ÜNLÜ ŞARKiYATÇI E. G. BROWNE'IN DOCU EDEBiYATLARINA İLGiSi OSMANLIYI~A BAŞLAR

A. O. Türkiyat Araştırmaları Enslitüsü Dergisi Sayı 26 Erzurum 2004
ÜNLÜ ŞARKiYATÇI E. G. BROWNE'IN
DOCU EDEBiYATLARINA İLGiSi OSMANLIYI~A BAŞLAR
Dr. Hasan çİFTçi"
ÖZET
Bu yazıda, ünlü Ingiliz şarkiyatçı Edward Granvillc
BROWNE' ın, başta Türkçe, Farsça ve Arapça olmak üzere, Doğu
Dillerine ilgisi üzerinde durulacaktır. Onun, bÜlÜn ömrünü
uğruna harcadığı Doğu edebiyatı, tarih, din ve kültürlerine
merakı, 1877 Osmanlı-Rus savaşı sırasında Osmanlıya ve
Osmanlıca'ya sempati duymakla başlar. Bu nedenle ilkin
Osmanlıea Türkçe'si, ardından Farsça ve Arapça'yı öğrenir.
Araştırmalarda bulunmak ve edebiyat çevreleriyle görüşmek
üzere defalarca istanbul'a, Türkiye'ye gelir. E. J. Wilkinson
Giblı'in erken gerçekleşen vefatı üzerine yarım kalmış olan
Osmanlı Şiir Tarihi'ni (A f-lisıory of Ollllnlan Pıı('ı ry), o
tamamladı. 0, bütün ömrünü asıl mesleği tıp yerine, Doğu
Dilleri, edebiyatıarı, elin, kültür ve tarihlerini araştırmaya
harcayan bir şarkiyatçıdır.
Edward Granville BROWNE (ı H62-1926):
B rownc'ın Türkçe ve Türklcrle ilgili serüveni hayatının seyri paralelinde
sürdüğü görlilür. Dolayısıyla hu yazı aynı zamanda onun kısa
biyogratisini de içerecek bir nitelik taşıyabilir.
• Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fak. Doğu Dilleri Bölümü Öğrt. Üyesi.
i Onun biyogratisi. edebI. ilmi. sosyal ve siyasal faaliyetleri için, Edward Browne'ın Yek sm
der Mi."iin·i Irliııiyliıı (Fal'sça'ya çev. Zebihullalı-i MansOri, İrıtiş5.rat-i Saga, Tahran
1:\75 Iış. (muk.), s. 13-67). aynı eserin orijinali olan A Year AI1UiIIR The !'eniw1s, (A
And Black Company, 1927, London, England, giriş s. Vıı-xxı, 1-19) ba~ta olmak li/.ere
şu kaynaklara bakınız: I3l'Owne, E.G., A Uıemry f-lisıııry of Persia, (muk.) Cambridge
1902-1924; aynı müellif, T{ırlh·i Edl.'biyvlil-i Iral! (çev. Muctebil'ı, Fethullalı), intişilrilt-i
Murv5rid, Tahran 1373 h~., muk., s. 4- 2; Muhammed Kazvıııi, Dovre-i Kaıııil-; ilisı
Makale-i Kazvfnf, nşr. Nıbas ikbill, D.unya-yi Kitilb Tahran 1363 hş., II, 292-333; Kurd
Ali, Muhammed, el-Mu'ôsiruı;: Damaşk 1980/1401, s. 104; Redevı.
Abdurrahman, Mev.l'ü 'alU 'I-JllIt.l'leşrikflı, Kahire 1984, s. 51·53: Nickolson, R. A..
- 72- H. Çifıd: Ünlü Şarkiyatçı E. G. Browne'," Doğu Edehiyatlarına ilgisi Osmanlıyla Raslar
"Doğu kültürünü ve İslam medeniyetlerini kendi ülkesinde ve Batı'da ilk ve
en iyi biçimde tanıtan araştırmacllardan,,2 biri olarak bilinen İngiliz doğubilimci E.
G. Browne, 7 Şubat 1862'de Gloucestershire'de varlıklı bir aile (anne ve babası
mühendis)1 çocuğu olarak doğdu, 5 Ocak 1926 yılında Cambridge yakınlarında
vcfat etti. Glcnalmond'da (Trinity Collage'de)4 ilk ve orta öğrenimini
tamamladıktan sonra, 1884 yılında İngiltere'de yönetici ve aristokrat çocuklarının
okuduğu ünlü Eton kolejini bitirince, hir gemi sanayiinde yönetici olan Babası
Benjamin Browne, oğlunun mühendis veya doktor olmasını istiyordu. Fakat o
babasıyla aynı fikirdc değildi:' Kendisi bu hususta şöyle der:
"Sanaıkar olan babam sanayi kurumlarından birinin müdürlüğünü yürüttüğü
için benim, sanayide çalışıp mühendis olmamdan yanaydı. Fakat ben iki nedenden
dolayı endüstri mühendisliği tahsilini yapmak istemiyordum: Birincisi, o dönemin
sanayi ve özelliklc yeni sanayi eğitimi, ilkel ve sınırlıydı vc bugünkü gelişmiş
metotlarla ö/;'Tencilere eğitim imkanını sağlamıyordu. İkincisi, babadan kalma bir
mesleğe sahip çıkıp onu sUrdürmek istemiyordum.,,6
Browne, kolejde bir dereceye kadar öf,'Tenmiş olduğu Hintçe ile ilgili
öğrenimini devam ettirebileceği hir iş bulmak istiyordu. Böylece Doğuya gitmek ve
Doğu kültür ve di Ilerini araştırma arzusuna uygun olarak, habasının onun için
ikinci hir alternatif şeklinde ileri sürdüğü tıbbı oklımayı tercih etti:
Caıalogııı! of ılu: orienlal Mss belmıgin!: lo ıhe lare E. G. Bmwııe, Cambridge 1932 (bu
kaynağa ulaşamadım); G. Michael Wickens-Juan Cole-Kamran Ekbal, "Browne",
Ency,.lopııedia IraniL'a, London i985-, VI, 483-487; Topuzoğlu, Tevfik Rüştü,
"I3ROWNE, Edward UranviIIe", Diyanel Va~ti İs/[ım Ansiklopedisi, Vf, 336-337;
Oehhuda, Ali Ekber, Lııgaınunıe, Tahran 1337-1346 !ış., X, sı 1-12, I-L; Mucteba'ı,
Fethuııah, "Browne", DônişnôllIe-i Cihôn-i İstrımı, Tahran 1375 hş.ll997, B TT, s. 61S-
20: Komisyon, Ferheng-i Hôvaşiniisan,. (editör, Pervız Muşkinnijiid), Tahran 382, Tl,
181-191; Gibb, E. J. Wilkinson, Osmanlt Şiir Tarihi (çcv. çavuşoğlu, Ali), Akçağ
Ankara ls.. I-II, 3; Yıldırım, Nimet, Fars Edebiyaıında Kaynaklar, Erzurum 2001, s.
47-48 ve başka sayfalar.
Topuzoğlu, Tevtık Rüştü, "BROWNE, Edward Granville", Diy(llU!1 Va~fi İslam
Ansiklopedisi, Vı. 336.
3 Kurd Ali, Muhammed, el-Mu'i'isirun, Damaşk 198011401, s. '104.
4 Bk. Abdurrahman Bedevı, Mevsu 'aıu 'I-mu.l"ıeşrikln, Kahire 984, s. 51; Michael WickensJuan
Cole-Kaınran Ekbal, "Browne", Encyclopaedia Ironiw, London 1985-, VI, 483;
Türk Ansiklopedisi, M.E.B., lstanbul, VTTI, 237.
5 Browne, E. U., Yek Siil der Miyfm-i iraııiyon (Farsça'ya çev. Zebihullah-i Mansur!),
İntişfırat-i Saga, Tahran 1375 hş., (muk.) s. 56; krş A Year Among The Persians, A And
Black Company, 927. London, England, (giriş) S., VIll.
(, I3rowne, Yek Sal der Miyôn-i iriiniyan (muk.), s. 48.
----!:lA:.:...Ü~''-''.!...lfiı!!.!·r~k~iy.!!.at~A~r~a~şt~lr~n~la~la~r~1 ~E~nş~ti~tiı~'ş~ü~D~e!..Jrg~iş~i--,S~·a!.I.;yl~2~6~E;:.:..r~zu~r~u~m,-,2""O~04::....- ---=-173-
"Babam, iki işten birini tercih etmemi istiyordu: Ya sanayi dalını okuyup
sanayi mühendisliği diplomasını almalıydım ya da gelecekte doktor olmak için tıp
tahsilini yapmalıydım. Ben, özlemini duyduğum Doğu yolculuğunu
gerçekleştirmek için, tıp öğrenimini amacıma daha uygun buldum, dolayısıyla bu
dalı takip etmeyi tercih ettim."
"Babam, benim tıp tahsiline razı olduğumu görünce, samimi dostlarından
olan bir doktora sordu: "Şayet doktor olmasını İstediğiniz bir çocuğunuz olsa, tıp
ilmini tahsil etmesi için, onu hangi üniversiteye gönderireliniz? O da bir an tereddüt
etmeden: 'Cambridge Üniversitesi Tıp Fakültesine' dedi. Böylece ben, Ekim 1879
yılında Cambridge Üniversitesine kaydoldum ..... 7
Ancak ileride de görüleceği gibi, Browne tıp fakültesini bitirip doktor
olduysa da bu mesleği icra etmemiştir.
Ondan söz eden hemen bütün kaynakların ifade ettiği gibi, Browne tıbba
başlamadan iki yıl önce, Osmanhya ve Osmanlıca Türkçe'sine sempati duymaya
başlar. Daha sonra bir tutku haline dönüşen bu sempati yi onda harekete geçiren asıl
faktör, 1877 yılında başlayan Osmanlı-Rus savaşıyd!. Brown'ın A YearAmong The
Persians (Farsça'sından istifade edilen, Yek sm der Miyan-i franiyfın) adlı eserine
bir giriş yazmış olan kırk yıllık akademisyen arkadaşı Sir E. Denison Ross, onun
hayatındaki bu manevı dönüm noktasını şöyle açıklar:
"Fakat şu temel noktayı belirtmek lazımdır: Edward Browne'ın manevı
hayatı Osmanlı-Rus savaşının meydana geldiği 1877 yılında başladı. Yapısı
itibari yle güçsüzlerden yana olan Edward Browne, Rusya 'n III Osman11ya
saldırdığını duyunca, hemen Osmanlı'yı destekledi; kendi ifadesiyle, 'Türkiye'nin
bağımsızlığı ve kurtuluşu için canını bile reda etmek isti'yordu",s
Bizzat kendisi tararından da ayrıntılı olarak dile getirileceği gibi, bu gelişme
üzerine Brownc' ın, Osmanlıya ve Türklere karşı sevgisi artarak devam eder.
Ruslara karşı savaşmak için, Osmanlı ordusunda görevalmayı bile düşündü ve
hatta Plevne'nin düşmesine bir Türk kadar üzülür:
7 13rowne, 1I.1:.(~. (muk.), s. 56; krş aynı eserin orijinali, A Y!!Ur.Aıı[(};11: ihe Persians, (giri~)
s. ii; krş. G. Michael Wickcns-Juan Cole-Kamran Ekbal, "l:3rowne", El1cyclopuedia
lranica, VI, 483-487: Tıbba ba~laınasl tarihini 1875 yılını verenler de vardır. Fakaı biz,
kendisi tarafından verilen tarihi tercih ettik, doğrusu da bu olmalıdır. Bk. A Year Amonı:
The Persimıs (giriş) s. J ı. Farsça çcviride de hata vardır. I:3k. Yek Sal d!!r Miy[m-i
lraniylin (muk.) s.56.
8 Brownc, Yek saz der Miyan-i franiyan (muk.), s. 18-19; krş. orijinali A Year AnıonE{ The
Persians (giriş) s. VII; krş. Muctebfr'ı, o.R.e., B ll, s. 618-20.
-174- H. Çiftçi: Ünlü Şarkiyatçı Eo G. Browne'ın Doğu Edebiyatıarına Ilgisi Osmanlıyla Baslar
"Her halükarda 1877-78 yıllarındaki Rus-Osmanlı savaşı sırasında Doğuya
ilk defa aşırı bir ilgi duydum. Kuralolarak daha çok gençler savaş konularına ilgi
duyarlar ve ben de her gün gazetelerden Rus-Osmanlı savaşıyla ilgili haberleri
dikkatle okurdurn. Başlangıçta o savaşa olan ilgim, sadece merak ve haber
edinmekten öteye gitmezdi. Fakat daha sonra Osmanlıların kahramanca dirilişi ve
her türlü fedakarlıkla Ruslara karşı duruşlarını görünce, bu ilgi Osmanlıyı övmeye
ve yüceltmeye dönüştü."
"Doğrusu Osmanlının kurtulması koşuluyla her an kendimi feda etmeye
hazırdım. Fakat Türklerin Plevne'de yenildiklerini duyduğum zaman, o kadar
üzüldüm ki, gözümde sanki İngiltere yenilmişti. Türklerin sevgisi bende o derece
artmıştı ki, gözümde Türk askerleri efsanelerdeki kahramanlar olmuştu; ben de
onlar gibi olmayı, savaş meydanında onlarla sanki kendi vatanımızı ve
mazlumluğıımuzu savunurcasına öldürülmeyi arzuluyordum."
"Bu güçlü hislerin, gençlik dönemlerime ait olduğunu belirtmek istiyorum.
Zira o zaman on altı yaşından fazla değildim, on altı yaşında iken her tür ilgi,
insanda güçlü hale gelir. O zaman tek hedefim, bir subay rütbesiyle Osmanlı
ordusuna katılabilrnek ve Türkiye'yi savunmak amacıyla savaşmakt!. .. "
"Okuyucular bu satırları görünce gülümseyebilirler, beni saf bir insan olarak
düşünebilider. Fakat gerçeği söylemek gerekirse o zamanki arzu ettiğim şey
buydu.,,9
Ancak babası, onun o dönemdeki bu fikirlerini, geçici bir gençlik arzusu
olarak görür, pratiğe dökmesini engeller. Bununla birlikte Edward Browne.
Osmanlıya ve ardından Doğu ülkelerine karşı kendisinde uyanan bu ilgiden sonra,
özellikle Osmanlıya karşı söz konusu aşırı şevkini tatmin etmek için, kendi kendine
önce Türkçe'yi, ardından Arapça ve Farsça'yı öğrenmeye çalışır.
"...Bu nedenle kendi aşırı şevkim teskin etmek için aklıma Türk Dilini
öğrenmek geldi ... O dönemde, konuyla ilgili araç ve gereçleri temin etmek
bugünkünden daha zordu. Fakat sonunda Barker kitapçısı tarafından basılmış
ingilizce bir Türk Dili Grameri'ni buldum ve işe başladım ... Türkçe'yi öğretecek
bir öğretmenim olmadığı için çaresiz okulda Latin ve Yunan dillerini nasıl
okııduysarn Türkçe'yi de aynı şekilde okumaya çalıştım ... Bir süre böyle geçince bir
de baktım, soldan sağa yazılan İngilizce'nin aksine Osmanlıca'nın sağdan sola
yazı ldığını fark ettim. 10 Türkçe'yi adı geçen kitaptan öğrenmeye ça1ıştığım
sıralarda, telaffuz hususunda büyük hatalar yapıyordum."
9 Bmwne. Yek Sôf der Miytm-i irdniytm (muk.), s. 51-52.
LO Yazar, Osmanlı döneminde, Arapça alfabeyle yuzılan Türkçe'yi kastediyor.
~A,,-.U~··'-'oT,-,iı"-,-·I·-",ki!.L·y~at,-,A"",r~a"l.'şl~lr,""m,,",a,,,la,,,-r,,-1 E",,'n,-"s",ti~tiı",,'s""ü-"D""c.:...ırg""is,-,-i --,S",a-,-,yl,-,2",6-"E",-r.:::zu::.:r.:::u~m,-,2",O-,,-04,,- .175-
Kendi ifaCıesiyle Browne'ın, ilk Türkçe öğretmeni, bir süre İstanbul'da
kalmış ve Osmanlıya scvgi beslediği için, bilahare kilise tarafından aforoz edilmiş
olan İrlandalı bir kcşiştir. Fakat kendisinden, hem Türkçe dersi, hem de
Osmanlıyla ilgili bilgi aldığı bu keşişten ayrılmak zorunda kalır:
"Bunlarla birlikte bir Türkçe öğretici bulana kadar, yavaş i1erliyordum.
Öğretmenim meşhur Kırım savaşına katılmış İrlandalı bir keşişti. İhtiyaçlarını
karşılayabilecek kadar Türkçe'yi bildiğinden, Kırım savaşına katılmış olan İngiliz
askerleri ve subayları Türkçe'yi bilmedikleri için, ona tercümanlık görevini
vermişlerdi."
"...0 birkaç yılOsmanlının başkenti İstanbul'da kalmış, Türk Dili ve
edebiyatıııa meraklı olduğu için, orada birçok dost kazanmayı başarabilmişti."
"Adı geçen şahsı bulup bana Türkçe öğrctmesini rica ettiğim zaman, aforoi:
edilmiş bir keşiş sayı1ırdı. Çünkü Osmanlı-Rus savaşında açıkça Türkleri himaye
ediyordu, oysaki Türklere taraflar olmak İngiltere'de zamanın moclasına aykırıydı.
Özellikle Bulgarların trajeclisi büyük bir yankı uyanclırmış ve bütün o korkunç
olaylar (doğru ya da yalan) Türklerin hesabına yazı/ırdı. Çünkü Bulgarlar da Türk
olarak bilinirdi."
"Hıristiyanlar, bu İrlandalı keşişin çalıştığı kilisenin reisi ne şikayette
bulunarak, 'eğer bu adam hala burada kalmak istiyorsa Hıristiyanlar, yardım aclı
altında kiliseye verdikleri aidat ve hediyeleri vermeyecekler', dediler. Vaziyetin
böyle olduğunu gören İrlandalı keşiş oradan ayrılmak zorunda kaldı."
"Ben o keşişten ne kadar çok merakla Tlirkçe'yi öğrenmek istiyor idiysem, O
da o· oranda bana öğretmek istiyordu. Onunla her gece saatlerce beraber olurduk ve
onun, Osmanlı ile İstanbul hakkındaki sohbetlerini yonıimadan dinlerdinı ... Allah
onu bağışlasın ... Çünkü bu İrlanda!ı keşiş, sonra Afrika'ya gitti. oradaki dinı
görevlerini yapmaya devam ettiği sırada vefat etti ...Ondan ayrıldıktan sonra ne
yapacağımı.. şaşırdım."11
Brownc, adı geçen kcşişten ayrıldıktan sonra, dönemin Avrupa'nııı en büyük
Türkolog'u Sir James Redhouse'a bir mektup yazar. Kendisinden olumlu yanıt
alınca, ondan Türkçe dcrslerini almak için Londra'ya gider. Ayrıca o dönem
Londra'da bulunan Türk diplomatlardan da istifade eder:
"AniCıcn, eğer Sir James Redhouse'a bir mektup yazarsanı, hana bir yol
gösterehileccği, aklıma geldi. Çünkü Sir James Redhouse o dönem İngilterc'nin
belki de Avrupa'nın en büyük Türkolog'u idi. Adresini bilmediğim için mektuhu
kendisine, onun kitaplarını basan yayınevi aracılığıyla gönderdim."
ii Hrowne. 'Yek Stıl der Miyôn-i {rtıniyan (muk.), s. 52-54.
- 76- H. Çiftçi: Ünlü ~arkiyatçı KG. Browneın OOi!u Edebiyatıarına iıgisi Osmanlıyla 8aşlar
"Uzun süre geçmeden Sir James Redhouse'a göndermiş olduğum mektubun
cevabı geldi. Avrupa'nın bu büyük bilim adamı Türkolog'un, mektupta beni, her ne
zaman Londra'ya uğrarsam kendisiyle görüşmeye davet ettiğini, tam bir sevinçle
şahit oldum. Ayrıca ondan istemiş olduğum bütün notları da göndermiştL"
"Londra'ya gittiğimde, sadece adı geçen ilim adamıyla görüşmeyi
başarmakla kalmadım, onun aracılığıyla, Osmanlının Londra'daki elçiliğinde
çalışan birkaç Türk diplomatıyla da tanıştım. Onlarla tanışmam, Türk Dili
çalışmalarımda mesafe kat etmeme yardımcı oldu. Çünkü duru ve mahalli
lehçesiyle Türkçe'yi binat onların ağzından dinleyerek öğreniyordum. 12
Browne Türkçe'nin daha doğru bir ifadeyle Osmanlı Türkçesi'nin, edebiyat,
tarih ve kültürüyle daha mUkemmel kavranması için, Arapça ve Farsça'nın da
bilinmesi gerektiğini anlamış. Universitede birinci sınıftan itibaren o iki dilin
derslerini de almaya başlamıştı:
"Tıp tahsili, zamanımın çoğunu almakla birlikte, Türk dilinin peşini
bırakmış değildim. Türk diline hakim olabilmenin, Arap ve Fars dillerini de
bilmem gerektiğini kavradığı m için. bu iki dili de öğrenmeye karar verdim."u
"Üniversitenin ilk yılında Arapça'yı, bu dilin tartışılmaz uzmanlarından biri
olan, tanıtmama ve övmeme ihtiyacı olmayan Profesör Palmer'den aldım.
İngiltere'de ondan daha iyi Arapça'ya hakim bir kimseyi görmedim, öğrencilere
Arapça'yı ondan daha iyi öğretebilecek. birini de bilmem. Profesör Palmer'in
yanında bir yılokuduğum Arap Dilinde, beş buçuk yıldan daha fazla okumuş
olduğum Yunan ve Latin diııerinden daha çok ilerleme kaydettirn."
"o vakit Profesör Cowel' dan da Farsça'yı okumaya başladım. Fakat Profesör
Palmer ve Profesör Cowel Cambidge Üniversitesinde sürekli kalmadıkları için, bir
Hintli doçentin yardımından da istifade imkanını buldum.,,14
Yukarıda adı geçen arkadaşı Denison Ross, onda inkişaf etmeye başlayan,
İslam ülkeleri, din, tarih ve kültürlerini öğrenip araştırma merakının nedenini şöyle
açıklar:
"Osmanlı-Rus savaşında, "Henüz on altı yaşında olan Edward Browne'ın,
Türkiye'nin bağımsızlığına olan ilgisi, Türk dilini bitmiş olmasından
kaynaklandığını söyleyemeyiz. Çünkü o henüz TUrkçe'yi ve diğer Doğu dillerini
öğrenmemişti."
i~ Browne, a.8. e., (muk.), s. 52-56.
" Browne, a.g.e., (muk.). s. 57
14 Bmwne. a.}!..e., (muk.), s. 57-58.
.....:..:A"-.U",,":..'T...,u...·r.",k:.liv""al:..:A-"r"",a""sl""lr"",m",a",la::.:.r.:..1E",

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar