AZERBAYCAN VE İRAN TÜRKLERİNDE NEVRUZ ETKİNLİKLERİ VE ÂŞIK ŞİİRİNDE NEVRUZ

A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 28 Erzurum 2005 223
Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu Özel Sayısı
AZERBAYCAN VE İRAN TÜRKLERİNDE NEVRUZ
ETKİNLİKLERİ VE ÂŞIK ŞİİRİNDE NEVRUZ
Dr. İlgar İMAMVERDİYEV∗
ÖZET
Bu makalede, Azerbaycan ve İran Türklerinde Nevruz
etkinliklerinin bazı meseleleri ele alınmış ve âşıkların bu
bayramla ilgili söyledikleri şiirlerden örnekler verilmiştir.
ABSTRACT
In this article it is defined some subjects about nawroz feast
celebrations which is unique to Azerbaidjan and Persian
Turkishs.
GİRİŞ
ünya halklarının âdet ve ananeleri içerisinde bayramların özel bir yeri
vardır. Bayramlar, farklı coğrafyalarda kendi özelliklerine göre belli
karakterlerde olup, bir halkı sosyo-kültürel yönden diğerinden farklı
kılabilmektedir. Çünkü geleneksel olan bu bayram günlerinde her bir halk kendi
karakteristik özelliklerini ifade etmektedir. Azerbaycan Türklerinde de çeşitli
bayramlarla ilgili bazı özel terim ve ifadelere rastlamak mümkündür ve biz imkân
çerçevesinde onları olduğu gibi saklamağı gerekli kılıyoruz. Makalemizin
başlığında görüldüğü gibi, bu makalede kullanmakta olduğumuz terminoloji,
Azerbaycan ve İran Türklerinin kelimelere yüklediği anlam çerçevesinde
değerlendirilmelidir.
D
BAYRAMLARIN İKİLİ TASNİFİ
A.BİRİNCİ TASNİF
Bayramlar, oluşum sebebi ve içeriği açısından iki grupta toplanır:
1-Gam ve keder içerikli bayramlar (Türkiye’de “anma günü” olarak kabul
görmektedir)
Bu bayramlar, Azerbaycan ve İran’da bir gencin, vatan uğruna şehit olması
nedeniyle veya önemli bir devlet adamının herhangi bir sebepten dolayı dünyasını


Atatürk Üniversitesi, Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Böl. Öğrt. Üyesi.
TAED 28, 2005; 223-239
224 İ. İMAMVERDİYEV: Azerbaycan ve İran Türklerinde Nevruz Etkinlikleri ve Âşık Şiirinde Nevruz
değişmesiyle düzenlenen yas merasimleridir. Bu bayramlara Azerbaycan’da çoğu
zaman “kara bayram” adı da verilir.
2-Sevinç-neşe içerikli bayramlar ve törenler
Bu bayramlar ise yine bu ülkelerde iki gencin aile kurması sebebiyle
düzenlenen törenlerdir. Bayram havasında geçirilen bu törenlere “toy-bayram”
denmektedir.
Sevinç ve şenlik duygularının temsili olan düğün törenleri sırasında iki aile,
akrabalık bağlarının temelini atmış olup, bu bayramı ihtişam ve gösterişle kutlarlar.
Ancak bu toy bayram ifadesini sadece iki gencin aile kurmasıyla sınırlandırmak
yanlıştır. Çünkü toy-bayram şenliğinin ifade ettiği anlam aslında daha geniştir.
Şöyle ki, Bir gencin muharebeden sağ salim kurtulması veya askerden eve dönmesi
veyahut da bir öğrencinin üniversiteyi kazanması, yıllarca eğitim görerek onu
başarıyla bitirmesi sebebiyle anne ve babasının düzenlediği şenliğe de “Toy
bayram” adı verilir. Şunu da kaydetmeliyiz ki, toy ve bayram kelimelerinden
oluşan bu kavram, dilimize birlikte girmiş olup, bir arada kullanılmaktadır.
B. İKİNCİ TASNİF
Bayramlarla ilgili bir diğer sınıflandırma da şu şekilde yapılmaktadır:
1-Millî bayramlar
Devlet bayramları, bağımsızlık gününün ifadesi olan şenlikler, vatan
topraklarının düşman işgalinden kurtarılması münasebetiyle her yıl düzenlenen
zafer bayramları vs. girer.
2-Dinî bayramlar
Ramazan ve Kurban bayramları, Şia mezhebine mensup Müslümanların Hz.
Hüseyin’in şahadet günü münasebetiyle her yıl kutlanan “Kara Bayram”ı vb.
Hristiyanların İsa peygamberin doğum günü ve diriliş günü (Paskalya)
sebebiyle kutladıkları olaylarla ilgili düzenledikleri bayramlar da bu gruba girer.
3-Geleneksel (örneğin, mevsim) bayramlar
Tabiatın uyanmasıyla beraber, kıştan bahara geçilen mart ayının bazen 20
bazen de 21. gününde mevsim bayramı olarak da adlandırılabilecek Nevruz
Bayramı, tabiat bayramlarının en önemlisidir. Yine tabiatın dönüşüm zamanlarıyla
alâkalı olarak mahsul bayramları da bu gurup içinde sayılabilir. (ÇAY 1990:6)
NEVRUZ BAYRAMI
Nevruz bayramı, birçok Türk ve bazı Müslüman ülkelerde yeni yılın
başlangıcı olarak kabul edilir. Bugünde gece ve gündüz birbirine eşit olmaktadır.
Nevruz, “yeni gün, yeni rızk, bereket ve yeni mevsim” anlamındadır.
TAED 28, 2005; 223-239
A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 28 Erzurum 2005 225
Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu Özel Sayısı
Bu bayramın gelişi ile Azerbaycan ve İran’da bütün evlerde hususî olarak
kendi özel kaplarında buğday, arpa yeşertilir. Yeşertilmiş bu buğdaya “Semeni” adı
verilir. Semeni, Nevruzun gelişini bildiren bir semboldür. Evin hanımları
Nevruzdan 10-15 gün önce yeşertmek amacıyla hususî tohumluk buğday seçip
ayırırlar. Onu su ile ıslatıp özel tabaklara koyup üstüne sargı bezinden yapılan
“tenzif” adlı bir örtü örterler. Buğdayın kurumasını önlemek için de gün aşırı az
miktarda ıslatıp nemli olarak kalmasını sağlarlar. Böylece buğdaylar çatlayıp
yeşerir ve boy atarlar.
Azerbaycan’da ve İran’da eski devirlerden günümüze kadar gelmiş Semeni
ile ilgili bir âdet günümüzde de bütün canlılığıyla yaşatılmaktadır. Bu âdet
insanların arzu ve dileklerinin hayata geçmesiyle yakından alâkalıdır. Şöyle ki bir
şahıs kalbinden herhangi bir dilek tutar. Bu dilek, Nevruzdan önceki son Salı
gününde (İran ve Azerbaycan bugün Çarşamba akşamı olarak adlandırılır) tutulur.
İnanca göre Allah’tan istenen bu dilek, o yıl içinde gerçekleşirse bu münasebetle
dilek sahibi yedi yıl aralıksız olarak her yıl Nevruz bayramı arefesinde Semeni’den
bir tatlı sıvı yaptırır. Dileğin kabul olması sebebiyle özel olarak yaptırılan ve kutsal
sayılan bu Semeni isimli içecek fakirlere, akrabalara, komşulara ve yakın çevreye
ikram edilir.
Bu bayramda ikram edilen çerezler arasında kuru yemişler de önemli bir yer
tutar. Kabuklu ceviz, kabuklu fındık, kestane, püste (fıstık), innab (hinnab) küçük
hurma, hurma kurusu, erik kurusu, iğde, kayısı kurusu, kavurga, çekirdeksiz kuru
üzüm vb. sayılabilir. Ayrıca bu mevsimin tüm meyveleri de ikrama dahildir.
Azerbaycan ve İran’da Mart ayı, “Temizlik Ayı” olarak kabul edilir. Bu
nedenle her evin hanımı, kızı, gelini Nevruzdan 20-25 gün önce temizlik yapmaya
başlar. Evlerin duvarları elden geçirilerek yeniden ahenkle boyanır. Halılar,
kilimler, yolluklar yıkanır. Evin tozu alınır, camlar silinir.
Nevruzdan iki üç gün önce sokakların temizliği de önemli bir bayram
hazırlığıdır. Bu nedenle mahalle sakinleri ve komşular evlerinin önünün ve
sokakların da titizlikle temizlenmesine dikkat ederler.
Bu hazırlık aşaması sırasında önceden muhtelif hamur tatlıları yapmak için
gerekli malzemeler alınır. Gelen misafirlere ikram edilen bu yiyecekler için
bilhassa hanımlar, beylerini oldukça teşvik ederler.
Hazırlanan hamur tatlılarının başında Azerbaycan’a mahsus “pahlava” (baklava)
“şekerbura”, “şeki baklavası”*, “şor goğal”, haşhaşla süslenmiş “nazik”* diye
adlandırılan tatlı çörekler gelir.*
*Pahlava:Hamur yufka haline getirilir, içerisine ceviz ezmesi veya fındık, badem
-ezmesi konulur. Geniş tepsi içerisine yerleştirilir, dörtgen formasında kesilerek,
TAED 28, 2005; 223-239
226 İ. İMAMVERDİYEV: Azerbaycan ve İran Türklerinde Nevruz Etkinlikleri ve Âşık Şiirinde Nevruz
ocak üzerinde kızartılıp, sonra üzerine önceden hazırlanmış şerbet dökerek
hazırlanan bir tatlıdır.
*Şekerbura: Hamur tatlı- şekerli suyu ile yoğrulur, yufka haline getirilir,su
bardağının ağzı ile hamur yuvarlak kesilir, arasına ise şeker tozu ve fındık veya
ceviz ezmesinin karışımı bir büyük yemek kaşığı konulur, kesilmiş yufka , yarım
ay şeklinde kıvrılarak kapatılır, yanları da şekilli yapılır, hamurun üzeri de özel
süslenir,bazen evin çoçuklarının isimleri de yazılır. Sarı hamur boyası sürülür.
*Şeki baklavası:Piriç ezilerek, un haline getirilir, sulu ile karıştırılır, kevgüreden
süzülerek ocak üzerindeki büyük sac üzerinde ince tel halinde pişirilerek hazır hale
getirilir,özel bir damalı şekil verilerek,yufka gibi olur. Her katın arasına ceviz
ezmesi veya badem ezmesi beş-altı kat dizildikten sonra, büyük tepsiler içerisinde
ocak üzerinde kızartılır. Şerbeti dökülerek, servis edilir.Bu sadece Azerbaycan’ın
Şeki şehrine mahsus bir tatlı türüdür.
*Şor goğal:Bu tatlının hamuru tuzlu su ile hazırlanır. İçerisine Azerbaycan’a has
bir baharat olan “zira” ve “raziyana” tohumu ezmesinden alınan karışım tuzlu
hamurun içerisine konularak, üzerine haşhaş tohumu serpilir, fırında pişirilir.
*Nazik: Sadece tatlı su ile yoğrulmuş hamurdan yapılan bir tatlı ekmek çeşididir.
Üzerine çemen tohumu serpilir. Fırında pişirilir.
Tüm evlerde bu tatlılar mutlaka ve eksiksiz hazırlanır. Biçimlerine göre
yıldızlardan esinlenerek yapılan eşkenar dörtgen şeklindeki baklava yıldızı, ayın
yarım halinden esinlenerek yapılan yarım ay şeklindeki şekerbura ayı, güneşten
esinlenerek daire şeklinde yapılan goğal ve nazik ise güneşi sembolize eder.
Baklava ve şekerbura ceviz ve fındıktan yapılan hamur tatlılarıdır. Bu tatlıların
Nevruz bayramında yapılması son derece ilginç ve çok eski devirlerden gelen bir
anâne olarak dikkat çekmektedir.
Bayram günü bazı evlerde hanımlar safran, aşotu tohumu ve limon
karışımından oluşan bir şerbet yapıp dağıtırlar. Bazıları da evin önünde semaver
yakıp yoldan geçenleri çay içmeğe davet ederler. Bu bayramın gelişi münasebetiyle
hısım akrabalar ve komşular birbirlerinin bayramını kutlamak için bayram
ziyaretine çıkarlar. Misafir gidenler de çeşitli bayramlık hediyeler götürmeyi
unutmazlar.
İran’da Nevruz bayramı sebebiyle gelen misafirler şerefine gömlek, eşarp,
tatlı gibi çeşitli hediyeler de verilir. Fakat ayrılık nişanı olarak kabul edildiğinden
mendil kesinlikle bu hediyeler içinde yer almaz. Bazı kişiler ise kız istemeyi yani
elçilik olayını Nevruz Bayramında yaparlar. Bu özel günde kalp kırılırsa, büyük bir
günah işlemiş olarak kabul edildiğinden, bu mukaddes ve neşeli günde gidilen
elçilikte hayır cevabı genellikle alınmaz.
TAED 28, 2005; 223-239
A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 28 Erzurum 2005 227
Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu Özel Sayısı
Yine nişanlı veya yeni evli çiftler de erkek tarafından olan hatırlı kişiler, bu
günde hediyelerle kız evine giderler. Bu hediyeler içinde boynuzları kırmızı
kurdelelerle süslü koçlar, çeşitli tatlılar ve meyveler yer alır.
Nevruz, birlik beraberlik ve barış günüdür. Nitekim muhtelif sebeplerden
dolayı birbirinden küsenler, bu günü fırsat bilip barışırlar. (Tural, 1995:126)
Azerbaycan’da Nevruz bayramından önceki son salı gününde komşu, eş-dost
bir araya gelip sokağın bir yerinde akşamüstü odun toplayıp ateş yakarlar. Gece
yarısına kadar eğlenirler. Yanan ateşin üstünden atlarlar. İnanca göre ateşin
üstünden atlanınca ağırlık ve hastalıklar yanar, yok olur, temizlenir. Bu yüzden
gençler, bu ateşten atlarken “Ağırlığım, uğurluğum çayda çimen kızlara evde
kalmışlara” şeklinde sözler söylerler.
Azerbaycan’da Nevruzdan önceki dört hafta içinde her salı günü toprak,
ateş, hava ve su anısına ateşler yakılır ve kutlamalar yapılır.
İran’da ise ateş yakma sadece Nevruzdan önceki son salı günü ve Nevruz
bayramı gecesinde olur. Ateşten atlayanlar “Ağırlığım, yorgunluğum, marizliğim
(hastalığım) kötülüklerim dökülsün odda(ateşte) yansın” derler. Diğer bir ifadede
ise, “Benim sarılığım senden, senin al kırmızılığın benden” denilmektedir.(Tural,
1990:121)
İran’ın Urmiye şehrinde müşahede ettiğimize göre, eski yıldan yeni yıla
geçilen gece (20-21 Mart gecesi) sabaha dek muhtelif av tüfekleriyle havaya
yaylım ateş açılarak baharın ve yeni yılın gelişi kutlanır. Sabah erken vakitte ise
henüz kırkı çıkmamış cenaze evlerine gidilip baş sağlığı verilir. Yine İran’da
birçok kişi “Zeynebi Behişt” denilen kabristanlara giderek daha önce dünyasını
değişmiş yakınlarının ruhunu şad eder ve ölenlerin kabri başında Kur’an okuyup
yatanların nurlu hatıralarını sükûtla yad ederler. Sonra kabrin üstünü ve etrafını
temizler, çiçek dikerler.
Hürremdereli üstat âşık Gülab Davudbegi’den aldığımız bilgilere göre
Zencan eyaleti ve çevresinde âdet gereği ziyarete yalnız yılın son cuması
(Nevruzdan önceki son cuma) gidilir. Bu kabir ziyaretleri öncesi ev hanımları bazı
hazırlıklar yaparlar. Bu hazırlıklar Müslüman aleminin mukaddes yemeği olan
“Helva” dır. Tahminen 50-60 kişilik yapılan bu helvalar, bir kişinin yiyebileceği
miktarda bir sac ekmeği içine konarak dürüm yapılır ve bu şekilde ikram edilir.
İkram edilen ikinci yemek ise “Yağlı Çörekler” dir. İran’da buna “Erdek”
adı verilir. Helva ve erdekten oluşan bu yiyecekler mezarlığı ziyarete gidenler
tarafından kabristana götürülür. Ölen için Kur’an okunduktan sonra bu menü
ziyaret giden diğer kişilere ikram edilir. Azerbaycan’da ise kabre gidildiği zaman
önceden (2,4,6) adet deste gül ve karanfil alınır. Mezarlığa gidilirken götürülen
güllerin çift sayıda olması gerekir. Çünkü tek sayıda olan güller, sadece mutluluk
TAED 28, 2005; 223-239
228 İ. İMAMVERDİYEV: Azerbaycan ve İran Türklerinde Nevruz Etkinlikleri ve Âşık Şiirinde Nevruz
nişanesi olan düğün ve neşeli törenlerde götürülür. Sonra Nevruz için özel
hazırlanan baklava ve muhtelif tatlılar, kuru ve taze yemişlerle birlikte “Honça”
adı verilen tepsiye dizilip kabrin üstüne konur. Sonra Kur’an okumayı bilen bir kişi
tarafından Kur’an okunur, dua edilip geri dönülür. Kabrin üstüne konan bu
tepsideki yiyecekler ya kuşlara kısmet olur, ya da orda çalışanlar ve fakirler
arasında paylaşılır veyahut ziyarete gelenlerce yenir.
Azerbaycan’da Nevruz bayramı kutlamalarında sembolik olarak görev alan
şahıslar şunlardır:
1-Bahar Kızı
2-Dede Korkut
3-Keçel (Kel) ve Köse
Bahar Kız, Yazın gelmesini müjdeleyen semboldür. Dede Korkut, ozan ve
âşıkların musiki ve medeniyetin halk müdrikliğinin genel timsalidir. Keçel (kel) ve
Köse ise, bazı acı hakikatleri espri ve şaka yoluyla yoğurup komik bir dil ile
anlatan, aslında tenkit ve eleştiri getiren şahıslardır. Olmuş hakikatler Keçel ve
Köse’nin ifadesinde adeta bir dikene çevrilir, kötü insanlar ve olaylar kast edilerek
alay edilir. Bazen de sadece komik diyaloglarla halk eğlendirilir ve düşündürülür .
Bu bayramın en güzel sembollerinden biri de yumurtadır. Nevruz öncesi
Semeniler yeşillendirildiği gibi yumurtalar da değişik renklere boyanır. Kırmızı
renk ateşi, yeşil renk tabiatı, sarı renk güneşi temsil eder. Eski yıllarda bu boyama
işi soğan kabuğuyla yapılırdı. Ateşi belirten kırmızı renkle boyama şöyle yapılırdı:
5-6 adet soğan soyulur, kabukları ayrılır. Bu kabuklar boş bir kaba doldurulur.
Kabın büyüklüğüne göre yumurta koyulur. Üstüne su dökülür. 10-15 dakika
kaynatılır. Böylelikle soğanın kırmızı rengi yumurtalara geçmiş olur. Nevruz
bayramında yumurtayla alâkalı ikinci bir âdet ise yumurta dövüştürülmesidir.
Gençler bu gün için özel olarak seçtikleri yumurtaları birbirleriyle dövüştürür.
Yumurtası çatlayan taraf mağlup kabul edilir. Kendi yumurtasını galip olan kişiye
verir.
Azerbaycan’da bundan başka yılın son salı gününde yapılan çok enteresan
bir gelenek vardır. Buna “Kapı Pusması” denir. Her insanın kalbinde olmasını
istediği bir dilekle alâkalı bir âdettir. Bu dileklerinin olup olmayacağı ihtimali
dahilinde o şahıs tanıdığı veya tanımadığı bir evin kapısından geçerken o anda evde
konuşulanlara kulak asar. Eğer duyduğu sözler iyi, hayırlı sözler ise kendi dileğinin
olabileceğini ümit eder. Fakat bu sözler kötü, hoş olmayan sözler ise bu arzusunun
gerçekleşmeyeceği kanaatine varır.
Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan’da Nevruz bayramının
kutlanılmasına müsaade edilmese de, halk bu bayramı asırlardır kutlamaya sadık
kalmış ve unutmamıştır. Bununla beraber ilk kutlama Azerbaycan’da büyük siyaset
adamı Şıhali Kurbanov tarafından 1966 yılında gerçekleştirilmiştir. Daha sonraki
TAED 28, 2005; 223-239
A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 28 Erzurum 2005 229
Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu Özel Sayısı

kutlama 18 yıl sonra 1984 yılında yapılmıştır. Bu kutlama Azerbaycan âşıklarının
4. kurultayıyla aynı zamana denk gelmiştir. 19 Martta Azerbaycan’ın muhtelif
bölgelerinden resmen davet edilen 100 kadar âşık Bakü’de, Büyük caddelerde,
radyo ve televizyonda baharın gelişi ve Nevruzla ilgili çok sayıda şiirler söylemiş
ve âşık havaları okumuşlardır. Merhum üstat Âşık Mikail Azaflı, bu bayramda
Dede Korkut kıyafeti ile tören alanına çıkmıştır.
Azerbaycan bağımsızlığını 1990 yılında ilan ettikten sonra her yıl Nevruz
Bayramı devlet tarafından kutlanmaya başladı. Bugün resmi tatil günü olarak ilan
edildi.
Türk halkları için mukaddes sayılan bu günde birçok aileler eski devirlerden
kalan bir âdetle erkek çocuklarına Nevruz, Bayram; kız çocuklarına ise Bahar,
Gonca, Semeni, Nergiz, Yasemin, Menefşe vb. isimler koymaktadır. Hatta Nevruz
ismi, Halk Destanları’nda da geçmektedir. Nitekim “Nevruz Gandap Destanı”
bunun en güzel örneğidir. Bu halk hikâyesi Azerbaycan’da ve İran’da Âşıkların
Repertuarında önemli bir destan olarak yer almaktadır.
Tabiatın uyanması ve baharın gelmesiyle ilgili olarak dağlarda, yaylalarda bu
ayda açan bir çiçeğe de “Nevruz Gülü” adı verilir.
AZERBAYCAN VE İRAN-TÜRK EDEBİYATINDA NEVRUZ
Bu bayram Azerbaycan’ın yazar ve şairlerine de esin kaynağı olmuş
eserlerinde çokça tasvir edilmiştir. Azerbaycan’ın büyük şairi Samet Vurgun’un
poetik (şiirsel) dilde kaleme aldığı “Komsomol Poeması” ve yine merhum
yazarımız İsmail Şıhlı’nın kaleme aldığı “Deli Kür” adlı tarihi romanda Nevruz
bayramıyla ilgili geleneklerin bazılarından bahsedilmektedir. 1960-70’li yıllarda
her iki eserde filme alınmıştır.
Azerbaycan’da yukarıda açıkladığımız içtimaî gelenekler ve âdetlerden
başka kalk âşıkları ve şairlerinin de Nevruz’la ilgili bir çok eserleri
bulunmaktadır.Örneğin “Tahir ve Zöhre” destanından bir mısrada baharın gelişi
şiirsel bir dille şöyle anlatılır.:
“Budur geldi bahar faslı,
Açılıptır lâle, nergiz”1
Bu bayramın ve baharın gelişiyle tabiat yeşile bürünür. Âşıklar da bu sebeple
vecde gelip poetik dille şiirler söyler, saz çalıp âşık havaları okurlar. Üstat Aşık
Elesker de baharın gelişiyle vecde gelerek, Dağlar 2
adlı koşmasında şöyle söyler:
1
Azerbaycan Muhabbet Destanları, “Elm” Neşriyatı, Bakü 1979, s. 45-46.
2
İslam Elesker, Aşık Elesker, Yazıcı Neşriyatı, Bakü 1988, s. 21.
TAED 28, 2005; 223-239
230 İ. İMAMVERDİYEV: Azerbaycan ve İran Türklerinde Nevruz Etkinlikleri ve Âşık Şiirinde Nevruz
Bahar faslı yaz ayları gelende,
Süsenli, sümbüllü, lâleli dağlar.
Yoksulu, erbabı, şahı, gedanı,
Tutmaz birbirinden alalı
3
dağlar.
Hasta için tepesinde kar olur,
Her cür4
çiçek açır, lalezar olur,
Çeşmesinden âb-ı hayat car5
olur.
Dağıtır möhneti melalı
6
dağlar.
Yazın bir ayıdır, çok yahşi
7
çağın,
Kesilmez çeşmeden güzel yığnağın,
Aktarma motalın8
, yağın, kaymağın,
Zembur9
çiçeğinden bal alı dağlar.
Yayın10evvelinde dönersem Han’a,
Son ayda benzersen yetkin bostana,
Payızın 11 zemheri koyur virane,
Dağıdır üstünden celalı dağlar
Yine Âşık Elesker Dağlar12 redifli bir diğer koşmasında ise şöyle der:
Bir ay yarım13 nov bahardan ötende14,
Car olur köksünden sellerin dağlar.
Çalhanır sonalar, çığrışır kazlar,
Zemzem zümzümeli15 göllerin dağlar.

3
Alalı: aralı,uzak, ayrı.
4 Cür: tür
5 Car: ilan etmek.
6 Mühnet: Dert, zahmet, eziyet,gam. Melal: Sıkıntı hüzün, keder.
7 Yahşi: iyi
8
Motal: Tulum peyniri.
9 Zembur: Arı
10 Yay: yaz
11 Payız: Son bahar
12 Bk. İslam Elesker, Aşık Elesker, Yazıcı Neşriyatı, Bakü 1988, s. 22
13 Bir ay yarım: Bir buçuk ay
14 Ötende: Geçende
15 Zümzüme: Nağme, terennüm.
TAED 28, 2005; 223-239
A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 28 Erzurum 2005 231
Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu Özel Sayısı

İran’ın Huremdere Âşık muhitinin üyesi Âşık Gülap Davutbeyi’nin bağlı
olduğu ekol, Nevruz bayramı şerefine “ Mübarek”, “Bayram Günleri”,
“Tazelendi” adlı şiirler yazmıştır.
MÜBAREK
Ay ellerim size gözel sözüm var,
Teze bayram, teze iliz16 mübarek.
Tarıh döndü geldi teze baharım,
Teze bayram, teze iliz mübarek.
Ne geşenkdi17 kız gelinin payları,
Hoş gelecek yeni ilin ayları,
Coşkun olsun hep suları, çayları,
Teze bayram, teze il’iz mübarek.
Bu bayram resmidi18 ata babadan,
Şadlık sesi gelir elden obadan.
Nevruz gülü derek bahçadan, bağdan,
Teze bayram, teze il’iz mübarek.
Âşık Gülab, Hurremdere mekanım,
Gülüstandı, Azerbaycan, İran’ım,
Ne hoş gelip, ayım ilim dövranım,
Teze bayram, teze il’iz mübarek.
BAYRAM GÜNLERİ
Gel menimle aşna olag,
Teze bu bayram günleri,
Bülbül gelir güle gonag19,
Teze bu bayram günleri.
Dağlar boyanır çemene,
El sevinir, gül süsene20
Koy bir tebrik deyim sene,
Teze bu bayram günleri.
16 İl: Yıl
17 Geşenk: Güzel
18 Resmi: Âdet, kural, örf.
19 Gonag: Misafir.
20 Süsen: Bir tür çiçek
TAED 28, 2005; 223-239
232 İ. İMAMVERDİYEV: Azerbaycan ve İran Türklerinde Nevruz Etkinlikleri ve Âşık Şiirinde Nevruz
Davud’iyem budur sözüm,
Sene kurban iki gözüm.
Gözel sene tarıh yazım,
Teze bu bayram günleri.
TEZELENDİ
Geldi bahar fesli, şad olsun bülbül,
Zevk edip riş’eden21 gül tezelendi.
Tamam Türk elinde halkım hoş olsun,
Nevruz bayramında il tezelendi.
Zimistan22 kahrindan çıktı bülbüller,
Tarıh tezelendi hoş gelsin iller,
İlde bir yol gelir bu gözel günler,
Küsenler barıştı dil tezelendi.
Koyun kuzu gedir çay çemenlere,
Nevruz gülü çıkıp, geniş çöllere,
Bayram payı gelir kız gelinlere,
Güneş şafak salıp, tül tezelendi.
Gülab Sözlerini yazır sizlere,
Ahır çarşambada23 gülen yüzlere,
Kız gelin mayildi göy yarpızlara24,
Çölde yemlik derem el tezelendi.
İran’ın Karaca bölgesinin Erdalan Köyü’nde dünyaya gelmiş Üstâd
Âşık Ramazan Ali Hudabendilu da Nevruz bayramının gelişi nedeniyle
“Mübarek olsun” adlı bir şiir yazmıştır.
MÜBAREK OLSUN
Nevruz günü geldi, sevinir eller,
Eller bayramınız mübarek olsun.
Ceh ceh vurup okur, şeyda bülbüller,
Eller bayramınız mübarek olsun.

21 Riş’e : Kök.
22 Zimistan: Soğuk.
23 Ahır Çarşamba: Nevruz bayramından önceki son salı günü.
24 Yarpız: Şifalı bir bitki.
TAED 28, 2005; 223-239
A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 28 Erzurum 2005 233
Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu Özel Sayısı

Bu aziz bayramda hamı görüşür,
Küsülü davalı, hamı barışır,
Varlı, yoksul birbirine karışır,
Eller bayramınız mübarek olsun.
Ramazan tarif de, oğula, kıza
Gözel bayram şadlıh getirip bize,
Mübarek deyirem bayramda size,
Eller bayramınız mübarek olsun.
Mahmudoğlu mahlasıyla Hoy’da, Selmas’ta, Urmiya’da, Miyandap’ta
Sulduzda’da Üstad sanatkarlar gibi ün salmış Âşık Menef, baharın gelişi
nedeniyle “Deyilip” adlı bir şiir yazmıştır.
DEYİLİP
Bahar fesli yaz ayları gelende,
Allah’ın lütfuna ihsan deyilip,
Marifet sayılıp ilk bahar günü,
Bir, şanlı büsatlı
25sultan deyilip,
İkiminci günü himmet atlanır,
Üçümüncü günü rahmet tadlanır,
Dördümcüde gam otağı odlanır,
Beşiminci bahr-i urfan deyip.
Altımcıda gül çiçekler açılı,
Yedimcide etrı (kokusu) halka saçılı,
Sekizinde eşk şerbeti içili,
Dokuzuna şöfket-i şan deyilip.
25 Büsat: Olağanüstü, harika.
23 Süfrelere: Sofralara.
24 Şirniler: Çeşitli tatlılar.
25 Hena: Kına
26 İsti: Sıcak
27Gohum:Akraba
28 Bahem :Bir arada
TAED 28, 2005; 223-239
234 İ. İMAMVERDİYEV: Azerbaycan ve İran Türklerinde Nevruz Etkinlikleri ve Âşık Şiirinde Nevruz
Gohum Mahmudoğlu, hey arzular mevlasın,
On onbirde Hak salıptı sayesin,
Onikide barkit vehted payesin,
Onüçünde çıkıp dolan deyilip.
İran’ın Haşkirt âşık ekolünün üstâd sanatkarı Ferec Muradî ise
baharın gelişi sebebiyle “Gerek” adlı aşağıdaki şiiri yazmıştır.
GEREK
Bayram olur küsülüler barışar,
Şirin diller birbiynen danışar,
Gohum kardeş geler bahem görüşer,
Teze ile hoş geldin etmek gerek
Yar yarının könlünü almak gerek.
Kız gelinler, otağların bezerler,
Süfrelere26 şirnileri27 düzerler.
Hena28yakar al yanaklı gözeler,
Teze ile hoş geldin etmek gerek
Yar yarının könlünü almak gerek.
Novruz gelir, bahar olar teze il,
Ceh ceh vurar, okur bağlarda bülbül,
İsti29 vurar, her yan açar kızıl gül,
Teze ile hoş geldin etmek gerek
Yar yarının könlünü almak gerek.
Ferec söyler, bayram olsun, toy olsun,
Allah veren nimetimiz çok olsun,
Her ilimiz birbirinden hoş olsun,
Teze ile hoş geldin etmek gerek
Yâr yarının könlünü almak gerek.

*karankuşlar: kırlangıçlar
TAED 28, 2005; 223-239
A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 28 Erzurum 2005 235
Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu Özel Sayısı

İran’ın Miyandap âşık ekolünün üstât sanatkarı Hidayet Musaoğlu da
baharın gelişi şerefine “Gelibtı Novruz Bayramı” adlı şiir yazmıştır.
GELİBTI NOVRUZ (NEVRUZ) BAYRAMI
Ceşin tutup bizim eller,
Geliptı Novruz Bayramı.
Nağme diyer gonca güller,
Geliptı Novruz Bayramı.

Şeyda bülbül geldi dile,
Bezek geldi bizim çöle,
Habar çatsın tamam ele,
Geliptı Novruz Bayramı.
Semeniler güzar eyler,
Tabiyat seviner, güler
Musa oğlu şadlık söyler,
Geliptı Novruz Bayramı
Azebaycan’ın halk şairi Osman Sarıvelli de baharın gelişinden dolayı
âşık geleneklerine dayanarak “Bahar Geldi”30 adlı şiirini yazmıştır.
BAHAR GELDİ
Doğdu güneş, eridi kar,
Bahar geldi, bahar geldi.
Haber verdi karankuşlar* Bahar geldi, bahar geldi.
Seher çağı hava hoştu,
Gönüller kaynadı coştu,
Uşakların yakın dostu,
Bahar geldi, bahar geldi.
Kötükten *uçtu arılar,
Karıncalar katar katar,
Kôl dibinden yol saldılar,
Bahar geldi, bahar geldi.
30 Bk. Sarıvelli O. A., Seçilmiş Eserleri, Şiirler, Poemalar, c.II, Azer Neşir, Bakü 1987, s.75-76
TAED 28, 2005; 223-239
236 İ. İMAMVERDİYEV: Azerbaycan ve İran Türklerinde Nevruz Etkinlikleri ve Âşık Şiirinde Nevruz
Bu dağlarda güle güle,
Bülbül nağme deyir güle,
Al şefekli bir güneşle,
Bahar geldi, bahar geldi.
Âşıklar kurşandı saza,
Şairler söz koşdu yaza,
Bizim güllü bahçamıza
Bahar geldi, bahar geldi.
Göy çemende seher, seher
Mahnı deyir şen körpeler,
Yakasında benöfşeler,
Bahar geldi, bahar geldi.
* Kötükten : kütükten ,* çönür: yerine geçiyor
* Kôl : çalı, fundalık , bahçamıza : bahçemize , Göy :yeşil , seher,
seher .sabah, sabah
Nevruzla ilgili bu şiirleri dile getirdikten sonra, 21 mart 2005 tarihinde
kaleme aldığım “Nevruz Gelende” adlı bir şiirimi okuyucularımla
paylaşmak istiyorum..

NEVRUZ GELENDE
Köhne ilin sonu çatır,
Nevruz gelende, gelende.
Bahar murdına yetir,
Nevruz gelende, gelende.
Tabiyatın üzü gülür,
Güneşten nurlar süzülür,
Kar can verir, buzlar ölür,
Nevruz gelende, gelende.
Zirveden duman çekilir,
Boranın beli bükülür,
Tarlaya tohum ekilir,
Nevruz gelende, gelende.
TAED 28, 2005; 223-239
A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 28 Erzurum 2005 237
Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu Özel Sayısı
Kış dolanıp, yaza çönür
Turnalar vatana dönür,
Böcek karınca sevinir,
Nevruz gelende, gelende.
Göyde (gökte) şimşekler çakışır,
Derelerden sel akışır,
Kuşlar şevk ile okuşur,
Nevruz gelende, gelende.
Dağlar bin bir çiçek açır,
Yal yamaçlar etir (koku) saçır,
Sürüler yaylağa kaçır (koşuyor)
Nevruz gelende, gelende.
Bağlar çemene bürünür,
Çaylar ilan tek sürünür,
Yazın gelişi görünür,
Nevruz gelende, gelende.
Toprak yaşıla belenir,
Hak’tan merhamet elenir,
Çöhreye sevinç çilenir,
Nevruz gelende, gelende.
Arılar güle karışır,
Süsen sümbülle yarışır,
Küsenler bugün barışır,
Nevruz gelende, gelende.
Etrafta ocak çatılır,
Havaya fişenk atılır,
Herkes bayrama katılır,
Nevruz gelende, gelende.
Oba bilir eller bilir,
Türk Dünyası’nda sevilir,
Semeniler göyerdilir,
Nevruz gelende, gelende.
TAED 28, 2005; 223-239
238 İ. İMAMVERDİYEV: Azerbaycan ve İran Türklerinde Nevruz Etkinlikleri ve Âşık Şiirinde Nevruz
Yene gelir mutlu iller,
Türkü deyir şirin diller,
Bayramlaşır, bizim eller,
Nevruz gelende, gelende.
İlgar Cemil sazı çalar,
Gözelikten ilham alar,
Bu bayramdan sözü kalar,
Nevruz gelende, gelende.
*Çöhre : yanak
SONUÇ
İnsanlık tarihinin gelişim çizgisinde olduğu gibi, halkların âdet ve ananeleri
içerisinde bayramların özel bir yeri vardır. Bayramlar, farklı coğrafyalarda kendi
özelliklerine göre belli karakterlerde olup, bir halkı sosyo-kültürel yönden
diğerinden farklı kılabilmektedir. Azerbaycan Türklerinde de çeşitli bayramlarla
ilgili bazı özel terim ve ifadelere rastlamak mümkündür ve biz imkân çerçevesinde
onları olduğu gibi saklamağı gerekli kılıyoruz
Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan’da Nevruz bayramının
kutlanılması yasaklanmış olduğundan, halk bu bayramı asırlardır kutlamaya sadık
kalmış ve unutmamıştır.
Azerbaycan bağımsızlığını 1990 yılında ilan ettikten sonra her yıl Nevruz
Bayramı devlet tarafından kutlanmaya başladı. Bugün resmi tatil günü olarak ilan
edildi.
Türk halkları için mukaddes sayılan bu günde birçok aileler eski devirlerden
kalan bir âdetle erkek çocuklarına Nevruz, Bayram; kız çocuklarına ise Bahar,
Gonca, Semeni, Nergiz, Yasemin, Menefşe vb. isimler koymaktadır.
Tabiatın uyanması ve baharın gelmesiyle ilgili olarak dağlarda, yaylalarda bu
ayda açan bir çiçeğe de “Nevruz Gülü” adı verilir.
Dünya üzerinde tabiat değişip her yıl kış mevsimi bahara döndükçe ,Türk
dünyası da geleneksel nevruz bayramını coşkuyla kutlamaya devam edecektir.
TAED 28, 2005; 223-239
A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 28 Erzurum 2005 239
Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu Özel Sayısı
TAED 28, 2005; 223-239
KAYNAKÇA
Azerbaycan Muhabbet Dastanları, “, Bakü 1979.
Canubi Azerbaycan Edebiyatı Antalogiyası, c.II, Bakü 1983.
ÇAY, Abdulhaluk,Hıdırellez Kültür-Bahar Bayramı, Ankara, 1990
ELESKER, İslam, Aşık Elesker, Bakü 1988
KAFKASYALI, Ali, “İran Türk Edebiyatı Antolojisi”, c. I, Erzurum 2002.
Kurbanov, B., “Millî ve Dinî Bayramlarımız”, Ayraç Dergisi, sayı:3, 2003.
Kurbanov, B., “Nevruz: Sosyo Kültürel Sorunlar”, Atatürk Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü, Kültürel Faaliyetler Dizisi, No:1, Erzurum 1996.
SARIVELLİ O. A., Seçilmiş Eserleri, Şiirler, Poemalar, c.II, Azer Neşir, Bakü
1987, s.75-76
TURAL, Sadık, Nevruz, Ankara, 1995.
ZEHTABİ, Mahmut Taki, İran Türkleri’nin Eski Tarihi I., Tebriz 1999 (1378).

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar