımcı oldu. Bugün üniversitelerdeki anabilim dallarının hangisinde
olursa olsun bir öğrenci, Arapça görmeden veya sarf-nahiv ile eski ve yeni
metinleri anlayacak kadar iyi bir şekilde Arapça bilmeden diploma alamaz.
Çeşitli anabilim dalları (İslam Felsefesi, Fıkıh ve Usul-u fıkıh, Medeniyetler
Tarihi, Dinler ve Bilim, Kuran ilimleri ve Hadis) ile Arap dili ve edebiyatı
alanında dersler veren İlahiyat gibi üniversitelerdeki bazı bölümlerin kredileri,
üniversitelerdeki ders kredilerinin üçte biri kadardır. Fars dili ve edebiyatı
bölümü, Aile Araştırmaları bölümü ile Kütüphanecilik ve Tarih bölümleri de
Arapça öğretimi için sayısı yirmiyi aşmayan özel ders kredileri tahsis
etmişlerdir.2
İRAN ÜNİVERSİTELERİNDE ARAPÇA ÖĞRETİM
METOTLARI
İran üniversiteleri, Arapça öğretiminde istedikleri hedeflere ulaşmak için
iki metottan hareketle program yaptılar3
:
İran Üniversitelerinin çoğunun temelleri üzerine hareket ettiği birinci
metot, dilbilgisi-çeviri metodudur (Grammar Translation Method). Bu metot,
öğrenciye Arapça metinlerden anlam çıkarmayı, onları Farsçaya çevirmeyi ve
daha sonra okunan metinlerin edebi anlamıyla sanatsal değerinin zevkine
' Burada devrimden önce İran Üniversitelerinin, İranlı öğrencilere sürekli doktora yapma fırsatı
vermediğine, ancak devrimden sonra bu fırsatın Tahran ve Akademisyen Yetiştirme üniversiteleri
aracılığıyla verildiğine ve 2001-2002 eğitim öğretim yılında Isfahan, Meşhed, ei-Allâme et-Tabâtabâî
üniversitelerinin ilk defa doktoraya öğrenci kabul ettiğine değinmek gerekir.
2
Tahran Üniversitesinde el-Makûl ve el-Menkûl (Sosyal Bilimler) Fakültesinin, geçen asrın altmışlı
yıllarında (1960) daha sonraları Arap Edebiyatı alanında önemli bir hoca olan bir öğrenciye, merhum
Allâme Fifûzâııfer'in dekanlığı döneminde bir doktora diploması verdiğine değinmek gerekir. (Yazı
İşleri Bölümü)
3
Programlar hakkında bkz.: el-Merci* fi taiîmi'l-luğati'l-

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar